Merkeziyetsiz borsa Hyperliquid üzerinde işlem gören sürekli vadeli işlemler (perpetual futures), son bir yılda büyük ilgi görüyor. Yatırımcılar, kripto fiyatları üzerinde 7/24 pozisyon alabilme imkânı nedeniyle platforma yöneliyor. Ancak Hyperliquid’in platformu şu anda ABD’li yatırımcılara açık değil.
ABD eski Başkanı Donald Trump, yönetiminin Hyperliquid’in ABD’de tamamen yasal ve uyumlu şekilde faaliyet göstermesi için çalıştığını açıkladı. Bu açıklama, platformun ABD pazarına nasıl entegre edileceği sorusunu gündeme taşıdı.
Geçen ay Trump, ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nun (CFTC), Hyperliquid’in ABD’ye getirilmesi için çalışacağını belirtmişti. Ardından, bir kripto borsasının ana şirketi, CFTC ile iş birliği yaparak ABD’li kayıtlı kullanıcılara Hyperliquid ve onun Katman 1 blok zinciriyle bağlantılı perpetual ürünlere Bitnomial üzerinden erişim sunmayı hedeflediğini duyurdu. Bitnomial, CFTC tarafından düzenlenen bir platform olarak öne çıkıyor.
Nansen Araştırma Analisti Nicolai Sondergaard, bu düzenlemenin Hyperliquid’in mevcut platformunu ABD’li kullanıcılara doğrudan açmadan, temel teknoloji, likidite veya piyasa tasarımı gibi unsurları sağlayabileceğini belirtiyor. Sondergaard, ABD’ye özel olarak Hyperliquid altyapısı etrafında inşa edilecek ayrı bir ürünün planlandığını, ancak nihai yapının henüz resmen açıklanmadığını ifade etti.
Sondergaard’a göre, Hyperliquid’in mevcut platformu ile ABD’ye yönelik yeni ürün arasındaki ayrım kritik önem taşıyor. Şu anda ABD’li kullanıcılar teknik olarak Hyperliquid’e zincir üstü erişim sağlayabilse de, platformun kullanım şartları ABD’li kişilere kısıtlama getiriyor.
Sondergaard, önerilen düzenlemenin, düzenlenmiş bir aracı kurum üzerinden KYC (müşterini tanı), yaptırım taraması, müşteri fonlarının korunması ve üründen sorumlu net bir yasal yapı ile resmi bir erişim yolu sunacağını belirtti. Ancak bu durumda, ABD’li kullanıcıların mevcut izinsiz platforma kıyasla daha az piyasa, daha düşük kaldıraç ve daha temkinli risk kontrolleriyle karşılaşması bekleniyor.
Yine de Sondergaard, Hyperliquid’in tamamen KYC ile sınırlandırılmaması gerektiğini düşünüyor. Ona göre, kapsamlı KYC uygulamaları, meşru kullanıcılar için gizlilik ve izinsiz erişimi ortadan kaldırırken, likiditenin yurt dışına kaymasına yol açabilir. Sondergaard, düzenlenmiş bir ABD erişim katmanının, tüm küresel piyasayı tek bir modele zorlamadan, kullanıcılar için uyumlu bir seçenek sunduğunu vurguluyor.
CFTC ve SEC’in Rolü
CFTC ile birlikte ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC), saklama ve mevcut yönlendirme standartlarıyla ilgili kuralları yeniden yorumlamak için sürece dahil olması gerekecek. Eski SEC başdanışmanı ve şu anda gerçek varlık platformu tx’in kurucu ortağı olan Ashley Ebersole, bu sürecin Payward’ın teklifinden önce gündeme geldiğini belirtti.
Ebersole, Bitnomial ile Hyperliquid arasındaki iş birliğinin, Hyperliquid’in ABD yol haritasında düzenleyici açıdan önemli bir avantaj sağladığını ifade etti. Ona göre, bu tür ortaklıklar, Hyperliquid’in tek başına ilerlemesi halinde aylar veya yıllar sürecek düzenleyici altyapıyı hızlandırıyor. Sunulacak varlıkların hâlâ onaylanması gerekiyor, ancak Kraken ve Bitnomial’in sürece dahil olması, ürünlerin ABD’de piyasaya sürülme sürecini ciddi şekilde hızlandırıyor.
Bazı gruplar, iki kurumun birlikte çalışmasını talep ediyor. Geçen ay Hyperliquid Policy Center, SEC ve CFTC’ye perpetual sözleşmeler için uyumlu bir çerçeve benimsemeleri çağrısında bulundu.
CFTC, perpetual ürünlerin düzenlenmiş ABD piyasalarına entegrasyonu için adımlar atıyor. Mayıs ayında, KalshiEX ve Coinbase’in bitcoin perpetual vadeli işlemlerini ABD’de listelemesine onay verdi. Perşembe günü ise Coinbase, hisse senedi perpetual ürünlerini listelemek için SEC’e başvuru yaptığını açıkladı.
Ancak SEC ve CFTC’de kural değişiklikleri genellikle yavaş ilerliyor. Ebersole, düzenleyiciler hızlı hareket etse bile, değişikliklerin tamamlanmasının bir yılı bulabileceğini belirtiyor.
Trump yönetimi ve Trump’ın kendisi, ABD’nin finansal dünyada liderliğini sürdürmesi konusunda oldukça boğa yönlü bir tutum sergiliyor. Ancak 2028 başkanlık seçimleri, bu önceliklerin değişmesine yol açabilir.
Ebersole, mevcut yönetim döneminde sonuç alınamazsa, sonraki yönetimin yaklaşımının belirleyici olacağını ifade ediyor.
Piyasalarda Yeni Dönem
ABD piyasaları onlarca yıldır ağırlıklı olarak 09:30-16:00 saatleri arasında açık kalıyor ve tatil ile hafta sonlarında kapalı oluyor. Ancak borsalar ve diğer piyasa operatörleri, 7/24 işlem modeline geçişle birlikte bu geleneksel yapıyı sorgulamaya başladı. CME gibi büyük platformlar, haftada beş gün neredeyse 24 saat likidite sunuyor.
Hyperliquid’in ABD’de faaliyete geçmesi, geleneksel piyasalar üzerindeki dönüşüm baskısını artırabilir. Ebersole, Hyperliquid’in ABD’de faaliyete başlaması halinde, mevcut piyasaların yeni rakibin sunduğu özelliklere yönelmek için ek motivasyon bulacağını belirtiyor.
Hyperliquid ve perpetual ürünlerin büyümesi, bazı endişeleri de beraberinde getiriyor. Americans for Financial Reform ve Demand Progress’te kripto ve finansal teknoloji direktör yardımcısı Mark Hays, yönetimin Hyperliquid gibi platformlara verdiği desteğin geçmişte sorunlu sonuçlar doğurduğunu ve finansal istikrarsızlığa yol açabileceğini savunuyor.
Hays, Trump yönetiminin Kraken ve Hyperliquid gibi kripto şirketlerinin ABD piyasalarına hızlı erişimini kolaylaştırma çabasının şaşırtıcı olmadığını, ancak düzenleyicilerin geçmişten ders çıkarmadığını ve bunun ABD finansal piyasalarında geniş çaplı etkiler yaratabileceğini belirtti.
CME CEO’su Terrence Duffy, kripto perpetual ürünlerine karşı çıkarak bunları “felakete davetiye” olarak nitelendirdi ve CFTC’nin perpetual vadeli işlemleri onaylaması nedeniyle kuruma dava açtı.
Ebersole, geleneksel piyasa oyuncularının kendi alanlarını korumak istediğini, Kongre’de bankalar ile kripto sektörü arasında stablecoin ödülleri konusunda yaşanan tartışmaları örnek göstererek vurguladı. Bu paydaşlar, perpetual ürünlerde yeni girişimcilerin mevcut kurallara uymasını talep edebilir.
Ebersole, ayrıca düzenleyici açıdan bakıldığında, mevcut kurallara uymayan ürünlerin piyasaya sunulmaması gerektiği yönünde bir yaklaşımın da öne çıkabileceğini, bu nedenle kural değişikliklerinin gerekli olduğunu ifade etti.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: theblock.co