MSCI Kazakhstan endeksi, son on yılda yıllık bazda yüzde 20’nin üzerinde getiri sağlayarak büyük uluslararası hisse endekslerini geride bıraktı. Endeksin performansı, MSCI World’ün neredeyse iki katı, MSCI Emerging Markets’in ise yaklaşık üç katı seviyesinde gerçekleşti. Bu başarı, gelişmekte olan ülkelerde nadiren bir arada bulunan avantajların birleşimiyle mümkün oldu.
Orta Asya’nın en büyük ekonomisi olan Kazakistan, güçlü ekonomik büyüme, büyük stratejik hammadde rezervleri, altyapıya yapılan kapsamlı yatırımlar, toparlanmaya devam eden iç talep ve piyasa odaklı, siyasi olarak istikrar kazanan bir ekonomiyle öne çıkıyor.
Birçok gelişmekte olan ülkenin yüksek kamu borcu, kronik cari açık veya yabancı sermayeye aşırı bağımlılık gibi sorunlarla mücadele ettiği bir ortamda, Kazakistan enerji gelirleri, geniş döviz rezervleri ve devlet fonu sayesinde önemli bir mali hareket alanına sahip.
Kazak ekonomisi, petrol ve gaz sektörünün ötesine geçerek hizmetler, finans, ticaret, ulaşım ve inşaat gibi alanlarda çeşitleniyor. Ülkenin Çin, Rusya ve Avrupa arasında yer alması ise Kazakistan’ı giderek daha önemli bir ticaret ve enerji koridoru haline getiriyor.
Ekonomik Özgürlük Endeksi’nde 64,2 puan alan Kazakistan, bölge ortalaması olan 58,6’nın ve küresel ortalama olan 59,9’un üzerinde yer alıyor ve 184 ülke arasında 68. sırada bulunuyor. Ancak hukuk devleti alanındaki zayıflıklar önemli bir dezavantaj olmaya devam ediyor. Endeksi hazırlayan Heritage Foundation’a göre, düzenleyici reformlar ve sağlam maliye politikası ekonomik büyüme ve dayanıklılığı artırdı. Buna karşın, kurumsal eksiklikler ülkenin çeşitlenmesini ve modernleşmesini yavaşlatıyor.
Bu konum, Kazakistan’a ekonomik büyüklüğünün ötesinde bir jeopolitik önem de kazandırıyor. Rusya ve Çin arasında yer alan ülke, Avrupa Birliği ve ABD ile de artan ticari ilişkiler kuruyor ve uzun süredir çok yönlü bir dış politika izliyor. Çin enerji arzını ve ticaret yollarını güvence altına almak isterken, Rusya ile yakın ekonomik ve tarihi bağlar sürüyor. Batılı ülkeler ise uranyum ve diğer kritik hammaddelerde kaynak çeşitliliği arayışında.
Büyük güçler arasındaki bu rekabet, siyasi, kurumsal veya coğrafi riskleri tamamen ortadan kaldırmasa da, Kazakistan’ın gelişmekte olan bir ülke olarak dış ekonomik istikrarının görece yüksek olmasını açıklıyor.
Makroekonomik ortam kısa vadede daha elverişli
Yapısal avantajlarının yanı sıra, mevcut makroekonomik ortam da Kazak varlıkları lehine gelişiyor. Kazakistan Merkez Bankası, politika faizini bahara kadar yüzde 18’de sabit tuttuktan sonra haziran ayında para politikasında gevşemeye giderek faizi önce yüzde 17’ye, temmuzda ise yüzde 16,75’e indirdi. Bu politika değişikliği, birkaç aydır gerileyen enflasyonun etkisiyle gerçekleşti. Temmuzda enflasyon yüzde 10,2 seviyesine indi; bu oran, eylül 2025’teki yüzde 12,9’luk zirvenin altında. Bu gelişmede sıkı para politikası, talebin dengelenmesi ve tenge’nin değer kazanması etkili oldu.
Spektaküler ancak yoğunlaşmış bir hisse piyasası
Kazakistan’daki bu etkileyici gelişme, oldukça küçük ve yoğunlaşmış bir hisse piyasasına dayanıyor. Ülkenin ana endeksi KASE, yalnızca on şirketi kapsıyor. MSCI Kazakhstan ise uluslararası borsalarda işlem gören sadece üç Kazak şirketini içeriyor: Kaspi.kz, Kazatomprom ve Halyk Bank.
Kaspi.kz – Pazarın teknoloji vitrini
Yaklaşık 20 milyar dolarlık piyasa değeriyle Kaspi.kz, Kazak ekonomisinin en modern yüzü olarak görülüyor. Nasdaq’ta işlem gören şirket, MercadoLibre örneğinden ilham alarak ödeme, kredi, e-ticaret ve satıcı hizmetlerini bir araya getiren bir süper uygulama geliştirdi ve ülkede neredeyse vazgeçilmez hale geldi.
Kaspi.kz, bu sayede Kazakistan’da son derece güçlü bir pazar konumu elde etti ve Hepsiburada’yı satın alarak Türkiye pazarına da giriş yaptı. Şirket, özel tüketim artışı, ödeme sistemlerinin dijitalleşmesi ve online ticaretin büyümesine erişim sağlıyor ve giderek daha uluslararası bir yapıya kavuşuyor.
Kazatomprom – Ülkenin stratejik varlığı
Londra’da işlem gören ve yaklaşık 18 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Kazatomprom, Kazak hisse piyasasına stratejik bir boyut kazandırıyor. Şirket, dünyanın en büyük uranyum üreticisi ve küresel nükleer enerji tedarik zincirinin en önemli oyuncularından biri.
Kazakistan, dünya uranyum üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını gerçekleştiriyor ve bilinen uranyum rezervlerinin neredeyse yüzde 14’üne sahip. Böylece ülke, uranyum piyasasında hem “Suudi Arabistan” hem de “Venezuela” rolünü üstleniyor: Hem en büyük üretici hem de en geniş kaynaklara sahip ülke konumunda.
Halyk Bank – İç ekonomiye en doğrudan bahis
Üçüncü büyük şirket ise yine Londra’da işlem gören ve yaklaşık 9 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Halyk Bank. Banka, ülkenin ekonomik yükselişine daha klasik ve doğrudan bir katılım imkânı sunuyor. Varlık büyüklüğüne göre Kazakistan’ın en büyük bankası olan Halyk Bank, mevduat ve kredi alanında lider konumda. Ayrıca sigorta, ödeme sistemleri, aracı kurum ve varlık yönetimi gibi alanlarda da faaliyet gösteriyor.
Banka, baskın pazar payı ve geniş ürün yelpazesi sayesinde artan gelir, bankacılık sektörünün yaygınlaşması ve kurumsal faaliyetlerdeki büyümeden doğrudan faydalanıyor. Ayrıca, tarihsel olarak birçok Batılı bankaya kıyasla çok daha yüksek kârlılık oranlarına sahip.
Son olarak, Kazak hisse senetlerine yatırım yapmanın –diğer birçok gelişmekte olan ülkede olduğu gibi– önemli döviz riskleri barındırdığını belirtmek gerekiyor. Tenge, ABD doları veya euro karşısında, petrol fiyatları, sermaye akımları, para politikası veya doların gücüne bağlı olarak ciddi dalgalanmalar gösterebilir. Bu nedenle, uluslararası yatırımcılar için yerel para biriminin değer kaybı, şirketlerin sağlam temellerine rağmen hisse getirilerini önemli ölçüde azaltabilir.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: marketscreener.com