İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA, Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI World) tarafından düzenlenen Dünya Havalimanları Deneyim Zirvesi 2026 kapsamında küresel havacılık sektörünün liderlerini İstanbul’da buluşturdu. 800’ün üzerinde kişinin katıldığı zirvede dün akşam Çırağan Sarayı’nda gala yemeği düzenlendi. Boğaz manzarasında gerçekleşen galada, yabancı katılımcıların masalarına ulaşması zor oldu; çünkü her köşede fotoğraf ve selfie çektirdiler.
Anadolu Rhythms’ın Ege’den Karadeniz’e Türkiye’nin dört bir yanından danslarıyla başlayan yemekte konuşmalar yapıldı ve başarılı havalimanlarına ödüller verildi.
Birkaç gazeteci arkadaşımla birlikte ben de davetliler arasındaydım. İGA CEO’su Selahattin Bilgen, bir ara masamıza gelerek havalimanı ve sektörle ilgili önemli bilgiler paylaştı.
Bilgen’in verdiği bilgilere göre, yolcu sayısında Londra Heatrow’u, kargo taşımacılığında ise Frankfurt’u geride bırakan İstanbul Havalimanı, hizmete girdiği 7 yılda ülke büyümesine yüzde 3 katkı sağladı. Bilgen, bağımsız bir araştırmaya göre havacılık bağlantısındaki yüzde 10’luk artışın GSMH’yi yüzde 0,5 oranında büyüttüğünü belirtti. İGA İstanbul Havalimanı’na bağlı doğrudan ve dolaylı ekonomik faaliyetlerin 2024 itibarıyla Türkiye ekonomisine katkısı 24,2 milyar dolara (21 milyar euro) ulaştı; bu da milli gelirin yaklaşık yüzde 2,2’sine denk geliyor. Havalimanının açıldığı günden bu yana ekonomiye sunduğu katkı her yıl artıyor. İstanbul Havalimanı’nın bağlantı gücü ise yüzde 60 yükseldi.
2030’A KADAR 1,2 MİLYAR EURO YATIRIM PLANI
Savaşlar ve krizlerin damga vurduğu bu yılda, Bilgen yolcu sayısını yüzde 2 artırmayı başardıklarını söyledi.
İstanbul Havalimanı’ndan 147 ülkeye, 346 noktaya uçuş gerçekleştiriliyor. Bilgen’in aktardığına göre, dördüncü pist bu ay açılacak. “DHMİ testleri devam ediyor. Dördüncü piste 890 milyon euro yatırım yaptık. Havalimanında 2030 yılına kadar 1,2 milyar euro yatırım planımız var” dedi.
HAVALİMANI DEĞİL, ADETA BİR ŞEHİR
Sohbet sırasında en çok ilgimi çeken, havalimanında çalışanların ve şirketlerin sayısı oldu. Bilgen’in verdiği bilgiye göre İstanbul Havalimanı’nda 102 bin kişi çalışıyor. Yeme içmeden THY’ye kadar 1.100 şirket faaliyet gösteriyor. Taksiciler ve tedarikçiler gibi dolaylı çalışanlarla birlikte bu sayı 300 bine ulaşıyor. 2030’da ise 450 bine çıkması öngörülüyor.
Bu rakamlar oldukça dikkat çekici; zira dünyada nüfusu bu kadar olmayan ülkeler var. Örneğin Monako’nun nüfusu yaklaşık 39 bin, San Marino’nun 33 bin, Liechtenstein’ın 39 bin, Andorra’nın ise 79 bin civarında.
NÜFUSU 100 BİNİN ALTINDA ÜÇ İLİMİZ VAR
Türkiye’de ise toplam nüfusu 100 binin altında olan üç il bulunuyor; hiçbir ilçesinin nüfusu 100 bini aşmayan 8 ilimiz var. Bayburt’un yaklaşık 83 bin, Tunceli’nin 85 bin, Ardahan’ın 90 bin nüfusu var. Ardahan, Artvin, Bayburt, Bilecik, Çankırı, Gümüşhane, Sinop ve Tunceli illerinde ise nüfusu 100 bini geçen ilçe yok.
“BAZEN FAZLA KORUYUCU DAVRANIYORUZ”
Selahattin Bilgen’le sohbetin öne çıkan bölümleri şöyle:
• İstanbul Havalimanı’nda 117 tarifeli hava yolu faaliyet gösteriyor. Kargo ve charter uçuşları da eklenince bu sayı 190’a çıkıyor. Zaten İstanbul’a uçmayan hava yolu sayısı çok az.
• (Yeni havayolları gelecek mi sorusuna cevaben) Air Transat’ın İstanbul’a getirilmesi için yoğun çalışma yürütüldü; şirketin uçuşa başlaması trafik haklarının genişlemesine katkı sağladı. İstanbul’a gelen Kanada yolcusunun yüzde 50’si aktarmalı geliyor. Bu, arzın yetersiz olduğunun ve potansiyelin yüksek olduğunun göstergesi. Aşırı korumacı bir yaklaşım, yeni hava yollarının gelişini engelleyebilir ve trafiği rakip merkezlere yönlendirebilir.
• Savaş öncesi Ortadoğu’ya günlük 220 ila 240 arasında uçuş gerçekleştiriliyordu. Hava sahası kapandığında 200-220 uçuş kaybedildi. İptallerin önemli bir kısmı normale döndü. (Birkaç gün öncesine kadar) Ortadoğu’dan günlük 180 civarında uçuş devam ediyordu.
• İstanbul, Ortadoğu’nun dünyaya açıldığı kapı konumunda. Global oyuncu olunca global yolcu daralması bizi de etkiliyor. Ancak İstanbul gerçekten güvenilir bir liman. Doğu-Batı eksenli uçuşlarda doluluk oranlarımız çok arttı. Rakiplere göre daha iyi kompanse edebiliyoruz.
• Jetex (JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali, 60 milyon euroya mal oldu, haziranda açıldı) beklediğimiz seviyelere yakın rakamlara ulaştı. Hedef kitle yine Ortadoğululardı. Jetex bir prestij meselesi ve bu anlamda iyi gidiyor. Tarkan ve Kanye West de Jetex’i kullandı. Bu da İstanbul ve Türkiye imajı açısından pozitif etki yaratıyor.
HEATROW’A İSTANBUL İLE BASKI YAPIYORLAR
• Yolcu sayısında Avrupa’da birinciyiz, dünyada ise 6 ile 7 arasında yer alıyoruz. Bu yıl 86 milyon yolcuyu yakalayabiliriz, hatta geçebiliriz. Geçen yıl 84,5 milyondu. Bu yılki hedefimiz aslında 89 milyondu. Heatrow’u yolcu sayısında geçtik; 20 yıldır Avrupa’da birinciydi. İngiltere’de İstanbul’un başarısını yeni pist için baskı unsuru olarak kullanıyorlar. İstanbul’da havayolu şirketleri için havalimanı maliyetleri Heatrow’un yarısından daha düşük. Temellerimiz sağlam olduğu için konjonktürel şartlar düzeldiğinde yolcu fazlasıyla geri gelecek.
HAVALİMANINA DESTEK KATLANDI
• Açıldığı dönemde havalimanını destekleme oranı yüzde 59’du. Şimdi yüzde 91’e çıktı. 7 yılı geride bıraktık; bu 7 yılın 3’ü pandemiyle geçti. Rusya-Ukrayna savaşı, Körfez Savaşı, Trump’ın başkanlığı ve gümrük vergileri gibi süreçler yaşandı. Buna rağmen büyüme devam ediyor. Geçen yıl yapılan etki analizine göre ekonomiye katkı 21 milyar euroydu. Doğrudan ve dolaylı iş gücüne katkısı yaklaşık 300 bin kişi.
“KARGO İÇİN DE MERKEZ OLABİLİRİZ”
• İGA İstanbul Havalimanı geçen yıl 2 milyon tonun üzerinde hava kargo elleçleyerek Frankfurt’u geçti ve Avrupa’da birinci sıraya yükseldi. Uzun yıllar Avrupa hava kargo lideri olan Frankfurt’un geride bırakılması, İstanbul’un lojistik merkez olma yolundaki en somut göstergelerden biri.
• Hong Kong’un yaklaşık 5 milyon tonluk elleçleme hacmi, İstanbul’un küresel ölçekte ulaşabileceği seviye açısından önemli bir karşılaştırma noktası. İstanbul Havalimanı’ndaki mevcut ve planlanan altyapı, yıllık 5 milyon tona kadar kargo kapasitesini destekleyebilecek nitelikte. Bu, ileriye dönük önemli bir hedef olarak görülüyor.
KİRADA AKSAMA YOK, HALKA ARZ PLANI YOK
• Yıllık kira ödemelerinde bir aksama yok; garanti üzeri ödemeler ve DHMİ’ye yapılan doğrudan ödemeler de mevcut. Geçen yıl DHMİ’ye toplam 1 milyar 160 milyon euro ödeme yapıldı. Bu tutar, Türkiye’nin en büyük kurumlar vergisi mükellefinin ödediği miktarın iki katı. Kira bedeli 886 milyon euro artı KDV.
• Başarıda sadece işletmecinin değil; emniyet, pasaport polisi, gümrük, kargo birimleri, DHMİ ve diğer kurumların yüksek tempoya uyumuyla ortaya çıkan ortak katkı söz konusu.
• Kısa vadede halka arz planı bulunmuyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: patronlardunyasi.com