Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırmasının ardından Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan askeri yönetimleri, Riyad’a verilecek desteği görüşmek üzere bir araya geliyor.
Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun, Suudi ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla görüşmek için cuma günü Suudi Arabistan’a gideceğini açıkladı.
Görüşmeler, üç ülkenin ağustos ayında imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında yürütülüyor.
Taraflardan birine yapılan saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngören anlaşma uyarınca, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları daha önce Mekke ve sivil yerleşimleri hedef alan saldırıları kınamış, genelkurmay başkanlarının acil toplanmasına karar vermişti.
Ankara yönetimi, anlaşmanın henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmadığını, bu nedenle desteğin şu aşamada ikili düzeyde ve dayanışma ruhuyla sınırlı kalacağını, özellikle teknik alanlardaki askeri ihtiyaçların karşılanmasına odaklanılacağını belirtti.
HUSİLERİN FÜZE SALDIRILARI KÜRESEL PETROL TEDARİKİNİ VURDU
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan bölgesel çatışmalar, Lübnan ve Körfez’in ardından Yemen’de de tırmanışa geçti.
Yemen’de ilerleyen ve Suudi Arabistan içindeki hedeflere düzenli saldırılar düzenleyen Husiler, perşembe günü onlarca füze ve insansız hava aracı fırlattıklarını duyurdu.
Suudi yetkililer ise atılan altı balistik füzenin havada imha edildiğini açıkladı. Bu gelişmelerin ardından Suudi Arabistan Başmüftüsü, orduya Husiler yönetimden uzaklaştırılana kadar canlarını ortaya koyarak savaşma çağrısı yaptı.
Körfez ve Kızıldeniz’deki savaş, dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı Suudi Arabistan’ın sevkiyatını ciddi ölçüde daralttı.
Husilerin Kızıldeniz girişindeki gemi trafiğini hedef alması ve İran’ın savaş öncesinde küresel petrol ihracatının yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki tanker geçişlerini kısıtlaması, enerji arzında kesintilere yol açıyor.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen günlük gemi sayısı perşembe günü dokuza kadar geriledi.
WASHINGTON’DAN TAHRAN’A EKONOMİK ABLUKA
Savaş devam ederken Washington, İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmak amacıyla üçüncü ülke şirketlerini de kapsayan ikincil yaptırımları devreye aldı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran havacılık sektörüne yönelik yeni kısıtlamaları “ekonomik savaş günü” olarak nitelendirdi ve İran’ın dış uçuşlarının yüzde 80 ila 90’ının durduğunu söyledi.
Yeni yaptırımların ardından bölge ülkeleri hava sahalarını ve havalimanlarını İran uçaklarına kapatmaya başladı.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’ın ardından cuma günü Irak’taki Bağdat, Necef ve diğer iki havalimanında İran seferleri askıya alındı.
Gürcistan ve Azerbaycan da Tahran ile yapılan uçuşları durdurduklarını resmen teyit etti. Çin ise tek taraflı yaptırımları yasa dışı olarak nitelendirerek, Tahran’dan kalkan Mahan Air uçaklarının Guangzhou ve Şanghay seferlerine izin vermeye devam etti.
Tahran’dan İstanbul, Kabil ve Erivan yönüne bazı uçuşlar yapılsa da çok sayıda sefer iptal edildi.
TAHRAN’DAN BÖLGE ÜLKELERİNE AÇIK MİSİLLEME TEHDİDİ
Reuters’ın aktardığına göre Tahran yönetimi uçuş yasaklarına sert tepki gösterdi.
İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in danışmanı Muhammed Muhbir, bölge ülkelerini ABD ile hizalanmakla suçlayarak, İran uçuş yapamaz ve havalimanı hizmeti alamazsa, bölgedeki hiçbir ülkenin de bu imkana sahip olamayacağını söyledi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Muhsin Rızai de devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Washington ile işbirliği yapan komşu ülkelerin havalimanlarının artık İran’a uçuş gerçekleştiremeyeceği tehdidinde bulundu.
New York’ta bulunan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ABD’nin baskılarına karşı halkın direnişinin daha da güçleneceğini vurguladı.
New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu temasları sırasında diplomasi kanalları da işletiliyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, arabulucular aracılığıyla Washington’a ateşkes şartlarını içeren bir öneri sunduklarını açıkladı.
Taslağa göre Lübnan dahil tüm cephelerdeki çatışmalar yedi gün içinde duracak, ABD liman ablukasını kaldıracak, dondurulan İran fonlarını serbest bırakacak ve petrol yaptırımlarından vazgeçecek.
Arakçi, şartların yerine getirilmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın son gün yeniden açılacağını ve ardından nükleer müzakerelerin başlayabileceğini belirtti.
AFP’ye konuşan ve ismi açıklanmayan üst düzey bir İranlı yetkili, Tahran’ın ABD’nin yanıtını değerlendirdiğini ifade ederken, olası bir uzlaşma beklentisinin uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının gerilemesine yol açtığını söyledi.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ntv.com.tr