Küresel piyasalarda jeopolitik risk başlığı giderek daha kalıcı bir unsur haline gelirken, fiyatlamalarda bu gerginliğin artık “yeni normal” olarak kabul edildiği bir çerçeve öne çıkıyor.
ABD’nin İran’a yönelik uzun süreli bir abluka hazırlığı içinde olması ve yaptırımların genişletilmesi, Washington’un ekonomik baskıyı artırma stratejisinin sürdüğüne işaret ediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim devam ederken enerji arzına yönelik belirsizlik petrol fiyatlarını yukarıda tutuyor.
Buna ek olarak dün Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC ve OPEC+ grubundan ayrılma kararı aldığını açıklaması, küresel enerji dengeleri açısından yeni bir kırılma yaratabilecek nitelikte. Bu adım orta vadede arz tarafında esnekliği arttırabilir ve kartelin fiyatlama gücünü zayıflatabilir.
ABD-İran hattında diplomatik ilerleme sağlanamaması ve tarafların kırmızı çizgilerinde geri adım atmaması, piyasalarda temkinli duruşun korunmasına neden oluyor.
Bu ortamda petrol fiyatları yüksek kalmaya devam ederken, güçlü dolar ve artan tahvil faizleri kıymetli metaller üzerinde baskı oluşturuyor. Ons altın 4.600 dolar civarında zayıf bir görünüm sergilerken, küresel piyasalarda volatilite göstergelerinin tarihsel ortalamalara yakın seyretmesi dikkat çekiyor.
Hisse senedi piyasalarında ise jeopolitik risklere rağmen güçlü bilanço beklentileri ve özellikle teknoloji ile yarı iletken sektörlerinin kâr büyümesi, endeksleri desteklemeye devam ediyor. Küresel kâr artışının büyük bölümünün teknoloji, çip ve enerji sektörlerinden gelmesi, piyasa yükselişinin dar bir tabana dayandığını gösteriyor.
Parite tarafında euro/dolar 1,17 seviyesinin üzerinde tutunmakta zorlanırken, 1,1670 seviyesi kısa vadeli yön açısından kritik eşik olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin altına sarkılması durumunda aşağı yönlü baskı artabilir.
Makro tarafta ise merkez bankalarının bekle-gör yaklaşımı öne çıkıyor.
Bu akşam 21.00’de gözler Fed kararında olacak. Fed’in faizleri sabit bırakması beklenirken, kararın kendisinden çok verilecek mesajlar kritik olacak. Artan enerji fiyatları enflasyon riskini yukarı çekerken, büyüme tarafındaki zayıflık politika yapıcıları zor bir dengeye itiyor.
Powell’ın görev süresinin son toplantısında yapacağı yönlendirmeler kadar, sonrasında göreve gelmesi beklenen yeni yönetimin para politikasına yaklaşımı da piyasaların odağında yer alıyor.
Öte yandan bu akşam seans kapanışının ardından finansallarını açıklaması beklenen teknoloji devleri, hisse bazlı ayrışmalara neden olabilir. Microsoft (MSFT), Amazon (AMZN), Meta (META) ve Alphabet (GOOGL) gibi devlerin bilançoları, teknoloji fiyatlamalarına ilişkin yönün belirlenmesinde etkili olacak.
Genel görünümde küresel risk iştahının nötr ile hafif negatif arasında dalgalandığı, piyasaların hem jeopolitik gelişmelere hem de merkez bankası iletişimine duyarlı kaldığı bir dönemden geçildiği belirtilebilir.
Yurtiçi piyasalar
Yurtiçinde BIST 100 endeksi, tarihi zirve seviyelerine ulaştıktan sonra artan satış baskısıyla geri çekilme yaşadı.
14.620 civarındaki zirve denemesinin ardından önce 14.530, ardından 14.350 desteklerinin altına sarkan endeks, kısa vadeli görünümde temkinli bir tabloya işaret ediyor. 14.350 seviyesinin yeniden aşılması halinde toparlanma eğilimi güç kazanabilirken, bu seviyenin altında kalıcılık sağlanması durumunda 14.200 ve devamında 14.150 bandına doğru geri çekilme riski öne çıkıyor.
Yukarı yönlü hareketlerde ise 14.530’un aşılması yeniden zirve denemelerinin önünü açabilir. Bankacılık endeksindeki zayıf seyir dikkat çekerken, ana endeksteki yukarı yönlü hareketin sürdürülebilirliği açısından bu segmentin performansı belirleyici olmaya devam ediyor. Beklenti üstü kâr açıklayana bankacılık hisseleri, ana endeksin güçlü kalmasında katalizör görevi görebilir.
Tahvil tarafında TCMB’nin sıkı likidite duruşu ve fonlama maliyetini üst banttan sağlaması faizlerde yukarı yönlü eğilimi destekliyor.
Gösterge tahvil faizinin %40,86, 10 yıllık tahvil faizinin ise %33,93 seviyesine yükselmesi, enflasyon beklentileri ve küresel gelişmelerin fiyatlamalara yansıdığını gösteriyor. Mevcut politika çerçevesi, faizlerde aşağı yönlü hareketi sınırlarken, jeopolitik risklerin sürmesi durumunda yukarı yönlü baskı devam edebilir.
CDS’ler 240 baz puan üzerindeki seyrini korurken, Eurobond piyasasında daha çok yatay bir görünüm öne çıkıyor.
Kur tarafında ise doların küresel ölçekte güç kazanması gelişmekte olan ülke para birimlerini baskılamaya devam ediyor. Dolar/TL kuru 45 seviyesinin üzerinde dengelenirken, yükselişin kontrollü bir şekilde sürdüğü görülüyor. 44,90 seviyesi kısa vadede destek konumuna gelirken, 45,10 ve 45,20 seviyeleri direnç olarak izleniyor.
Değerli metaller tarafında küresel dolar gücü ve artan faizlerin etkisiyle zayıf seyir sürerken, ons altın 4.600 doların altına sarkarak kısa vadeli görünümde bozulma sinyali verdi. Gram altın tarafında ise kur desteğine rağmen aşağı yönlü baskı hissediliyor.
Genel çerçevede yurt içi piyasalar hem küresel jeopolitik gelişmelere hem de para politikası beklentilerine duyarlı kalmayı sürdürürken, kısa vadede yönün büyük ölçüde dış haber akışı tarafından belirleniyor.
VİOP sabah seansı güne %0,22 artışla başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 80’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.
BIST 100
- Aksa Enerji (AKSEN)
- Hektaş (HEKTS)
- Girişim Elektrik (GESAN)
S&P 500
- JPMorgan (JPM)
- Prologis (PLD)
- Interactive Brokers (IBKR)
- Chubb Limited (CB)
- U.S Bancorp (USB)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı