Analist Notları

İlk hissede aranan şey en iyisi değil, anlaşılır olandır

İlk hissede aranan şey en iyisi değil, anlaşılır olandır

İlk hisse seçimi çoğu zaman yanlış bir soruyla başlar: hangi hisse en çok yükselir? Bu soru güvenilir biçimde cevaplanabilseydi, 650’yi aşkın şirketin işlem gördüğü bir piyasada kimse ikinci bir soru sormazdı. Daha kullanışlı soru şu: hangi şirketin ne yaptığını, nasıl para kazandığını ve hangi haberde neden hareket ettiğini takip edebilirsin?

Birinci başlık işin kendisi. Şirket ne satıyor, kime satıyor, geliri hangi para biriminde oluşuyor? İhracat ağırlıklı bir sanayi şirketi ile iç talebe bağlı bir perakende şirketi aynı habere farklı tepki verir. Anlaşılmayan bir iş modeli, fiyat dalgalandığında tutunacak bir gerekçe bırakmaz.

İkinci başlık likidite. Haziran ile Eylül 2026 arasında BIST 100 şirketlerinde hisse başına ortalama günlük işlem hacmi 1,9 milyar TL iken, endeks dışındaki şirketlerde 162 milyon TL civarındaydı. Düşük hacimli bir hissede alış ve satış fiyatları arasındaki fark açılır, görece büyük emirler fiyatı kendi başına hareket ettirir. Likidite bir getiri göstergesi değil, bir uygulama kolaylığı göstergesi.

Üçüncü başlık finansal tablolar ve burada üç kalem başlangıç için yeterli: satış gelirleri, FAVÖK ve net borç. Satışların büyüyüp büyümediği, FAVÖK marjının yönü (FAVÖK bölü satış gelirleri) ve borcun yönetilebilirliği birkaç çeyreklik seriyle görülebilir. Net borcun negatif olması, şirketin net nakit pozisyonunda olduğunu gösterir.

Dördüncü başlık çarpanlar. F/K ve PD/DD gibi oranlar tek başına pahalı ya da ucuz demez, karşılaştırma aracıdır. Aynı sektördeki benzer şirketlerle ve şirketin kendi tarihsel bandıyla birlikte okunduğunda anlam kazanır. Farklı sektörlerin çarpanlarını yan yana koymak yanıltır, çünkü bankacılık, perakende ve sanayi şirketlerinin bilanço yapıları birbirinden farklıdır.

Beşinci başlık kamuya açıklanan bilgi. KAP bildirimleri, finansal rapor takvimi ve genel kurul kararları herkese aynı anda açıktır. Bir şirketi takip etmenin en düşük maliyetli yolu, bildirimlerini düzenli okumaktır. Borsa İstanbul’un tedbir uygulamaları da bu takibin parçası, çünkü tedbir kapsamındaki bir hissede işlem koşulları değişebilir.

Bu beş başlığın vermediği bir şey var: kesinlik. Hiçbiri sonucu garanti etmez, sadece kararı gerekçeli hale getirir. Gerekçesi olan bir pozisyon, fiyat dalgalandığında yeniden değerlendirilebilir. Gerekçesi olmayan bir pozisyonda ise elde yalnızca fiyat kalır.

Başlangıç için tek bir şirketi bu beş başlıkla baştan sona okumak, on şirkete yüzeysel bakmaktan daha fazla şey öğretir. İlk hisse bir portföyün tamamı değil, bir yöntemin ilk denemesi.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı