Borsa İstanbul Notları

Piyasa açılmadan önce bilmeniz gereken her şey (4 Şubat)

Piyasa açılmadan önce bilmeniz gereken her şey (4 Şubat)
Google News Icon Takip Et

ABD ekonomisi, Trump yönetiminin korumacı ticaret politikalarına rağmen beklentilerin aksine güçlü bir direnç göstermeye devam ediyor. 

Son açıklanan ISM imalat PMI verisinin ocakta 52,6 seviyesine yükselerek beklentilerin üzerine çıkması, sanayi tarafında yeniden genişleme alanına girildiğine işaret etti. Bu görünüm, ekonomik aktivitenin ivme kazandığını gösterirken, bugün açıklanacak ISM hizmet PMI verisinin de benzer şekilde güçlü bir tablo sunması beklenebilir. 

Makro verilerdeki bu dayanıklılık, Fed’in faiz indirimlerine başlama konusunda aceleci davranmayacağı algısını güçlendiriyor. Piyasalar, politika faizlerinin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisiyle özellikle kısa ve orta vadeli tahvil faizlerini yukarı taşırken, ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,28 civarında seyrediyor.

Enflasyon tarafında ise hedefe dönüş sürecinin yavaşladığı görülüyor. Hizmet enflasyonundaki katılık ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, fiyat istikrarına yönelik risklerin canlı kalmasına neden olurken, artan bütçe açıklarını finanse etmek amacıyla Hazine’nin tahvil arzını artırması da faizler üzerindeki yukarı yönlü baskıyı besleyebilir. 

Tahvil faizlerinin, Warren Buffett’ın sıkça vurguladığı şekilde finansal sistemde “yerçekimi” işlevi görmesi, küresel ölçekte risk iştahının toparlanmasını zorlaştırıyor. Fed cephesinden gelen mesajlar da bu belirsizliği destekler nitelikte. 

Richmond Fed Başkanı Barkin, önceki faiz indirimlerinin istihdamı desteklediğini ancak şu aşamada enflasyonla mücadelenin öncelik kazandığını belirtirken, Trump tarafından atanan Miran dün daha agresif faiz indirimlerine kapı aralayan açıklamalarda bulundu. Buna karşın piyasa fiyatlamaları, 2026 yılı için sınırlı bir gevşeme beklentisini koruyor.

Küresel veri akışı tarafında ABD’de kısmi hükümet kapanması nedeniyle ocak ayı resmi istihdam raporunun ertelenmesi, piyasaların ADP özel sektör istihdam verisine olan hassasiyetini artırmış durumda. ADP istihdamının 45 bin artış göstermesi bekleniyor.

Jeopolitik cephede ise ABD-İran nükleer görüşmelerinin Umman’da yapılacak olması ve Rusya-Ukrayna hattında Abu Dabi’de planlanan temaslar gündemdeki yerini koruyor. Asya piyasalarında risk iştahı zayıf bir görünüm sergilerken, Japonya ve Hong Kong başta olmak üzere bölge borsalarında satışlar öne çıkıyor. 

Dolar endeksi 97 seviyesinin üzerinde dengelenme çabasında, ons altın ise 5.000 dolar civarında dalgalı bir seyir izliyor.

Yurt içi piyasalar

Yurt içinde ocak ayına ilişkin enflasyon verileri piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. 

TÜİK verilerine göre ocak ayında TÜFE aylık bazda %4,84 artarken, yıllık enflasyon %30,65’e geriledi. Beklentilerin üzerinde gelen aylık artışta, mevsimsel etkiler, asgari ücret düzenlemesinin hizmet fiyatlarına yansıması ve özellikle gıda kalemindeki sert yükselişler belirleyici oldu. 

Buna karşın yıllık enflasyondaki düşüş eğiliminin korunması, dezenflasyon sürecinin yön olarak devam ettiğine işaret ediyor. TCMB Başkanı Karahan’ın yılın ilk aylarında dalgalanma uyarısı ve Para Politikası Kurulu’nun beklentilerin altında kalan faiz indirimi, Merkez Bankası’nın temkinli duruşunu sürdürdüğünü gösteriyor. 12 Şubat’ta açıklanacak Enflasyon Raporu, para politikasının çerçevesi açısından yakından izlenebilir. JPMorgan, Ocak ayı enflasyon verileri sonrası Türkiye’nin yıl sonu enflasyon beklentisini %23’ten %24’e yükseltti. Citi analistleri de dezenflasyon sürecinin daha yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Finansal piyasalarda enflasyon verisinin ardından tahvil faizlerinde sınırlı bir yukarı tepki gözlenirken, iki ve on yıllık gösterge tahvil faizleri sırasıyla %34,7 ve %29,7 seviyelerinde dengelendi. Orta vadede faiz indirim beklentileri tahvil piyasası için destekleyici olmaya devam etse de kısa vadede enflasyon görünümü belirleyici olabilir. 

Döviz tarafında dolar/TL’de kademeli yukarı eğilim korunurken, kur 43,50 civarında işlem görüyor. Küresel dolar talebindeki dalgalanmaya rağmen iç tarafta kontrollü seyir devam edebilir.

Borsa İstanbul’da ise beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verisine rağmen alıcılı görünümün korunması dikkat çekiyor. BIST 100 endeksi gün içinde dalgalı bir seyir izlese de yeniden 13.900 seviyesinin üzerine çıkarak rekor tazeledi. 

13.700 seviyesi kısa vadede önemli bir destek olarak öne çıkarken, bu bölgenin üzerinde kalındığı sürece yükseliş eğiliminin 14.000 ve 14.100 dirençlerine doğru sürmesi olası görünüyor. Bankacılık endeksinde görece daha sınırlı bir performans izlenirken, genel tabloda yerli ve yabancı yatırımcı ilgisinin devam ettiği görülüyor. 

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında 2 milyar dolarlık, ilk fazı 2 bin MW olan güneş enerjisi yatırımı anlaşması imzalandığını; projelerin Sivas ve Karaman’da kurulacağını, elektriğin 25 yıl boyunca düşük fiyattan satın alınacağını ve inşaatın 2027’de başlayacağını açıkladı. Bu gelişme, BIST enerji şirketlerine olumlu yansıyabilir.

Dezenflasyon sürecinde zaman zaman hız kaybı yaşansa da, programın genel yönünün korunması halinde yerel varlıklara yönelik ilginin orta vadede artarak sürmesi beklenebilir.

VİOP sabah seansı güne %0,08 yükselişle başladı.

Teknik Görünümü Güçlü Hisseler

Aşağıdaki listede, BIST 100 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’in altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler yer alıyor.

  • Alarko Holding (ALARK)
  • Borusan (BRSAN)
  • Çan2 Termik (CANTE)
  • Doğuş Otomotiv (DOAS)
  • Europower Enerji (EUPWR)
  • Gülermak (GLRMK)
  • Halk Bankası (HALKB)
  • Kardemir (KRDMD)
  • Margün Enerji (MAGEN)
  • MLP Sağlık (MPARK)
  • Odaş Elektrik (ODAS)
  • Oyak Çimento (OYAKC)
  • TR Anadolu Metal (TRMET)
  • Tukaş (TUKAS)
  • Türkiye Sigorta (TURSG)

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı