Ekonomi ve Finans Haberleri

Irak, Hürmüz krizinde Suriye üzerinden Akdeniz’e petrol sevkiyatı başlattı

Irak, Hürmüz krizinde Suriye üzerinden Akdeniz’e petrol sevkiyatı başlattı

Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle Irak, Suriye üzerinden Akdeniz’e petrol sevkiyatına başladı. ABD’nin desteğiyle Basra’dan Banyas Limanı’na uzanacak ve 5,7 milyar dolar değerinde olacak yeni boru hattı projesiyle Suriye’nin alternatif bir enerji koridoru haline gelmesi hedefleniyor.

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki kargo trafiğinin durmasının ardından, Iraklı petrol ihracatçıları nisan ayında Suriye üzerinden geçen bir petrol sevkiyatı zincirini deneme amaçlı başlattı.

Irak’ın güneyindeki rafinerilerden Suriye’nin Banyas Limanı’na petrol taşıyan 5 bin tanker, her gün çölü geçerek Akdeniz’e ulaşıyor.

Başlangıçta deneme olarak başlayan bu geçişler, Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi gereken petrol için önemli bir alternatif haline geldi.

Bu rota, petrol fiyatlarının daha da yükselmesini engelleyen önemli ticaret yollarından biri oldu. Ayrıca, hattın genişletilerek Türkiye’yi de kapsaması gündeme geldi.

The Washington Post’un haberine göre, devrik Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesinden 18 ay sonra Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara yönetimindeki Suriye, uluslararası yaptırımların kaldırılması ve Basra Körfezi’ndeki krizle birlikte kendisini enerji ve mallar için kara yolu koridoru olarak konumlandırıyor.

Bu adıma ABD Başkanı Donald Trump’tan da tam destek geldi. Trump, The Washington Post haberini sosyal medyada paylaşarak “BU HARİKA!” yorumunu yaptı.

DEV BORU HATTI İÇİN HAZIRLIK BAŞLADI

Temmuz ayında Trump yönetimi, Irak’ın güneyindeki Basra’dan Banyas’a günde 2 milyon varil ham petrol taşıyacak ve Chevron’un liderliğinde inşa edilecek yeni bir boru hattına desteğini açıkladı.

Beyaz Saray’ın Suriyeli ve Iraklı yetkililerle duyurduğu projeye ilişkin açıklama yapan Trump’ın özel temsilcisi Tom Barrack, bu adımın Hürmüz Boğazı’nı “önemsiz bir detay” haline getirmeye yardımcı olacağını belirtti.

Yaklaşık 1.600 kilometre uzunluğunda ve 5,7 milyar dolar değerindeki boru hattının inşasının en az iki buçuk yıl süreceği, ayrıca deniz yoluyla yapılan taşımacılığa kesin çözüm olmayacağı vurgulandı.

Boru hattını işletecek olan devlete ait Suriye Petrol Şirketi’nin (SPC) İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmed Kubbeci, Houston merkezli Chevron, Fransa’dan TotalEnergies, Suriyeli ve Katarlı yatırımcıların yer aldığı konsorsiyum ile nihai sözleşmenin eylül ayında imzalanmasının beklendiğini söyledi.

Kubbeci, boru hattının izlenmesi için insansız hava araçları ve gelişmiş gözetleme teknolojilerinin kullanılacağını, projenin ABD’den güvenlik desteği alacağını belirtti ve şu ifadeleri kullandı:

“Sonuçta bu bir Amerikan projesi. Her gün Irak’tan buraya hiçbir güvenlik olayı yaşanmadan 5 bin kamyon geliyor.”

Kubbeci ayrıca, hattın Katar’a uzatılması ve Katar’dan Banyas’a sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyacak başka bir boru hattı inşası için görüşmeler yapıldığını aktardı.

EN ÖNEMLİ SORUN, GÜVENLİK

Uzmanlar, boru hattının İran destekli milislerin denetimindeki batı Irak’tan geçecek olması ve IŞİD hücrelerinin saldırıları nedeniyle güvenlik riski taşıdığına dikkat çekiyor.

Alman Marshall Yardımı kurumu bünyesinde çalışan enerji uzmanı Gabriel Mitchell, bu konuda şu değerlendirmede bulundu:

“Her türlü boru hattı altyapısı için fiziksel güvenliğin sağlanması bir numaralı zorluk olacaktır. Bu, militan saldırılarına karşı hassas bir boru hattı olacak ancak 30 yıllık bir yatırım. Güvenliği kim garanti edecek? Sigorta kapsamını nasıl sağlayabilirsiniz? Hürmüz Boğazı’nda savaş biterse ve uluslararası petrol şirketleri ‘Boğaz açıldığına göre bu yatırımı yapmamıza gerek yok’ diye düşünürse ne olacak?”

Karam Shaar Danışmanlık bünyesinde görev yapan ekonomist Muhammed Ahmed ise Kuveyt ve Bahreyn’in de Akdeniz üzerinden petrol ihraç etmek amacıyla bu hatta bağlanmak isteyebileceğini belirtti.

Suudi Arabistan’ın petrolü Kızıldeniz’e yönlendirdiğini ancak Yemen’deki Husi milislerinin burayı da tehdit ettiğini vurgulayan Ahmed, şu yorumu yaptı:

“İlk kez böyle bir kriz görüyoruz ve bence herkes için en hayati rota Kızıldeniz’den değil, Akdeniz’den geçmek olacaktır.”

Suriye ayrıca, Avrupa’yı Kızıldeniz’e bağlayacak Osmanlı döneminden kalma Hicaz demir yolunun ihyası için Türkiye ve Suudi Arabistan ile, kara yolu taşımacılığı için de Irak ile anlaşmalar imzaladı.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: sozcu.com.tr