Ortadoğu’daki askeri dengeleri değiştiren bir gelişmeyle, İran’ın yüksek manevra kabiliyetine sahip yeni nesil füzeleri Amerikan hava savunma sistemlerini aşmayı başardı. Tahran’ın Ürdün sınırındaki ABD üslerini hedef alan “Nasr 2” operasyonunda iki Amerikan askeri hayatını kaybetti. Pentagon, İran’ın füze teknolojisindeki bu hızlı ilerlemenin arkasında olası Rusya ve Çin desteğini tartışıyor.
İran’ın yeni nesil, önlenmesi güç füzeleri bölgedeki Amerikan hava savunma sistemlerini zorlamaya devam ediyor. The Wall Street Journal’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, Tahran yönetimi geliştirdiği yeni teknolojilerle ABD savunma sistemlerine karşı uyum sağlamayı başardı. Yetkililer, İran’ın hassas hedefleme kapasitesindeki bu ani artışın arkasında Çin veya Rusya’nın teknik desteği olabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu konuda kamuoyuna yansımış somut bir kanıt bulunmuyor.
İRAN ATTIĞINI VURDU
Bölgede artan gerilim askeri kayıplara da yol açtı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 17 Temmuz’da Ürdün’de gerçekleştirilen bir operasyon sırasında iki ABD askerinin hayatını kaybettiğini, bir askerin kaybolduğunu ve dört askerin yaralanarak hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Operasyonun detaylarına ilişkin resmi açıklama yapılmazken, İran unsurlarının özellikle Ürdün sınırındaki askeri noktalara yönelik füze saldırılarını artırdığı bildirildi.
Tahran’ın ABD ve müttefik üslerini hedef alan “Nasr 2” adlı askeri operasyonu yedinci gününe girdi. Devrim Muhafızları Ordusu ile orduya bağlı füze ve İHA birimlerinin koordineli olarak yürüttüğü sabaha karşı operasyonda, Ürdün’deki askeri üsler yoğun ateş altına alındı. Bölgedeki hava savunma sistemlerinin etkisiz kalmasının ardından özellikle Muvaffak el-Salti Hava Üssü ağır şekilde vuruldu. Yerel kaynaklar, füze isabetlerinin ardından askeri tesisten yoğun duman yükseldiğini aktardı.
İSABET ORANI KATLANDI
Tahran’dan yapılan açıklamalarda, İran’ın askeri kapasitesindeki gelişmelere dikkat çekildi. İran Devrim Muhafızları Genel Komutanı’nın Medya Danışmanı Hamid Rıza Mukaddemfer, son dönemdeki operasyonların geçmişe kıyasla çok daha yüksek bir isabet oranına ulaştığını ve askeri kabiliyetlerin yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti. Mukaddemfer, yeni füze ve İHA yöntemlerinin karşı tarafı hazırlıksız yakaladığını, Suriye ve Ürdün’deki ABD üslerine düzenlenen saldırıların ciddi hasara yol açtığını ifade etti.
Mukaddemfer ayrıca, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep geçiş noktalarının stratejik önemine dikkat çekerek, İran’a yönelik ekonomik veya deniz yoluyla baskı kurulması halinde bunun küresel enerji dengelerini sarsacağını söyledi. Bu durumda ortaya çıkacak ağır bedelin yalnızca ABD’nin değil, Avrupa ülkelerinin de karşılamak zorunda kalacağını vurguladı.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: sozcu.com.tr