Lululemon’un marj baskısı perakende ETF’lerini tehdit ediyor

Lululemon’un marj baskısı perakende ETF’lerini tehdit ediyor

Lululemon Athletica’nın (LULU) son bilançosu, yatırımcılara ilk bakışta olumlu bir tablo sunsa da, detaylara bakıldığında durum farklı. Şirketin ikinci çeyrek brüt kâr marjı 200 baz puan artarak %60,5’e yükseldi. Ancak bu iyileşmenin büyük kısmı, brüt kâr marjına 560 baz puan katkı sağlayan 134,5 milyon dolarlık gümrük vergisi iadesinden kaynaklandı.

Buna rağmen, gümrük vergileri iade sonrası bile brüt kâr marjını 160 baz puan aşağı çekti. İade hariç tutulduğunda, brüt kâr marjı %54,9 seviyesinde kaldı. Faaliyet kâr marjı ise 190 baz puan gerileyerek %18,8’e düştü.

Bu ayrıntı, tüketici ve perakende ETF’lerine yatırım yapanlar için önemli. Çünkü Lululemon’un marjlarındaki baskı, giyim perakendecilerinin karşı karşıya olduğu daha geniş bir sorunu yansıtıyor. Zayıf satışlar, yüksek maliyetler ve yoğun rekabet, güçlü markaların fiyatlandırma gücünü hızla dezavantaja çevirebiliyor.

Lululemon ayrıca, karşılaştırılabilir mağaza satışlarının %9 düşmesiyle birlikte zayıf talep ve daha fazla indirimle karşılaştı. Şirketin imza ürünü olan tayt satışları yaklaşık %20 azaldı. Bu da hem ürün hem de marka açısından sorunlara işaret ediyor.

Marj baskısı, perakendecileri aynı anda etkileyen birkaç faktörden kaynaklanıyor. Gümrük vergileri tedarik maliyetlerini artırırken, zayıf talep şirketleri ürünleri satabilmek için indirim yapmaya zorluyor.

Under Armour (UAA) ve Helen of Troy (HELE), ithalat, taşıma ve depolama maliyetlerini azaltmak için ürün çeşitliliğini daraltıyor. Wall Street Journal’ın haberine göre, Walmart (WMT) ve Target (TGT) ise milyarlarca dolarlık gümrük vergisi iadesini fiyatları düşürmek ve talebi korumak için kullanıyor. Nike (NKE), Columbia Sportswear (COLM) ve diğer giyim ve spor malzemeleri şirketleri de gümrük vergisi iadesi aldı. Bu durum, ticaret maliyetlerinin perakende kârlılığı üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.

Lululemon’un stok tutarı yıllık bazda %1 azalırken, stok adedi %7 düştü. Bu, stok yönetiminde bir miktar ilerleme olduğunu gösteriyor. Ancak şirket, üçüncü çeyrekte stok tutarının düşük tek haneli oranlarda artmasını bekliyor.

Bu arada, perakendeciler ithalat, taşıma ve depolama maliyetlerini kontrol altına almak için ürün çeşitliliğini azaltmaya devam ediyor. Bu eğilim, sektörün sadece temkinli tüketicilere değil, aynı zamanda daha pahalı ve karmaşık bir tedarik zincirine de yanıt verdiğini gösteriyor.

Lululemon’un portföyünde yer aldığı First Trust Consumer Discretionary AlphaDEX Fund (FXD), izlenmesi gereken ETF’ler arasında öne çıkıyor. Lululemon hisselerindeki yaklaşık %18’lik sert düşüş, fon üzerinde doğrudan ama sınırlı bir baskı yaratıyor. Daha da önemlisi, FXD’nin çeşitlendirilmiş yapısı, kendi marj ve talep sorunlarıyla karşı karşıya olan çok sayıda perakendeci ve tüketici şirketini içeriyor. Perakendeciler, fonun varlıklarının %29,3’ünü oluşturuyor.

SPDR S&P Retail ETF (XRT) ise perakende sektörünün genel sağlığına dair daha geniş bir bakış sunuyor. Giyim perakendesi, portföyün %19,45’ini oluşturuyor ve bu da yatırımcılara, tek bir hisseye yoğunlaşmadan sektöre önemli bir maruziyet sağlıyor.

VanEck Retail ETF (RTH) ise Lululemon’a düşük bir ağırlık veriyor. Bu nedenle, LULU hisselerindeki sert düşüş tek başına fonu ciddi şekilde etkilemeyecek. Ancak bu durum, RTH’nin tüketici sağlığını daha geniş ölçekte izlemek için kullanılabileceğini gösteriyor. Lululemon’un yaşadığı zorluklar, perakende ETF’leri için daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Tüketiciler premium fiyatlar ödemeye daha az istekli hale geldiğinde, perakendeciler marjlarını koruyabilecek mi?

ETF’ler açısından, bu sorunun yanıtı Lululemon’un hisse performansından çok daha önemli olabilir. Eğer şirketin marjlarındaki bozulma tekil bir sorun olarak kalırsa, çeşitlendirilmiş perakende fonları bu durumu tolere edebilir. Ancak bu durum, tüketici fiyatlandırma gücünde daha geniş bir normalleşmenin işaretiyse, baskı tüm sektöre yayılabilir.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga