İran yönetimi, ABD ve İsrail ile süren savaşın ve artan yaptırımların ekonomide ciddi tahribata yol açtığını kabul etti. Dış ticaretin üçte bir oranında daraldığı açıklandı.
Ülkenin dini lideri, hükümete ekonomik sıkıntılarla mücadele çağrısı yaptı. Cumhurbaşkanı Masud Pezeşkiyan, ABD yaptırımları ve limanlara uygulanan abluka nedeniyle dış ticaretin üçte bir oranında azaldığını belirtti.
Tahran yönetimi ise ABD baskısına karşı geri adım atmayacağını, diplomasiyi sürdüreceğini ve küresel enerji piyasalarını etkileme gücü sağlayan stratejik Hürmüz Boğazı’ndaki kontrolünü koruyacağını duyurdu.
Devlet medyasında yayımlanan hükümet açıklamasında, yaptırımların ve savaşın yol açtığı ekonomik baskıların hafifletilmesinin temel öncelik olduğu vurgulandı. Enflasyonun düşürülmesi, piyasaların yönetimi, istihdam yaratılması, yatırımların yerli üretime yönlendirilmesi ve dolara bağımlılığın kademeli olarak azaltılması hedefleri sıralandı.
ABD ve İsrail’in savaşı başlatmasının üzerinden altı ay geçerken, müzakereler tıkanmış durumda. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ise İran’a yönelik finansal yaptırımları hızlandırdı.
ABD YAPTIRIMLARI ÜÇÜNCÜ ÜLKELERİ VE BANKALARI HEDEF ALIYOR
Washington yönetimi, diğer ülkelere İran ile ticari ilişkilerini kesmeleri, aksi takdirde ikincil yaptırımlarla karşılaşacakları uyarısında bulundu. Ancak ABD Hazine Bakanlığı, Çin ve Hindistan gibi İran’ın başlıca ticaret ortaklarına doğrudan ceza uygulamaktan kaçındı. Bu tür adımların ABD ve küresel ekonomi üzerinde olumsuz etkileri olabileceği değerlendiriliyor.
Hazine Bakanlığı, Tahran ile iş yaptığı gerekçesiyle Mısır merkezli Banque Misr’a yaptırım uyguladı ve bankanın Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki şubelerinin dolar işlemlerinden men edilmesini öngören bir kural teklif etti. Mısır Merkez Bankası, Dışişleri Bakanlığı ile birlikte ABD’li yetkililerle temas halinde olduklarını açıkladı. Tedbirin yalnızca Banque Misr UAE biriminin muhabir bankalarla yürüttüğü ABD doları işlemleriyle sınırlı olduğu belirtildi.
ABD Hazine Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan bildiriye göre, Washington ayrıca Hong Kong merkezli bir kuruluşu ve İran’ın Bank Melli kurumuyla bağlantılı bir kişiyi de yaptırım listesine aldı.
YILLIK ENFLASYON YÜZDE 66 SEVİYESİNDE
Yaptırımlar, yıllık enflasyonun geçen ay yüzde 66’ya ulaştığı İran ekonomisindeki savaş yükünü daha da artırıyor.
Eski dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği 28 Şubat’taki ilk saldırıda yaralanmasından bu yana kamuoyu önüne çıkmayan Dini Lider Ayetullah Mücteba Hamaney, hükümete ekonomik darboğazı çözme çağrısı yaptı. Hamaney, yaptığı yazılı açıklamada, enflasyon, işsizlik, fiyatların yönetimi, mal ve hizmet piyasası gibi ekonomik ve geçim sorunlarının ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da devlet medyasına yaptığı açıklamada, ABD yaptırımları ve İran limanlarına uygulanan deniz ablukası nedeniyle ihracat ve ithalatın yaklaşık yüzde 35 gerilediğini söyledi. Pezeşkiyan, Washington’ın İran petrolü satışına izin verdiği ve haziran ayında iki ülke arasında imzalanan kısa ömürlü mutabakat zaptı süresince İran’ın yaklaşık 90 milyon varil petrol satabildiğini ifade etti.
HÜRMÜZ’DE KONTROLÜN KİMDE OLACAĞI BELİRSİZ
ABD’nin ekonomik baskı kampanyasına odaklandığı bir dönemde, savaşı sonlandırmaya yönelik diplomatik girişimleri canlandırma çabaları da sürüyor.
Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman El Sani, perşembe günü Tahran’da İranlı liderlerle bir araya geldi. El Sani, görüşmede Hürmüz Boğazı’ndan yapılan uluslararası taşımacılığın savaş öncesindeki açık statüsüne dönmesinin önemini vurguladığını belirtti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, cuma günü yaptığı değerlendirmede El Sani ile gerçekleştirilen temasları “yapıcı” olarak nitelendirdi.
İran tarafından cumartesi günü yayımlanan açıklamada ise diplomasi ve savunmanın, ülkenin ulusal çıkarlarını, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumada “birbirini tamamlayan, koordineli ve birbirinden ayrılamaz iki kanat” olduğu belirtilerek her iki kulvarın da dengeli biçimde izleneceği bildirildi.
ABD’nin müttefiki ve İran’ın Körfez komşusu olan Katar ile Pakistan, haziran ayında varılan ve kısa süreli bir ateşkese zemin hazırlayan mutabakat zaptına arabuluculuk yapmıştı. Ancak bu mutabakat, stratejik su yolu üzerindeki anlaşmazlıklar nedeniyle bozuldu. Savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatının yüzde 20’si bu boğaz üzerinden yapılıyordu.
ABD’li askeri komutanlar, İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından aylar önce Hürmüz Boğazı’na yerleştirilen deniz mayınlarının Amerikan güçlerince temizlendiğini öne sürüyor. Trump, su yolunun ulaşıma açık olduğunu defalarca savunurken Devrim Muhafızları Donanması yayımladığı bildiride bu iddiaların “açık bir yalan” olduğunu belirtti ve boğazın İran’ın izni olmadan gemi geçişlerine kapalı kalmayı sürdürdüğünü yineledi.
Cuma günü yayımlanan öncü nakliye verilerine göre, perşembe günü boğazdan yalnızca yedi ticari yük gemisi geçti. Bu sayının bir önceki gün 17 olduğu ve son 10 günlük ortalama olan 15 seviyesinin altına indiği bildirildi.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ntv.com.tr