Japonya üç cephede savunmada: Yen krizi Bitcoin’i tehdit edebilir

Japonya, para birimi, tahvil ve rezerv savunmalarının aynı anda başarısız olmasıyla üç cephede birden finansal mücadele veriyor. Japon yeni, ABD destekli nadir bir kurtarma operasyonunun büyük kısmını geri verdi. Bitcoin (BTC) yatırımcıları ise yen kaynaklı şok riskine karşı tetikte bekliyor.

Tokyo, faiz oranlarını artırdı, iki gün içinde yaklaşık 88 milyar dolar harcadı ve ABD Hazine Bakanlığı’nı sürece dahil etti. Ancak üç hafta sonra piyasa, tüm bu savunmaları aşmayı başardı.

Yen Cephesinde ABD Desteği Zayıflıyor

Japonya Maliye Bakanlığı, 30 Temmuz’da dolar satarak USD/JPY paritesinin 164 seviyesine yaklaşmasını engellemeye çalıştı. Bu, son on yılların en zayıf yen seviyesi olarak öne çıkıyor. Ertesi gün, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de euro satarak yene destek verdi.

Washington, 1998 Asya finansal krizinden bu yana ilk kez yene destek için müdahale etti. Bu adım, iki hükümetin de yenin değer kaybını ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor.

Kurtarma operasyonu yaklaşık bir hafta etkili oldu. USD/JPY 157 seviyelerine geriledi, ardından yeniden 159’a yaklaştı. Piyasa, iki hükümetin satın aldığı miktarın yaklaşık yarısını geri aldı. BeInCrypto, geçen hafta müdahale kazançlarının nasıl eridiğini aktarmıştı ve baskı halen devam ediyor.

Bunun temel nedeni faiz farkı. ABD’de faizler %3,5-%3,75 aralığında seyrederken, Japonya’da %1 seviyesinde. Bu fark, yatırımcıların her gün yenden çıkıp daha yüksek getiri sunan varlıklara yönelmesini teşvik ediyor. Tek seferlik müdahaleler bu yapısal farkı değiştiremiyor.

Goldman Sachs, Tokyo’nun hâlâ 1 trilyon dolarlık bir müdahale rezervine sahip olduğunu belirtiyor. Ancak ilk 88 milyar dolar, bir aydan kısa süreli bir rahatlama sağladı.

Julius Baer ekonomisti David Meier’a göre, yenin zayıflamasına yol açan temel nedenler hâlâ geçerliliğini koruyor.

Tahvil Piyasasında İkinci ve Üçüncü Cephe Açıldı

Para birimi savunması zayıflarken, iç piyasada ikinci bir mücadele başladı. Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi bugün %2,945’e yükselerek Eylül 1996’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. 30 yıllık tahvil faizi ise %4,1’in üzerinde seyrediyor.

Normalde yüksek tahvil faizleri para birimini destekler. Ancak Japonya’da bu durum, ekonomik sıkıntının göstergesi olarak algılanıyor. Kamu borcu, GSYH’nin %200’ünü aşarak gelişmiş ülkeler arasında en yüksek seviyeye ulaştı. Her baz puanlık artış, bu borcun taşınmasını daha da maliyetli hale getiriyor.

Ekonomik büyüme ise destek sunmuyor. İkinci çeyrekte yıllıklandırılmış büyüme %1,1’de kaldı ve beklentilerin altında gerçekleşti. Hanehalkı harcamaları ise sekiz çeyrek sonra ilk kez daraldı.

Üçüncü cephe ise Japonya’nın rezervlerinde açıldı. Pazartesi günü açıklanan resmi verilere göre, Japonya haziran ayında ABD Hazine tahvillerinde 26,4 milyar dolarlık satış yaptı. Bu, herhangi bir ülke tarafından yapılan en büyük aylık satış oldu. Çin de benzer miktarda satış gerçekleştirerek rezervini 633,4 milyar dolara düşürdü. En büyük üç yabancı yatırımcı, bir ayda toplam 61 milyar dolarlık ABD tahvili sattı.

Bu rezervler, yen savunmasında kullanılan temel mühimmat olarak öne çıkıyor. Satışlar, ABD tahvil faizlerini yükselterek faiz farkını açıyor ve yenin daha da zayıflamasına yol açıyor. Japonya’nın her müdahalesi, bir sonraki mücadeleyi daha da zorlaştırıyor.

Bitcoin Yen Şokunu Hissedecek mi?

Bitcoin, 64.136 dolar seviyesinde işlem görüyor ve son 24 saatte %0,9 artış kaydetti. Tokyo’nun milyarlarca dolarlık müdahalesine rağmen fiyat istikrarını korudu. Ancak geçmiş veriler, bu sakinliğin hızla sona erebileceğini gösteriyor.

Yen, küresel piyasalarda en çok tercih edilen fonlama para birimi konumunda. Yatırımcılar, düşük maliyetle yen borçlanıp daha yüksek getiri sunan varlıklara, özellikle de kripto paralara yatırım yapıyor. Bu strateji, yani carry trade, ani bir değişimle hızla tersine dönebiliyor.

Ağustos 2024’te yaşananlar bu sürecin nasıl sonuçlanabileceğini gösterdi. Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) sürpriz faiz artışı, carry trade pozisyonlarının hızla kapanmasına yol açtı. Tokyo borsası bir günde %12 değer kaybetti. BIS verilerine göre Bitcoin’de ise %20’ye varan düşüşler görüldü.

Benzer bir risk şu anda da gündemde. DBS analistleri, BOJ’un eylülde faiz artırmasını ve ardından her üç-dört ayda bir yeni artışlar yapmasını bekliyor. Daha hızlı faiz artışları, carry trade yatırımcılarını fonlama tarafında sıkıştırırken, rekor seviyedeki Japon tahvil faizleri de sermayenin ülkeye dönmesine yol açabilir.

Buna karşılık, BeInCrypto analizleri, yen sıkışmasının Bitcoin fiyat hareketleri üzerindeki etkisinin sanılandan daha sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu yıl devlet tahvili kaynaklı risklerden en çok altının faydalandığı belirtiliyor.

Yine de riskler tek bir yöne işaret ediyor. Piyasa, Japonya’nın müdahalesini, faiz artışlarını ve ABD desteğini üç hafta içinde etkisiz bıraktı.

USD/JPY paritesi 160 seviyesini aşarsa, Japonya daha büyük bir savunma ile kamuoyu önünde bir yenilgi arasında seçim yapmak zorunda kalacak. Her iki senaryo da küresel likiditeyi sarsabilir ve Bitcoin bu tür dalgalanmalarda genellikle pasif kalmıyor.

Önümüzdeki dönemde yeni testler gündeme gelecek. Japonya, ağustos sonunda resmi müdahale rakamlarını açıklayacak. BOJ ise eylül ayında toplanacak. Yatırımcılar, hangi cephede ilk kırılmanın yaşanacağını yakından takip etmeli.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cryptorank.io