Analist Notları

Kaç hisseyi, hangi ağırlıkla taşımalı

Kaç hisseyi, hangi ağırlıkla taşımalı

Portföyü sıfırdan kurmak, tek tek hisse seçmekten farklı bir iştir. Burada verilecek karar hangi şirketin alınacağı değil, portföyün yapısıdır. Kaç kalem taşınacak, her kalemin ağırlığı ne olacak ve bu yapı hangi aralıkla gözden geçirilecek?

Kaç hisse sorusunun ölçülebilir bir cevabı var. BIST 100 üyelerinin son iki yıllık günlük getirileri üzerinden hesaplandığında ortalama bir hissenin yıllıklandırılmış oynaklığı %48, hisseler arasındaki ortalama ikili korelasyon 0,21 seviyesinde. Bu iki girdiyle eşit ağırlıklı portföylerin dalgalanması hesaplanabiliyor. Tek hisseyle %48 olan oynaklık, 3 hisseyle %33,4’e, 5 hisseyle %29,5’e, 10 hisseyle %26,1’e iniyor.

Kritik nokta burada. 1 hisseden 10 hisseye geçiş dalgalanmayı yaklaşık %46 azaltıyor. 10 hisseden 20 hisseye geçiş ise sadece %7 daha azaltıyor. Çeşitlendirmenin faydası doğrusal değil, hızla azalan bir eğri izliyor. Kalem sayısını belirli bir noktadan sonra büyütmek dalgalanmayı kayda değer biçimde düşürmüyor, sadece takip yükünü artırıyor.

Ağırlıklandırmada iki temel yaklaşım var. Eşit ağırlık her kaleme aynı tutarı ayırır ve kararı sadeleştirir. Piyasa değerine göre ağırlıklandırma ise büyük şirketlere daha fazla yer verir ve endeksin davranışına yaklaşır. Hangisi seçilirse seçilsin, tek kalemin ve tek sektörün üst sınırının baştan belirlenmesi gerekir. Bu sınır olmadan portföy zaman içinde kendi kendine yoğunlaşır.

Bu yoğunlaşmanın adı portföy kayması (portfolio drift). Hiçbir işlem yapılmasa bile en çok yükselen kalem portföydeki payını artırır. 100.000 TL’lik bir portföyde 20.000 TL’lik bir kalem iki katına çıkar ve diğerleri yatay kalırsa, o kalemin payı %20’den %33’e çıkar. Portföy artık kurulduğu yapı değildir. Bu yüzden gözden geçirme aralığı da kurulum kararının parçası.

Sektör dağılımı için endeksin kendisi bir referans olabilir. BIST 100 üyelerinin piyasa değeri dağılımında bankacılık %18,2, savunma %13,5 ve holdingler %9,3 pay taşıyor, en büyük 10 şirket ise toplamın yaklaşık yarısına denk geliyor. Bu tablo bir hedef değil, bir karşılaştırma noktası. Kendi dağılımını bu tabloyla yan yana koymak, farkında olmadan taşınan ağırlıkları görünür kılar.

Kurulum sırası işi kolaylaştırır. Önce evren belirlenir, yani likidite ve takip edilebilirlik filtresi. Sonra sektör dağılımı, sonra kalem sayısı ve ağırlıklar, en sonunda tek tek şirketler. Tersten başlandığında, yani önce şirketler seçildiğinde, yapı seçilen şirketlerin toplamı olarak ortaya çıkar ve içinde ne olduğu sonradan fark edilir.

Portföy kurmak bir kereye mahsus bir işlem değil, bir yapı kararı. Kaç kalem, hangi ağırlık ve hangi aralıkla gözden geçirileceği yazılı olduğunda tek tek hisse kararları da kolaylaşır.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı