Birleşik Krallık’ta stablecoin piyasası için düzenleyici çerçeve oluşturulurken, Lordlar Kamarası Komitesi, İngiltere Merkez Bankası’na stablecoin tutarına getirilecek sınırlamaları yeniden değerlendirmesi çağrısında bulundu.
Finansal Hizmetler Düzenleme Komitesi, 3 Haziran’da yayımladığı “Stablecoin’ler: Düzenlemeyi Beklerken” başlıklı raporunda, rezerv yapısına ilişkin teknik tartışmayı, İngiltere’nin sterlin bazlı bir stablecoin piyasası kurup kuramayacağına dair bir sınava dönüştürdü. Komite, stablecoin’lerin 1:1 oranında desteklenmesini savunurken, finansal istikrar, tüketici koruması ve yasa dışı finansman riskleri oluşturabileceğini de kabul ediyor.
Ancak komitenin asıl eleştirisi, Merkez Bankası’nın önerdiği güvenlik önlemlerinin, henüz İngiltere’de oluşmamış bir piyasa için tasarlanmış olabileceği yönünde. Banka, bireyler için coin başına 20.000 sterlin, işletmeler için ise 10 milyon sterlinlik geçici tutma limitleri öneriyor. Ayrıca, sistemik sterlin stablecoin ihraççılarının, destek varlıklarının en az %40’ını faiz getirisi olmayan şekilde İngiltere Merkez Bankası’nda mevduat olarak tutmasını şart koşuyor.
Lordlar Kamarası raporunda, bu tercihlerin sterlin stablecoin piyasasının gelişip gelişmeyeceğini belirleyebileceği vurgulanıyor. Eğer bir sterlin stablecoin’i yeterli miktarda tutulamaz veya ihraççının iş modelini destekleyecek rezerv geliri sağlayamazsa, İngiltere net kurallara sahip olsa bile, bu kuralların yönetmesi amaçlanan ürünleri geliştirmek isteyen şirket sayısı sınırlı kalabilir.
Kurallar Üzerindeki Baskı
İngiltere Merkez Bankası, Kasım 2025’te yayımladığı danışma belgesinde, sistemik sterlin stablecoin’ler için bölünmüş bir rezerv modeli önerdi. Destek varlıklarının en az %40’ı Merkez Bankası’nda mevduat olarak tutulacak, kalan %60’a kadar olan kısmı ise kısa vadeli, sterlin cinsinden İngiltere devlet tahvillerinde değerlendirilebilecek.
Banka, merkez bankası mevduatlarının, kısa sürede yüksek miktarda itfa talepleri gelirse anında likidite sağladığını belirtiyor. Bu eşik, geleneksel ve kripto piyasalarında yaşanan stres dönemlerinden elde edilen kısa vadeli itfa talepleri tahminleriyle uyumlu olarak belirlendi.
%60’lık devlet tahvili izni, tüm destek varlıklarının faizsiz merkez bankası mevduatında tutulduğu önceki modele kıyasla ihraççıların sürdürülebilirliğini artırmak için getirildi. Ancak bu uzlaşma da baskı altında. Komite, destek varlıklarına ilişkin faiz ve likidite gerekliliklerinin ihraççıların sürdürülebilirliği ve İngiltere’nin rekabet gücü üzerinde önemli etkileri olabileceğini belirtiyor.
Komite, Merkez Bankası’na faizsiz varlık tutma zorunluluğunun etkisini değerlendirmesini ve Banka’da tutulan mevduatların Banka Faiz Oranı üzerinden faizlendirilip faizlendirilmeyeceğini yeniden gözden geçirmesini öneriyor. Ayrıca, destek varlıklarının bileşimine daha esnek yaklaşılması gerektiğini, gerekliliklerin piyasa davranışı ve riskler netleştikçe ilkelere dayalı ve daha az kuralcı bir modele evrilmesi gerektiğini savunuyor.
Aynı mantık, tutma limitleri için de geçerli. Banka’nın önerisi, sistemik bir stablecoin’de birey başına 20.000 sterlin, işletme başına ise 10 milyon sterlinlik limitler getiriyor. Normal faaliyetlerinde daha yüksek bakiyelere ihtiyaç duyan işletmeler için istisnalar öngörülüyor.
Kasım ayında yayımlanan bir basın açıklamasında, Banka bu limitleri, finansal sistem yeni para biçimlerine uyum sağlarken krediye erişimi korumak için geçici araçlar olarak tanımlamıştı.
Komitenin önerisi ise daha net: Sterlin stablecoin piyasasının henüz erken aşamada olduğu dikkate alınarak, Banka’nın büyümeyi izleyip, finansal istikrar riskleri açıkça ortaya çıkarsa tutma limitleri getirmesi gerektiği belirtiliyor. Limitler zorunlu hale gelirse, Banka’nın bunların pratikte uygulanabilirliğini sağlamak için paydaşlarla istişare etmesi öneriliyor.
Merkez Bankası Neden Temkinli?
Banka’nın endişesi yalnızca bankalarla rekabetle sınırlı değil. İngiltere’de banka mevduatları, kredi sisteminde diğer büyük piyasalara kıyasla daha önemli bir rol oynuyor. Mart ayında komiteye sözlü ifade veren Merkez Bankası Finansal İstikrar Başkan Yardımcısı Sarah Breeden, İngiltere’de bankaların hanehalkı kredilerinin yaklaşık %85’ini sağladığını, bu oranın ABD’de %30-40 civarında olduğunu belirtti.
Breeden, mevduatların hızla ödeme stablecoin’lerine kayması ve bu fonların yerine yenisi konmaması halinde, hanehalkı ve işletmelere verilen kredilerde düşüş yaşanabileceğini ifade etti. Bu, finansal istikrar açısından bir “devre kesici” ihtiyacını gündeme getiriyor. Banka, stablecoin’lerin yalnızca kripto işlemlerinde değil, günlük ödemelerde yaygın olarak kullanılacağı bir gelecek için hazırlık yapıyor.
Stablecoin’lerin sosyal medya platformları, e-ticaret ağları, cüzdanlar veya otomatik ödeme araçları üzerinden hızla benimsenmesi halinde, paranın banka mevduatlarından çıkışı, bankalar ve fonlama piyasaları uyum sağlayamadan gerçekleşebilir. Komite de bu riski kabul ediyor. Raporda, stablecoin’lerin finansal istikrar, yasa dışı finansman ve tüketici koruması açısından zorluklar yaratabileceği belirtiliyor.
Ayrıca, 1:1 destek, denetimli rezervler, şeffaflık, yasal güvence ve sistemik ihraççılar için önerilen Merkez Bankası kredi imkanı gibi önlemler olumlu karşılanıyor. Ancak anlaşmazlık, zamanlama ve kuralcılıkta yoğunlaşıyor. Milletvekilleri, sterlin stablecoin piyasasının nasıl işleyeceğine dair yeterli veri olmadan, Banka’nın limit ve rezerv ekonomisi dayatıp dayatmaması gerektiğini sorguluyor.
Koruyucu bir kural seti, banka mevduatlarından düzensiz çıkış riskini azaltabilir. Ancak bu durum, düzenlenmiş stablecoin ürününü, yurtdışında dolar bazlı veya sistemik olmayan alternatiflere kıyasla daha az cazip hale getirebilir.
Küresel stablecoin piyasasının halihazırda büyük ve dolar ağırlıklı olduğu, İngiltere’de ise piyasanın henüz emekleme aşamasında olduğu vurgulanıyor. 2026’da küresel stablecoin piyasasının 310 milyar doların üzerinde olduğu, bunun büyük kısmının ABD doları bazlı stablecoin’ler ve iki ihraççı (Tether ve Circle) tarafından domine edildiği belirtiliyor.
İngiltere için bu durum stratejik bir sorun yaratıyor. Sterlin stablecoin piyasası, sınır ötesi ödemeler, tokenlaştırılmış mutabakat, programlanabilir ödemeler ve ödeme alanında rekabeti destekleyebilir. Ayrıca, sterlin alternatifleri yeterli düzenleyici netlik veya ticari ölçeğe ulaşamazsa, İngiliz kullanıcı ve işletmelerin dolar stablecoin’lerine yönelme riskini azaltabilir.
Komite, İngiltere’nin stablecoin düzenlemesi konusunda ABD ve AB’nin gerisinde kaldığını, ancak artık doğru yönde ilerlediğini belirtiyor. FCA’nın stablecoin ihracı ve kripto saklama hizmetlerine ilişkin danışma süreci, sistemik olmayan tarafı kapsarken, Merkez Bankası’nın kuralları sistemik hale gelen sterlin stablecoin’ler için geçerli olacak.
Bu iki rejim arasındaki geçiş, ihraççıların sürdürülebilir iş planları oluşturabilmesi için anlaması gereken temel alanlardan biri olarak öne çıkıyor.
Sıradaki Sinyal: Taslak Kural Seti
Zamanlama açısından Lordlar Kamarası raporu, yalnızca geriye dönük bir eleştiri değil. Breeden, mart ayında komiteye yaptığı açıklamada, Banka’nın 2026 ortasında taslak kuralları, yıl sonunda ise nihai kuralları yayımlamayı ve stablecoin ihraççılarından başvuruları yıl sonuna kadar almayı beklediğini söyledi.
Bu da bir sonraki politika belgesinin, Banka’nın raporu mevcut modeli değiştirmek için bir gerekçe olarak mı, yoksa mevcut yaklaşımı daha net açıklamak için bir fırsat olarak mı göreceğini gösterecek. İzlenecek başlıca sinyaller arasında, kişi başı limitlerin korunup korunmayacağı, Banka’nın toplam ihraç veya izleme eşiklerine yönelip yönelmeyeceği, %40’lık mevduat oranının ayarlanıp ayarlanmayacağı ve Banka mevduatlarına faiz uygulanıp uygulanmayacağı yer alıyor.
Teşvikler de önemli olacak. Komite, stablecoin’ler için faiz ödenmesine yönelik talebin sınırlı olduğunu belirtirken, ödül, iade veya diğer teşviklerin, sterlin stablecoin piyasasının oluşumu ve İngiltere’nin uluslararası rekabetçiliği üzerinde etkili olabileceğini vurguluyor. Bu konu, stablecoin kurallarını, kart ağları ve finansal uygulamaların ödül yapılarıyla rekabet ettiği daha geniş ödeme piyasasıyla ilişkilendiriyor.
Raporda ayrıca, bir stablecoin’in ne zaman sistemik kabul edileceği konusunda HM Treasury’den daha fazla netlik isteniyor. Bu eşik, bir şirketin yalnızca FCA tarafından mı yoksa hem Banka hem de FCA tarafından mı düzenleneceğini belirlediği için ihraççılar açısından kritik öneme sahip. Geçişin belirsiz olması, ölçeklenmenin kendisinin bir risk haline gelmesine yol açabilir.
CryptoSlate, daha önce İngiltere’de ödeme altyapısına yönelik adımları, Revolut’un sterlin stablecoin deneme süreci ve Merkez Bankası’nın 7/24 mutabakat planları dahil olmak üzere gündeme taşımıştı.
Lordlar Kamarası raporu ise tartışmayı farklı bir noktaya taşıyor: İngiltere’nin stablecoin kural seti, tokenlaştırılmış ödemeler sisteme entegre olduğunda, sterlin piyasasının ticari anlamda büyümesine izin verecek mi?
Merkez Bankası düzenlemeleri hâlâ netleştiriyor ve komite finansal istikrarı koruyacak önlemler talep etmeye devam ediyor. Yeni baskı ise, Banka’nın aldığı önlemlerin, sterlin stablecoin piyasası oluşmadan bu piyasayı engellemeyeceğini kanıtlaması yönünde.
Bu süreç, İngiltere’nin kripto merkezi olma iddiası için kritik bir sınav niteliğinde. Sıradaki taslak kurallar, Banka’nın stablecoin koruma duvarının geçici bir önlem mi, devam eden bir yeniden tasarım mı yoksa ihraççıların sterlin piyasasına girmesini engelleyecek bir maliyet mi olacağını gösterecek.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cryptorank.io