Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel merkez bankaları ağustosta 39 ton net altın alımı gerçekleştirdi. Çin ve Polonya alımlarda öne çıkarken, Türkiye ise net satıcı ülkeler arasında yer aldı.
Küresel merkez bankalarının altın talebinde ülkeler arasındaki farklılaşma dikkat çekiyor. Ağustos verileri, toplam net alımların pozitif seyrini koruduğunu gösterirken rezervlerini artıran ve azaltan ülkeler arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu ortaya koyuyor.
Haziranda 52 ton, temmuzda ise 23 ton olarak kaydedilen alımların ardından, yılın ilk sekiz ayında kamuya açıklanan toplam net altın alımı yaklaşık 170 tona ulaştı.
Ancak küresel ölçekte devam eden alımlar, merkez bankalarının tamamının aynı yönde hareket ettiği anlamına gelmiyor. Çin ve Polonya rezervlerini artırırken Türkiye ve Rusya yıl genelinde net satıcı ülkeler arasında yer aldı. Böylece Çin’in yıl başından bu yana gerçekleştirdiği toplam alım 80 tona, altın rezervleri ise yaklaşık 2.387 tona ulaştı. Altının ülkenin toplam uluslararası rezervleri içindeki payı da %9 seviyesinde gerçekleşti.
Polonya ise ağustosta 8 tonluk alım yaparak yıl başından bu yana toplam 98 ton altın satın aldı. Böylece 2026’nın en fazla altın alan merkez bankası olmayı sürdürürken toplam rezervlerini 648 tona yükseltti. Ülkenin 700 tonluk altın rezervi hedefine ulaşmak için 52 tonluk alıma daha ihtiyacı bulunuyor.
Özbekistan ve Kazakistan da ağustosta sırasıyla 8 ve 7 tonluk alımlarla öne çıkan ülkeler arasında yer aldı.
Türkiye’de altın rezervleri nasıl değişti?
Küresel ölçekte alımların sürdüğü dönemde Türkiye’de farklı bir görünüm oluştu.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ağustos ayında 3 ton altın alımı gerçekleştirerek üç aylık net satış serisini sonlandırdı.
Buna karşın yılın ilk sekiz ayındaki toplam net altın satışı 82 ton seviyesinde gerçekleşti. Satışların büyük bölümü yılın ilk çeyreğinde yoğunlaştı.
Dolayısıyla TCMB ağustos ayında yeniden net alıcı konumuna geçse de yıl genelinde altın rezervlerini azaltan merkez bankaları arasında yer aldı.
Rusya da ağustos ayında 6 ton altın satarak yıl başından bu yana toplam net satışını 56 tona çıkardı.
Ancak merkez bankalarının altın rezervlerindeki azalışlar, altın fiyatlarına ilişkin olumsuz bir beklentiye işaret etmek zorunda değil. Rezerv yönetimi tercihleri, likidite ihtiyaçları ve swap işlemleri gibi ülkeye özgü faktörler de bu değişimlerde etkili olabiliyor.
Merkez bankaları neden altın alıyor?
Merkez bankalarının altına yönelik talebinde rezerv çeşitlendirmesi, jeopolitik belirsizlikler ve ekonomik risklere karşı korunma ihtiyacı önemli rol oynuyor.
Altının herhangi bir ülkenin veya kurumun ödeme yükümlülüğüne bağlı olmaması, onu diğer rezerv varlıklarından ayırıyor. Bu nedenle altın, merkez bankalarının uzun vadeli rezerv yönetimi stratejilerinde önemli bir yere sahip.
Öte yandan merkez bankalarının altın alımlarının devam etmesi, altın fiyatlarının kısa vadede mutlaka yükseleceği anlamına gelmiyor. ABD tahvil getirileri, doların seyri ve yatırımcıların vadeli piyasalardaki pozisyonları da fiyat hareketlerinde belirleyici olabiliyor.
Bu açıdan ağustos verileri, altına yönelik uzun vadeli rezerv talebinin sürdüğünü gösterirken ülkeler arasındaki farklılaşmanın da önemini ortaya koyuyor.