ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilim küresel tedarik zincirleri açısından önemli riskler yaratmaya devam ediyor. Piyasaların en fazla endişe ettiği konu, tedarik hatlarında oluşabilecek kalıcı bozulma ihtimali. Çatışmanın uzaması halinde enerji ve taşımacılık maliyetlerindeki yükselişin kalıcı hale gelmesi, bunun da perakende fiyatlarını artırarak küresel tüketim talebini zayıflatması beklenebilir.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarının ardından küresel enerji arzı için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi geçişleri ciddi şekilde aksadı. KatarEnergy’ye ait LNG tesisinde üretimin durması da enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırdı. Bu gelişmeler ve fiyatlardaki hızlı yükseliş, yürütülen askeri operasyonun sürdürülebilirliği açısından da önemli bir risk unsuru.
Dün ABD Başkanı Trump, İran’a karşı yürütülen operasyonun büyük ölçüde tamamlandığını ve çatışmanın kısa süre içinde sona erebileceğini ifade etti. Piyasa katılımcıları şimdilik Trump’ın krizi kontrollü şekilde yönetmeye çalıştığı görüşünde. Amaç İran’ın bölgesel etkisini sınırlamak olsa da bunun küresel ekonomide ciddi bir daralmaya yol açmadan gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Geçmişte ticaret savaşları veya jeopolitik gerilimlerle piyasaları sarsan Trump’ın daha sonra geri adım atması yatırımcıların benzer bir refleksi yeniden beklemesine neden olsa da bu kez yaşanan gelişmeler finansal veya diplomatik bir gerilimden ziyade doğrudan askeri çatışma niteliği taşıdığı için enerji ve gıda altyapısında oluşabilecek hasarın kısa sürede telafi edilmesi daha zor görünüyor.
Orta Doğu’daki gelişmeler petrol fiyatlarında sert hareketlere neden oldu. Gün içinde 114 dolar seviyelerine kadar yükselen petrol, Trump’ın açıklamalarının ardından günü yaklaşık 86 dolar civarında tamamladı. Haber akışının yoğunluğu emtia piyasalarında oynaklığın yüksek kalmasına neden oluyor. Petrol fiyatlarında oluşacak yeni denge seviyesi, küresel ekonomide ortaya çıkacak hasarın boyutu ve para politikalarının yönü açısından kritik olacak.
Enerji fiyatlarındaki artış, dünya genelinde para ve maliye politikalarının yeniden değerlendirilmesine neden olabilecek güçlü bir unsur olarak öne çıkıyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş maliyet kaynaklı enflasyon riskini artırırken merkez bankalarının daha temkinli bir politika izleyebileceği beklentisini güçlendiriyor. Bu durum birçok merkez bankasının güvercin duruştan daha şahin bir tutuma yönelmesine neden olabilir.
Orta Doğu’daki çatışmanın enerji koridorlarını tehdit etmesi ve doğalgaz fiyatlarındaki sıçrama, Avrupa Merkez Bankası üzerindeki faiz baskısını da artırdı. Swap piyasalarında yıl sonuna kadar iki adet 25 baz puanlık faiz artışı beklentisi büyük ölçüde fiyatlanmış durumda. Enerji maliyetlerindeki yükseliş Avrupa’da tahvil faizlerinin de yukarı yönlü hareket etmesine yol açıyor.
ABD’de açıklanan son tarım dışı istihdam verisinde beklentilerin aksine istihdam kaybı görülmesi ve işsizlik oranının %4,4’e yükselmesi, işgücü piyasasındaki zayıflığın sürdüğüne işaret etti. Enerji fiyatlarının yarattığı enflasyon baskısı ile birlikte bu tablo, Fed’in fiyat istikrarı ve istihdam hedeflerini aynı anda gerçekleştirmesini zorlaştırabilir.
Enerji fiyatlarının yükselmesi ve jeopolitik risklerin artması doların küresel ölçekte talep görmesine neden olurken, Avrupa ekonomisinin enerji ithalatına yüksek bağımlılığı euro üzerindeki baskıyı artırıyor. Dolar endeksi 100 seviyesine yaklaşırken, gerilimin azalması halinde doların bir miktar zayıflaması ve yeniden makro verilerin fiyatlamalara yön vermesi beklenebilir.
Kıymetli metaller tarafında ise jeopolitik riskler ve enflasyon beklentileri destekleyici olurken, doların güçlenmesi ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş altın üzerinde baskı yaratabiliyor. Alternatif maliyetin artması ve piyasalarda teminat ihtiyacının yükselmesi zaman zaman altın ve gümüşte satışlara neden olabiliyor. Ons altında 5.100 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılık yukarı yönlü hareket için kritik görülürken, bu seviyenin altı düzeltme riskini artırabilir.
Bu sabah küresel piyasalarda risk iştahı karışık bir görünüm sergiliyor. ABD vadeli endeksleri sınırlı düşüşle işlem görürken, Asya piyasalarında yükselişler dikkat çekiyor.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi tarafta da enerji fiyatlarındaki sert yükseliş para politikası görünümü açısından önemli bir risk unsuru oluşturuyor.
Petrol maliyetlerinin artması enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği için TCMB’nin planladığı faiz indirimlerini ertelemesi ihtimali gündeme geliyor. Perşembe günü açıklanacak faiz kararında indirimin pas geçilmesi beklenirken karar metnindeki ton önem arz edecek.
Ekonomi yönetimi enerji kaynaklı enflasyonist baskıları sınırlamak amacıyla daha proaktif bir yaklaşım sergiliyor. Fiyat şoklarının geçici olması halinde dengelenme sürecinin daha hızlı gerçekleşmesi beklenebilir.
Kurda sınırlı yukarı yönlü eğilim devam ederken Dolar/TL sabah saatlerinde yaklaşık 44,08 seviyesinde işlem görüyor. Teknik görünümde 43,50 ve 43,20 seviyeleri destek, 44,20 ve 44,50 seviyeleri ise direnç olarak öne çıkıyor.
Tahvil piyasasında ise petrol fiyatlarının yarattığı enflasyon riski ve küresel belirsizlikler faizler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Gösterge niteliğindeki iki yıllık tahvil faizi %40,19, on yıllık tahvil faizi ise %32,68 seviyesinde günü tamamladı.
Borsa İstanbul’da haftaya sert satışlarla başlayan BIST 100 endeksi, dün seansın son bölümünde gelen tepki alımlarıyla kayıplarının bir kısmını telafi etti ve günü %0,71 düşüşle 12.702 puandan kapattı.
Gün içinde en düşük 12.433, en yüksek 12.718 seviyeleri görüldü. Bankacılık hisseleri sınırlı gerilerken sanayi ve holding hisselerinde daha belirgin satışlar izlendi. Petrol fiyatlarındaki geri çekilmenin etkisiyle ulaştırma hisseleri pozitif ayrıştı.
Teknik görünümde 12.500 seviyesi kısa vadede önemli destek olarak izlenirken, 12.800 seviyesi ilk direnç konumunda bulunuyor. Endeksin bu seviyenin üzerine yerleşmesi halinde 13.000 ve devamında 13.500 seviyeleri gündeme gelebilir. Buna karşın yükseliş denemelerinin başarısız olması durumunda satış baskısının yeniden artabileceği ve 12.500 ile 12.250 seviyelerinin destek olarak takip edilebilir.
Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi 268 baz puan civarında yatay seyrederken eurobond piyasasında fiyat hareketleri sınırlı kaldı. Küresel tarafta tahviller hem güvenli liman talebini hem de enflasyon riskini aynı anda fiyatlıyor olsa da mevcut durumda enflasyon beklentilerinin daha baskın olduğu görülüyor. Bu durum küresel faiz beklentilerinin yukarı yönlü revize edilmesine neden olurken Türkiye piyasalarında da temkinli fiyatlamaların sürmesine neden oluyor.
VİOP sabah seansı güne %2,95 yükselişle başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler yer alıyor.
- Astor Enerji (ASTOR)
- Batı Çimento (BTCIM)
- Halk Bankası (HALKB)
- Odaş Elektrik (ODAS)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı