Kripto sektörünün en köklü şirketlerinden Consensys, ikiye ayrılıyor. Brooklyn merkezli şirket, çarşamba günü yaptığı açıklamada, amiral gemisi cüzdanı MetaMask’ın adını alarak yeniden markalaşacağını ve tüketici cüzdanını bağımsız bir şirket olarak konumlandıracağını duyurdu. Yazılım işinin geri kalanı ise Consensys adını koruyacak ve şirketin kurucusu, yeni MetaMask biriminin CEO’su olacak. MetaMask’ın, potansiyel bir halka arz için JPMorgan ve Goldman Sachs ile gizli şekilde çalıştığı belirtilirken, analistler, ayrılan cüzdan birimi için 2027 başlarında bir halka arz öngörüyor.
Token’lar üzerine kurulu bir alanda, bu gelişme bir şirket yapılanması niteliğinde. Hızla büyüyen bir tüketici ürününün, kendi başına değerlenip satılabilmesi için bir holdingin kendini bölmesi söz konusu. Ancak yatırımcılar için asıl önemli olan, bu kurumsal hamlenin ötesinde, tüketici ürününün gerçekten ne kadar gelir elde ettiği ve bu ayrışmanın büyük kullanıcı tabanını sürdürülebilir bir iş modeline dönüştürüp dönüştüremeyeceği.
MetaMask, kriptoya girişte en çok tercih edilen uygulamalardan biri. Aylık 30 milyonun üzerinde aktif kullanıcıya ve toplamda 100 milyonun üzerinde kurulum sayısına sahip. İsmi neredeyse Ethereum cüzdanı ile özdeşleşmiş durumda. Uygulama içindeki token takas (swap) özelliği, %0,875 oranındaki işlem ücretiyle MetaMask’ın ana gelir kaynağını oluşturuyor.
Dikkat çeken veri ise şu: Yaklaşık 30 milyon aylık kullanıcıya sahip MetaMask’ın zincir üstü geliri yıllık yaklaşık 50 milyon dolar seviyesinde. Bu da kullanıcı başına yılda iki doların altında bir gelir anlamına geliyor. Yıllardır kripto dünyasının en çok kullanılan uygulamalarından biri olmasına rağmen, kullanıcılarından yıllık bazda tek haneli dolar gelirleri elde ediyor.
Buradaki sorun hacim değil. Yıllar içinde cüzdanın swap özelliği üzerinden 10 milyar doların üzerinde işlem hacmi gerçekleşti. Sürekli vadeli işlemler (perpetual futures) ürünü ise, 30 günde swap toplayıcısından daha fazla hacim yarattı. Ancak gelir oranları düşük kalıyor. En hızlı büyüyen gelir kalemi olan perpetual futures ise, MetaMask’ın tam sahipliğinde olmayan, başka bir altyapı sağlayıcı (Hyperliquid) üzerinden çalışıyor. Cüzdan, kolaylaştırdığı işlemlerden ücret alıyor ancak bu işlemleri doğrudan kendisi üretmiyor.
Cüzdanın banka olma iddiası
Şirket de bu tabloyu göz ardı etmiyor. Lubin, ayrışmayı, tüketici odaklı MetaMask biriminin şirketin geri kalanına kıyasla daha hızlı değer kazandığını belirterek açıkladı. MetaMask’ın bu değere ulaşma stratejisi ise, kendini ücretsiz bir cüzdan olarak konumlandırmak yerine, Lubin’in deyimiyle “kripto tabanlı bir neo-bank” gibi hareket etmek.
Bu stratejiye yönelik adımlar şimdiden atılmış durumda. 2026 başında MetaMask, ABD’de Mastercard ile bir banka kartı çıkardı ve kullanıcıların kripto ve stablecoin’lerini her yerde harcamasına olanak tanıdı. 2026 ortasında ise, getiri sağlayan (yaklaşık %4’e kadar) ve karta bağlı çalışan, kendi kendine saklama esasına dayalı “Money Account” özelliğini ekledi. Bu hesap, hem harcama hem de alım-satım ve tahmin piyasalarına erişim sağlıyor. Amaç, kullanıcı bakiyelerini toplayan ve çoklu işlemden ücret üreten bir mevduat-harcama hesabı oluşturmak; böylece, yalnızca ara sıra swap yapanlardan alınan tek haneli işlem ücretlerine bağımlılık azaltılıyor.
Yatırımcılar açısından temel gerilim noktası burada ortaya çıkıyor. Cüzdan, kullanıcıların ödeme yapmadığı bir araç; neo-bank ise bir iş modeli. Ayrışmanın amacı, MetaMask’ın halka arzını “çoğunluğu ödeme yapmayan 30 milyon kullanıcı” hikayesinden çıkarıp, bankacılık ve tüketici odaklı bir hikayeye dönüştürmek. Bu, değeri ortaya çıkarmanın meşru bir yolu olabilir. Ancak aynı zamanda, zayıf gelir modelinin yeniden etiketlenmesi riskini de barındırıyor.
Ayrışmanın bedeli
Her ayrışmanın bir maliyeti var ve bu durumda bedel, Consensys’in diğer yarısına yansıyor. Altyapı tarafında yer alan Infura geliştirici platformu ve Katman 2 ağı Linea, en önemli dağıtım kanalını kaybediyor. Infura, binlerce uygulamanın Ethereum’a erişim için kullandığı altyapıyı sağlarken, MetaMask ise bu uygulamalar ve Katman 2’lerin hizmet verdiği ekosisteme kullanıcı kazandıran ana kapıydı. Şirketin ifadesiyle, iki birim artık “bağımsız liderlik, odak ve stratejik esneklik” kazanıyor; ancak aynı zamanda, cüzdanın altyapıya kullanıcı akışı sağlamasından doğan sinerjiyi de kaybediyorlar.
Buradaki temel mesele, değerin nerede toplandığıyla ilgili. Cüzdan, tüketici tarafında her işlemden küçük bir pay alırken; altyapı, geliştiricilerin erişim için ödediği ücretleri topluyor. Consensys, bu iki birimi ayırarak, cüzdanın tüketici ekonomisinin, altyapıya kullanıcı kazandırmaktan daha değerli olacağına inanıyor. Bu doğru olabilir. Ancak aynı zamanda, bugüne kadar cüzdanın, bağlı kullanıcı kitlesini dolaylı olarak gelir kaynağına dönüştürdüğünün de bir itirafı. Artık MetaMask’ın, doğrudan gelir yaratma yeteneğini kanıtlaması gerekecek.
Hikayeyi kanıtlayacak olan ne?
Consensys, son olarak 2022’de tek bir şirket olarak fon topladığında, 7 milyar dolar değerleme almıştı. Şimdi ise, tüketici odaklı bir halka arzın 10 milyar dolar ve üzeri bir değerlemeyle gündeme geldiği bildiriliyor. Bu, cüzdanın mevcut gelirine kıyasla oldukça yüksek bir rakam. Aradaki fark, tüm yatırım tezini oluşturuyor.
Bu farkı kapatacak olan ise kullanıcı sayısı değil, dönüşüm ve sadakat oranları. Bireysel yatırımcılar, kart ve Money Account özellikleri yaygınlaştıkça kullanıcı başına yaklaşık 2 dolarlık gelirin artıp artmadığına bakmalı. Yani, kullanıcılar gerçekten bakiyelerini MetaMask’a taşıyor mu, burada tutuyor mu ve bu işlemlerden ücret ödüyorlar mı? Ayrıca, şirketin bugüne kadar dağıttığı 30 milyon dolarlık token ödülleri sona erdiğinde, kullanıcıların geri dönüp dönmeyeceği de önemli. Ödüller, aktif cüzdanlar yaratabilir ancak sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmaz. Ayrıca, fon tutma, kart çıkarma ve alım-satım işlemleri gibi aracı kurumlara özgü faaliyetler, yalnızca kendi kendine saklama arayüzü sunan bir cüzdanın bugüne kadar büyük ölçüde kaçındığı düzenleyici incelemeleri de beraberinde getiriyor. MetaMask, swap ve staking özellikleri nedeniyle SEC ile zaten karşı karşıya gelmişti.
Ayrışma, başlı başına bir yatırım tezi ya da risk unsuru değil. Daha çok, daha şeffaf raporlama, bağımsız bir hisse, satılabilir bir tüketici hikayesi ve neo-bank dönüşümünün başarılı olacağı varsayımıyla belirlenen bir fiyat etiketi anlamına geliyor. Piyasanın, bir dağıtım kanalı mı yoksa bir banka mı satın aldığı ise, yalnızca şu metrikle netleşecek: MetaMask’ı halihazırda kullananların, teşvikler sona erdiğinde de uygulamaya ödeme yapmaya devam edip etmeyeceği.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ainvest.com