Küresel piyasalar jeopolitik riskler ve çip satışlarıyla geriledi; gözler ECB ve TCMB kararlarında

Google News Icon Takip Et

Yapay zeka alanındaki büyük yatırımların geri dönüşüne dair belirsizlikler, çip üreticisi şirketlerin hisselerinde devam eden satış baskısı ve artan jeopolitik risklerle birlikte, geçen hafta küresel piyasalarda risk algısının yüksek seyretmesine yol açtı.

Trilyonlarca dolarlık harcamaların ne zaman kâra dönüşeceği hâlâ netlik kazanmazken, teknoloji hisselerinin aşırı değerlenip değerlenmediği de piyasalarda tartışılmaya devam ediyor. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını artırması ve İran’ın buna karşılık bölgedeki diğer ülkelere saldırılarını sürdürmesi de küresel piyasalarda risk iştahını olumsuz etkiledi.

Geçen hafta ABD’de açıklanan makroekonomik veriler de piyasaların odağında yer aldı.

ABD Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziran ayında aylık bazda %0,4 azalırken, yıllık bazda %3,5 artarak beklentilerin altında kaldı. Böylece TÜFE, aylık bazda Mayıs 2020’den bu yana ilk kez düşüş gösterdi.

Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise haziranda aylık bazda %0,3 azalırken, yıllık bazda %5,5 artarak yine beklentilerin altında kaldı. ÜFE de aylık bazda Ağustos 2025’ten bu yana ilk kez düşüş kaydetti.

Bu gelişmelerin ardından para piyasalarında Fed’in faiz artırımına gideceğine dair beklentiler eylül ayından ekim ayına ertelendi.

Açıklanan enflasyon verileri temel fiyat baskılarının hafiflediğine işaret etse de, yatırımcılar enerji fiyatlarındaki son artışın enflasyondaki yavaşlama eğilimini tersine çevirebileceği endişesiyle bu verilere temkinli yaklaşıyor.

Bölgede gerilimin yeniden tırmanmasıyla petrol fiyatlarının yükselmesi ve Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerinin sınırlı kalmaya devam etmesi halinde enflasyonist endişelerin tekrar artabileceği öngörülüyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi’nde yaptığı sunumda, yüksek seyreden enflasyona tolerans göstermeyeceklerini ve fiyat istikrarını yeniden tesis etme konusunda kararlı olduklarını vurguladı.

Ortadoğu’daki gerilimin yeniden tırmanmasıyla Brent petrol haftayı %14,2 artışla 86,8 dolardan tamamladı ve son 19 haftanın en hızlı haftalık yükselişini kaydetti.

Fed’in faiz artırımlarını öteleyebileceğine dair beklentilerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yatay bir seyirle %4,55 seviyesinde, dolar endeksi ise %0,2 azalışla 100,8 seviyesinde tamamladı.

Altının onsu ise geçen hafta %2,2 düşüşle 4.018 dolara geriledi.

ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması ve devam eden enflasyonist endişelerin Fed’in sıkı para politikası uygulayacağı beklentisini güçlendirmesi, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.

Analistler, Ortadoğu’da gerilim sürdükçe likidite ihtiyacının devam edeceğini ve dolara olan talebin artacağını belirterek, altın fiyatlarındaki düşüş eğiliminin sürebileceğini ifade etti.

Yüksek petrol fiyatları, ekonomilerde enflasyonun hedeflerin üzerinde kalma olasılığını artırarak Fed’in politikalarına dair belirsizliği yükseltiyor. Bu durum, faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalmasına, doların desteklenmesine ve altın gibi varlıkların cazibesinin azalmasına yol açıyor.

New York borsası negatif seyretti

New York borsasında geçen hafta ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilim ve teknoloji hisselerindeki satış baskısının artmasıyla negatif bir seyir izlendi.

Şirketlerin açıkladığı bilançolar takip edilirken, büyük bankaların bilançoları beklentilerin üzerinde gelse de çip üreticisi şirketlerdeki satış baskısı New York borsasındaki düşüşlerde etkili oldu.

Bu gelişmelerle haftayı Dow Jones endeksi %0,9, S&P 500 endeksi %1,6 ve Nasdaq endeksi %2,9 düşüşle tamamladı.

Gelecek hafta pazartesi öncü göstergeler endeksi, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve cuma imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) takip edilecek.

Avrupa’da ECB’nin faiz kararı takip edilecek

Avrupa borsaları, Ortadoğu’da çatışmaların devam etmesinin yarattığı olumsuz etki ve bölgede şirketlerin açıkladığı bilançolardan gelen karışık sinyallerle dalgalı bir seyir izledi.

Kamu hizmetleri ve telekom sektöründeki şirketlerin bilançolarının beklentilerin altında kalması ve yapay zeka şirketlerine ilişkin değerlemelerin çok yükseldiğine dair endişeler, Avrupa piyasalarında satış baskısını artırdı.

Bölgedeki siyasi gelişmeler de yatırımcıların odağında bulunuyor. İngiltere’de Andy Burnham pazartesi günü başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanıyor. Analistler, ülkede kritik konunun hazine ve maliye bakanlığına kimin getirileceği olduğunu belirtiyor.

Ayrıca başbakanın vergileri artırıp artırmayacağı da merak konusu. Burnham’ın arazi vergilerini artırabileceğine dair beklentiler öne çıkıyor. Analistler, arazi vergisinin artırılmasının İngiltere’de konut fiyatlarında sert düşüşe yol açabileceğini ifade ediyor.

İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), mayıs ayına ilişkin büyüme rakamlarını açıkladı. Martta %0,3 büyüyen ve nisanda %0,1 daralan İngiltere ekonomisi, mayısta %0,1 büyüdü.

Avro Bölgesi ise mayısta 7,8 milyar avro ticaret açığı verdi. Bölgede mayısta %3,2 olan yıllık enflasyon, haziranda %2,8’e geriledi.

Gelecek hafta ECB’nin faiz kararı piyasaların odağında olacak. ABD-İran ateşkesinin bozulmasına rağmen enerji fiyatları, ECB’nin temel senaryosuyla genel olarak uyumlu seyrediyor. Bu nedenle ECB’nin gelecek haftaki toplantısında faizleri sabit bırakması bekleniyor.

Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 endeksi %1 değer kazanırken, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi %1,4 ve Almanya’da DAX 40 endeksi %0,9 değer kaybetti. Fransa’da CAC 40 endeksi ise yatay seyretti.

Gelecek hafta pazartesi Almanya’da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), salı İngiltere’de işsizlik oranı, çarşamba İngiltere’de enflasyon, perşembe ECB’nin faiz kararı, cuma ise Avro Bölgesi’nde, Almanya’da ve İngiltere’de imalat sanayi PMI verileri takip edilecek.

Asya borsaları Hong Kong hariç geriledi

Bu hafta yatırımcılar, büyük bankaların açıkladığı güçlü bilançoların ardından yarı iletken sektöründen bankacılık gibi diğer sektörlere yöneldi. Bu durum, çip sektörüne daha fazla bağımlı olan Asya piyasalarını satış baskısına karşı savunmasız bırakırken, bölge borsalarında satış ağırlıklı bir seyir öne çıktı.

Güney Kore Merkez Bankası’nın perşembe günkü faiz kararı toplantısında, artan enflasyonist baskılar nedeniyle politika faizini artırması bekleniyor. Ülkede haziran ayı enflasyonu %3,2 ile son 2,5 yılın en yüksek seviyesine çıktı ve 4 aydır Merkez Bankası’nın %2’lik hedefinin üzerinde seyrediyor.

Çin ekonomisi ise zayıf iç talep ve Ortadoğu kaynaklı risklerin etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda %4,3 büyüdü. Bu oran, piyasa beklentilerinin altında kaldı ve son 3,5 yılın en düşük büyümesi olarak kaydedildi. Güçlü sanayi üretimi ve ihracat performansı ise tüketim ve yatırımlardaki zayıflığın etkisini sınırlamakta yetersiz kaldı.

Haziranda perakende satışlar yıllık bazda %1 artarken, sanayi üretimi %5,3 yükselerek beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Analistler, ekonomik aktiviteyi desteklemek amacıyla politika düzenlemelerinin gündeme gelebileceğini ancak geniş kapsamlı bir teşvik paketinin olası görünmediğini belirtiyor. Yatırımcıların odağı ise ay sonunda yapılması beklenen Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi toplantısına çevrilmiş durumda.

Bölgede teknoloji hisselerinde sert düşüşler yaşanırken, haftalık bazda SK Hynix’in hisseleri %15,7, Samsung Electronics’in hisseleri %8,3 geriledi.

Bu gelişmelerle haftalık bazda Güney Kore’de Kospi endeksi %8,9, Japonya’da Nikkei 225 endeksi %6,4, Çin’de Şanghay bileşik endeksi %5,8 değer kaybederken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi %1,6 değer kazandı.

Gelecek hafta çarşamba Japonya’da dış ticaret dengesi takip edilecek.

Yurt içinde gözler gelecek hafta TCMB’nin faiz kararında olacak

Yurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda %2,4 azalarak 13.981,05 puana geriledi.

Dolar/TL haftayı önceki haftalık kapanışın %0,4 üzerinde 47,1580 seviyesinden tamamladı.

Gelecek hafta pazartesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) piyasa katılımcıları anketi, çarşamba reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranı, perşembe TCMB’nin faiz kararı, cuma ise uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in beklenen Türkiye değerlendirmesi takip edilecek.

Ayrıca uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu “BB-” olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü “durağan” olarak korudu.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: haberturk.com