Tahvil fonu devi Pimco, varsayılan risklerin yeniden gündeme geldiği ve hisse senedi piyasası değerlemelerinin yüksek seyrettiği bir ortamda, yatırımcıların portföylerini sabitlemek için sabit getirili varlıklara yönelmesi gerektiğini belirtiyor.
Fed eski başkan yardımcısı Richard Clarida liderliğindeki Pimco ekibi, son yayımlanan öngörüsünde, “Yıllarca zahmetsiz getirilerin ardından, temerrüt döngüsü yeniden devreye giriyor ve kaldıraçlı ile özel doğrudan krediler gibi düşük kaliteli kredilerde kayıpların belirgin şekilde artmasını bekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Pimco, “kredi kaybı döngüsünün artık başladığını” vurgulayarak, özellikle özel kredi piyasalarında kredi notuna ve likiditeye dayalı finansal mühendisliğin hızlandığını belirtti. Kredi piyasaları hâlâ olumlu bir senaryoyu fiyatlarken, 2005 ve 2026’daki kriz öncesi kredi balonunun tekrarlanmasını beklemiyorlar ancak “düşük kaliteli, ekonomik olarak hassas kurumsal kredilerden” uzak durulmasını öneriyorlar.
Pimco, güçlü bir ekonomide dahi yapay zekânın eski ekonomi şirketlerini, özellikle yüksek borçlu olanları ciddi şekilde dönüştüreceğini belirtiyor. Yatırımcıların, uzun vadeli hisse getirilerine kıyasla daha düşük oynaklık sunan ve yerel para cinsinden %5 ila %7 getiri sağlayan yüksek kaliteli sabit getirili portföyler oluşturabileceği ifade ediliyor. Bu kapsamda orta vadeli tahviller, ajans ipoteğe dayalı menkul kıymetler, küresel devlet tahvilleri, enflasyona endeksli tahviller ve seçili reel varlıklar öne çıkıyor.
Ayrıca, kredi stresi nedeniyle yatırımcıların varlık teminatlı finansman ve halka açık kredi piyasalarına yönelmesi öneriliyor. Bu durumun, borçlulara sermaye çözümleri sunmak için önemli fırsatlar yaratacağı belirtiliyor.
Pimco, ekipman finansmanı, tüketici kredileri, konut kredileri, gayrimenkul kredileri ve güçlü teminat ile nakit akışına sahip seçili altyapı finansmanı gibi varlık teminatlı finansmanda risk-getiri açısından daha cazip fırsatlar gördüklerini de ekliyor.
Hisse senetleri tarafında ise ekip, “yakın vadede bir hisse düzeltmesi” beklemiyor. Ancak risk ayarlı getiri ölçütü olan Sharpe oranının, uzun yıllar sonra ilk kez yüksek kaliteli sabit getirili varlıkların hisselerle rekabet edebilecek seviyeye geldiğine dikkat çekiyor.
S&P 500 endeksi yıl başından bu yana %8 yükselirken, iShares iBoxx $ High Yield Corporate Bond ETF (HYG) ve State Street SPDR Bloomberg High Yield Bond ETF (JNK) de piyasada öne çıkıyor.
Pimco ekibi, “Bu tablo, küresel finansal kriz sonrası düşük getiri ve düşük oynaklık döneminde şekillenen portföy dağılımlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.” diyor. Bu nedenle, yatırımcıların uzun süredir ağırlık verdikleri hisse senetleri karşısında, geleneksel %60 hisse – %40 tahvil portföy dengesini yeniden değerlendirmeleri öneriliyor.
Tahviller, İran savaşı gibi ekonomik dalgalanmalarda portföy çeşitlendirmesi de sağlıyor. Pimco, “Merkez bankalarının, pandemi öncesi on yıla kıyasla, gelecekteki ekonomik daralmalarda faiz indirmek için çok daha fazla alanı var ve bunu kullanmalarını bekliyoruz.” değerlendirmesini paylaşıyor.
Pimco, önümüzdeki beş yılda küresel sermaye harcamalarına 14 trilyon dolar ekleyebilecek yapay zekânın, beklenenden daha hızlı ve daha düşük enflasyonist bir verimlilik artışı sağlayabileceğini öngörüyor.
Ayrıca, “Jeopolitik, iç siyaset ve sanayi politikası artık ekonomiyi zaman zaman bozan dışsal faktörler değil; büyüme, enflasyon, piyasa getirileri ve oynaklığın temel belirleyicileri haline geldi. Yatırımcılar için bu, sadece daha yüksek oynaklık değil, aynı zamanda varlık sınıfları arasında getirilerde daha büyük bir dağılım anlamına da gelebilir.” değerlendirmesi yapıldı.
Pimco, doların (DXY) küresel rezerv para birimi olarak baskın kalmaya devam edeceğini, bunun ABD’ye diğer ülkelere kıyasla daha fazla esneklik sağlayacağını ve yüksek borç ile kalıcı açıklara rağmen ABD’de yakın vadede bir mali kriz beklemediklerini belirtti.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: morningstar.com