ABD devlet tahvillerine olan talep çarşamba günü yeniden artış gösterdi ve bu durum, Hazine tahvili getirilerinde hafif bir gerilemeye yol açtı. Ancak küresel tahvil piyasalarındaki satış dalgası, gelişmiş ülkelerde borçlanma maliyetlerinin yüksek kalmasına neden oluyor. Bu eğilimde enflasyon ve bütçe açıklarına ilişkin endişeler etkili.
Küresel tahvil getirileri gece saatlerinde yeniden çok yıllık zirvelere ulaştı. Tradeweb verilerine göre, 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi neredeyse üç yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 4,818’e çıktıktan sonra ABD işlem gününde yüzde 4,792’ye geriledi.
Avrupa’da ise 10 yıllık Alman Bund getirisi yüzde 3,378 ile nisan 2011’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. İngiltere’de 10 yıllık gilt getirisi yüzde 5,294 ile 2007’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü, ancak daha sonra bir miktar geriledi. Bu gelişmeler, Japonya’da 10 yıllık devlet tahvili getirisinin eylül 1996’dan bu yana en yüksek seviyeye çıkmasının ardından yaşandı.
ABD tahvil getirilerindeki yükselişin bir kısmı, New York Fed Başkanı John Williams’ın güvercin tonda açıklamalarıyla dengelendi. Williams, CNBC’ye verdiği röportajda, enflasyonu dizginlemek için şu anda faiz artışının gerekli olduğuna dair “net bir işaret” olmadığını söyledi.
LSEG verilerine göre, eylül ayında Fed’in faiz artırma olasılığı yüzde 70’ten yüzde 65’e geriledi.
Interactive Investor Piyasa Başkanı Richard Hunter, bir notunda, “Tarihçiler eylül ayının yatırımcılar için geleneksel olarak zorlu bir ay olduğuna dikkat çekecektir” dedi. Hunter, bu ayın ilk işlem gününde “küresel hisse senetlerinin düşmesi ve tahvil getirilerinin yükselmeye devam etmesiyle bu eğilimin bozulmadığını” belirtti.
ABD ile İran arasında salı günü yeniden yaşanan gerilim, Brent tipi ham petrol fiyatının yüzde 0,5 artarak 95,08 dolara yükselmesine neden oldu.
ABD doları da tahvil getirilerindeki hareketleri takip etti; gece saatlerinde yükseldikten sonra bir miktar geriledi. Doların çeşitli para birimleri karşısındaki değerini ölçen DXY endeksi, neredeyse üç haftanın zirvesi olan 99,863 seviyesine çıktıktan sonra, Japon yeni karşısında yaklaşık yüzde 1 değer kaybederek 99,559’a geriledi.
Vontobel portföy yöneticisi Christian Hantel, küresel tahvil satışlarının ABD ile İran arasındaki yeniden artan gerilim ve buna bağlı olarak yükselen petrol fiyatları nedeniyle devam ettiğini belirtti. Hantel, yatırımcıların ayrıca Fed Başkanı Kevin Warsh’ın cuma günü Jackson Hole’da yaptığı ve enflasyon risklerine dikkat çekerek daha yüksek faiz ihtimalini vurguladığı konuşmayı değerlendirmeye devam ettiğini söyledi.
Hantel, “Artık daha uzun süre yüksek getirilerle yaşamamız muhtemel” dedi.
Allianz Research analistleri ise tahvil piyasalarında panik havası olmadığını ve piyasaların düzgün işlediğini vurguladı.
Temmuz ayından bu yana Ortadoğu’da artan gerilim ve Rusya’daki rafineri kapasitesinin tahrip olması, özellikle gaz fiyatları üzerinden enerji maliyetlerini yeniden yükseltti. Bu durum, enflasyonun ve merkez bankası faiz artışı beklentilerinin artmasına yol açtı. Analistlere göre, son getirilerdeki artışın büyük kısmı bu gelişmelerden kaynaklanıyor.
Analistler, “Tahvil piyasaları, alış-satış makasları veya ihale talebi açısından hâlâ düzgün işliyor. Ancak yüksek faiz seviyeleri, borç sürdürülebilirliği konusunda haklı endişeler yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bütçe riskleri ve tahvil piyasalarındaki yüksek arz da tahviller üzerinde baskı oluşturan diğer unsurlar arasında yer alıyor.
Euro Bölgesi’nde ise tatilden dönen Avrupalılar ve ulusal borç ajanslarının yeniden ihalelere başlamasıyla birlikte, bu ay tahvillere olan talep yakından izlenecek.
UniCredit’in Yatırım Enstitüsü, eylül ayında Euro Bölgesi’nde toplam 120 milyar euro (139,12 milyar dolar) tutarında devlet tahvili ihracı öngörüyor. Sabit getirili menkul kıymetler stratejisti Francesco Maria Di Bella’ya göre, bu dönemde 86 milyar euroluk itfa gerçekleşeceği için net arz pozitif kalacak.
Bu çerçevede, Fransa’nın perşembe günü gerçekleştireceği ve 13,5 milyar euroya kadar uzun vadeli devlet tahvili ihracı özellikle yakından takip edilecek.
LSEG verilerine göre, 10 yıllık Fransız OAT ile Alman Bund arasındaki getiri farkı çarşamba günü 91 baz puana çıkarak mart ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı, ardından 88 baz puana geriledi.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: morningstar.com