Lululemon (LULU), bir dönem piyasanın en iyi performans gösteren hisselerinden biri olarak öne çıkmıştı. Aralık 2023’teki zirvesine kadar geçen beş yılda şirket hisseleri yüzde 321 oranında değer kazanmıştı.
Ancak bu tarihten sonra şirket için tablo tamamen değişti. Tüketici odaklı bu hisse, 24 Eylül itibarıyla rekor seviyesinin yüzde 80 altında işlem görüyor. Yatırımcıların şirkete olan ilgisi, son dönemdeki zayıf finansal sonuçlar nedeniyle azaldı.
Wall Street’in Lululemon’a bakışındaki olumsuzluğu gösteren önemli bir gösterge ise değerleme çarpanları oldu.
Hisseler, genel piyasa ortalamasına göre ciddi bir iskontoyla işlem görüyor
Hisse fiyatındaki sert düşüş, Lululemon’u oldukça düşük bir değerlemeye çekti. Şirketin F/K (Fiyat/Kazanç) oranı 8,3 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, S&P 500 endeksine kıyasla yüzde 64’lük bir iskontoya işaret ediyor.
Değerleme çarpanları, Wall Street’in şirkete yönelik kötümserliğini net şekilde ortaya koyuyor. Mevcut F/K oranı, şirketin yaklaşık 20 yıllık halka açık geçmişindeki en düşük seviyelere yakın. Ayrıca son 10 yılın ortalaması olan 41,3’ün de oldukça altında.
Değer odaklı yatırımcılar için bu durum bir fırsat gibi görünebilir. Ancak temkinli olmak için geçerli nedenler var. Bir zamanlar hızlı büyüyen Lululemon, şimdi ciddi zorluklarla karşı karşıya.
Düşük değerleme, zayıf büyümeden kaynaklanıyor
Şirketin büyüme hızı ciddi şekilde yavaşladı. Lululemon, uzun süre üst üste çift haneli yıllık gelir artışları açıklamıştı. Ancak 1 Şubat’ta sona eren 2026 mali yılında gelir sadece yüzde 5 arttı. Son mali çeyrekte (2. çeyrek, 2 Ağustos’ta sona erdi) ise nadir görülen bir şekilde gelirde yüzde 4’lük bir düşüş yaşandı.
Satış tarafı analistleri, önümüzdeki dönemin zorlu geçeceğini öngörüyor. Konsensüs tahminlerine göre şirketin 2028 mali yılındaki geliri 10,7 milyar dolar olacak. Bu rakam, 2025 mali yılı toplamına göre yaklaşık yüzde 4 daha düşük. Oysa 2022’den 2025’e gelirler yüzde 37 artmıştı.
Talep tarafında da baskı var. Şirketin temel ürünü olan kadın taytı satışları, ikinci çeyrekte yüzde 20 geriledi. Tarihsel olarak önemli bir büyüme pazarı olan Çin’de ise karşılaştırılabilir satışlar yüzde 2 düştü.
Lululemon, kendini premium bir marka olarak konumlandırsa da rekabetin sürekli olarak yoğun olduğunu görüyor. Çok sayıda rakip, tüketicinin harcama payı için yarışıyor. Şirketin ürün inovasyonunu yeniden stratejisinin merkezine koyması gerekiyor. Müşterilerin ilgisini canlı tutmak için sürekli yeni ürün çeşitleri sunulmalı.
Belirsiz makroekonomik ortam da şirketin işini zorlaştırıyor. Enflasyon yüksek seviyede kalmaya devam ediyor. Fed, politika faizini artırdı. Sıkılaşan para politikası, isteğe bağlı harcamalar üzerinde baskı yaratıyor. Lululemon zorlu bir mücadeleyle karşı karşıya.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: yahoo.com