Joby Aviation CEO’su: Hidrojen, türbin motorundan bu yana havacılığın en büyük dönüşümü

Elektrikli hava taksileri alanında öncü konumda yer alan Joby Aviation (JOBY), ikinci çeyrek bilanço görüşmesinde dikkatleri daha geniş ölçekli bir havacılık dönüşümüne işaret eden bir teknolojiye çekti: hidrojenle çalışan itki sistemleri.

Şirketin kurucusu ve CEO’su JoeBen Bevirt, hidrojenin kısa vadeli ticarileşme planlarında yer almadığını ancak altı yılı aşkın süredir bu teknoloji üzerinde çalıştıklarını belirtti. Bevirt’e göre hidrojenin enerji özellikleri, uzun menzilli uçaklarda köklü bir değişim yaratma potansiyeline sahip. Bu da havacılık sektöründe neredeyse bir asırdır görülen en önemli gelişmelerden biri olabilir.

Joby Neden Bataryanın Ötesine Bakıyor?

Bir analistin hidrojenle ilgili sorusunu yanıtlayan Bevirt, şirketin ilgisinin, hidrojenin ağırlık bazında geleneksel havacılık yakıtlarına kıyasla çok daha fazla enerji depolayabilmesinden kaynaklandığını söyledi. Bevirt, “Hidrojenle ilgili araştırmalarımıza altı yılı aşkın bir süre önce başladık. Hidrojenin özgül enerjisi jet yakıtının üç katı ve yakıt hücresi sistemlerimizle bu kimyasal enerjiyi, küçük bir türbinin jet yakıtını itkiye dönüştürdüğünden yaklaşık iki kat daha verimli şekilde itkiye çevirebiliyoruz” dedi.

Bevirt’e göre bu kombinasyon, uçakların daha fazla yolcu taşıyarak daha uzun mesafelere uçmasını sağlayabilir. Böylece ticari havacılığın en büyük tasarım kısıtlarından biri olan yakıt ağırlığı sorunu aşılabilir.

Uçak Tasarımında Farklı Bir Gelecek

Bevirt, mevcut uzun menzilli uçakları örnek göstererek yakıtın bir uçağın toplam ağırlığında önemli bir paya sahip olduğunu ve bunun işletme maliyetlerinden yolcu kapasitesine kadar birçok unsuru etkilediğini vurguladı. “Bir A320 ile bir A350’yi karşılaştırın. A350, iki kat daha fazla yolcuyla iki kat daha uzağa uçuyor. Toplamda dört kat daha ağır… yolcu başına iki kat daha ağır… Yani daha hafif bir yakıtla uçak tasarımında gerçekten oyunun kurallarını değiştirecek şeyler yapabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Daha hafif yakıt sistemlerinin, bu dengeyi kökten değiştirebileceğini ve bugünkü geleneksel jetlerden çok daha verimli yeni uçak tasarımlarının önünü açabileceğini belirtti. Bevirt, bu potansiyelin bilanço görüşmesinin en iddialı açıklamalarından birine yol açtığını söyledi: “Bunun, 1930’larda türbin motorunun icadından bu yana havacılıktaki en büyük dönüşüm olduğunu düşünüyoruz.”

eVTOL’un Ötesinde Uzun Vadeli Bir Bahis

Şu an için Joby’nin ticari yol haritası, elektrikli dikey kalkış ve iniş (eVTOL) uçaklarının piyasaya sürülmesine odaklanıyor. Yönetim, ilk yolcularını bu yıl taşımayı ve üretim ile sertifikasyon süreçlerini ölçeklendirmeyi planladıklarını yineledi.

Bununla birlikte Bevirt, hidrojenin şirket için uzun vadede takip etmeye değer bir fırsat sunduğunu belirtti. “Dünyanın liderlerinden biri, hatta lideri olarak önümüzdeki yıllarda çok önemli bir büyüme potansiyeli göreceğimize inanıyoruz” dedi.

Yatırımcılar açısından bu açıklamalar, Joby’nin kısa vadeli hava taksi ticarileştirme odağının ötesinde bir vizyon sundu. Hidrojen henüz erken aşamada bir girişim olsa da yönetim, bu teknolojiyi kentsel hava mobilitesinin çok ötesine uzanan, havacılıkta uzun vadeli bir inovasyon motoru olarak görüyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga