ABD ile İran arasındaki ateşkes, iki tarafın karşılıklı askeri saldırılarının ardından dün bozulmuş görünüyor. ABD Başkanı Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada, ateşkesin ve savaşı sona erdirmeye yönelik geçici anlaşmanın “sona erdiğini” düşündüğünü belirtti. Trump, ABD’li müzakerecilerin İran’la görüşmelere devam edebileceğini ancak bu çabayı şahsen “zaman kaybı” olarak gördüğünü de ekledi.
Ortadoğu’daki krizin nasıl şekilleneceği belirsizliğini korurken, piyasa duyarlılığının göstergesi olan temel verilerin yakından izlenmesi yeniden önem kazandı. Çatışmanın gidişatına bağlı olarak enflasyon riski, ekonomik aktivite, para politikası ve finansal piyasalardaki risk iştahı kritik bir dönemece girdi.
Ham petrol fiyatları, anlık piyasa tepkisinin ön saflarında yer alıyor. Haftalar süren düşüşün ardından bu hafta sert bir toparlanma yaşandı. Haftanın başında savaş primi tamamen ortadan kalkmış ve WTI (ABD ham petrolü) kısa süreliğine varil başına 70 doların altına gerilemişti.
Salı günü fiyatların 74 doların üzerine çıkması, seviyelerin 28 Şubat’taki ilk saldırılardan bu yana görülen aralığın alt bandında kalmasını sağladı. Petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi halinde, son dönemdeki dezenflasyon beklentileri yeniden sorgulanabilir.
Benzer bir dönüşüm, ABD 10 yıllık hazine tahvili getirilerinde de yaşandı. Salı günü getiri %4,56’ya yükseldi. Bu artış, Körfez’deki son çatışma dalgası ve yeniden yükselen enflasyon endişeleriyle ilişkilendiriliyor.
S&P 500 endeksi belirli bir aralıkta işlem görmeye devam ederken, hisse senedi piyasasında görece sakinlik sürüyor. Ancak Ortadoğu’daki belirsizliğin önümüzdeki gün ve haftalarda devam etmesiyle bu duruşun test edilmesi bekleniyor.
Fed’in faiz artışlarını erteleyebileceğine dair son dönemde oluşan güven ise yeniden baskı altında. Piyasalar, 29 Temmuz’daki bir sonraki FOMC toplantısında para politikasında değişiklik yapılmama olasılığını hâlâ yüksek görüyor. Ancak eylül ayında faiz artışı ihtimali, Fed fonları vadeli işlemlerine göre yaklaşık %66 seviyesinde.
Buradaki risk, İran’ın yeni bir strateji izleyerek kasım ayındaki ABD ara seçimleri öncesinde elini güçlendirmeye çalışması ve Trump yönetimiyle anlaşma arayışından uzaklaşması. Petrol fiyatları ile tahvil getirilerinin yükselmesi, Fed’in daha şahin bir tutum benimsemesine yol açabilir ve ABD ekonomisini Ortadoğu’daki istikrarsızlığın uzun vadeli etkilerine açık bırakabilir.
Her iki taraftaki hızlı karar değişiklikleri nedeniyle görünüm oldukça değişken. Bu nedenle, petrol fiyatları ve hazine tahvili getirilerinin jeopolitik riskteki son artışa nasıl tepki verdiğini izlemek, krizin seyrini anlamak açısından kritik önem taşıyor.
Yogi Berra’nın ünlü sözüyle, “Bitmeden bitmiş sayılmaz” ve bu kriz de henüz bitmiş değil.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: investing.com