İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol arayışı, enerji piyasasında bazı katılımcıların dünyanın en önemli enerji ve ticaret geçiş noktalarından biri olan Malakka Boğazı’nda da geçiş ücretleri uygulanabileceği endişesini gündeme getirdi.
Bu gelişme, Hürmüz Boğazı’nın iki yakasında yer alan İran ve Umman’ın, ABD’ye boğazın ortak yönetimi ve idari ücretlerin toplanmasını içeren bir teklif sunduğu yönündeki haberlerin ardından geldi.
Geçtiğimiz ay ABD ve İran arasında imzalanan bir mutabakat zaptına göre, gemiler 60 gün boyunca bu su yolunda güvenli ve serbest şekilde seyredecek. Hürmüz Boğazı, dünya petrol trafiğinin yaklaşık %20’sini taşıyor.
Bu sürenin ardından, boğazın gelecekteki yönetimi ve denizcilik hizmetleri, İran ve Umman’ın diğer Körfez ülkeleriyle yapacağı görüşmeler sonucunda, uluslararası hukuk ve kıyı devletlerinin egemenlik hakları çerçevesinde belirlenecek.
Hürmüz Boğazı’ndan geçiş için bir hizmet planı oluşturulması fikri, özellikle yatırımcılar arasında, benzer uygulamaların diğer stratejik deniz yollarında da hayata geçirilebileceği endişesini artırdı.
Ancak denizcilik uzmanları, Malakka Boğazı’nda geçiş ücretlerinin uygulanması ihtimaline karşı oldukça şüpheci yaklaşıyor.
Rystad Energy emtia piyasaları başkan yardımcısı Janiv Shah, bazı yatırımcıların Malakka Boğazı’nda geçiş ücretleriyle ortaya çıkabilecek bir petrol şokuna dair “biraz tedirgin” olmaya başladığını belirtti.
Shah, CNBC’ye yaptığı açıklamada, “Eğer İran Hürmüz Boğazı’nda bir geçiş ücreti uygulamaya başlarsa, benzer bir uygulamanın başka yerlerde de gündeme gelmesi mümkün. Hacim açısından en kritik olan ise Malakka Boğazı” dedi.
Shah, bu tür bir uygulamanın hayata geçirilmesinin uzun zaman alabileceğini, çünkü hacim açısından çok büyük bir öneme sahip olduğunu da ekledi.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi’ne göre, Asya ve Okyanusya’nın ana dar boğazı olan Malakka Boğazı, 2025’in ilk yarısında toplam deniz yoluyla taşınan petrolün %29’unu oluşturdu.
Her yıl boğazdan geçen toplam petrol akışının %70’inden fazlasını ham petrol, kalanını ise petrol ürünleri oluşturuyor.
Yaklaşık 900 kilometre uzunluğundaki bu su yolu, Doğu Asya’dan Ortadoğu ve Avrupa’ya en kısa deniz rotasını sağlıyor. Boğaz, Endonezya, Tayland, Malezya ve Singapur tarafından çevreleniyor.
Malakka Boğazı: Kritik bir dar boğaz, ancak sıcak çatışma noktası değil
Nisan ayında Endonezya Maliye Bakanı Purbaya Yudhi Sadewa, ülkenin Malakka Boğazı’ndan geçen gemiler için geçiş ücreti uygulayabileceğini öne sürmüş, ancak daha sonra bu fikirden vazgeçmişti. Endonezya kıyıları, Malakka Boğazı’nın güney sınırını tamamen oluşturuyor.
Uluslararası hukuk, uluslararası seyrüseferde kullanılan boğazlardan serbest geçişi garanti altına aldığı için, böyle bir ücretlendirme sistemi yasal olmayacaktır.
Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto ve Singapur Başbakanı Lawrence Wong, pazartesi günü Endonezya’nın başkentinde yaptıkları görüşmenin ardından, boğazdan gemilerin engelsiz geçişine olan bağlılıklarını yinelediler.
Sydney merkezli Lowy Institute’un Güneydoğu Asya programı direktörü Hunter Marston, 23 Haziran’da yayımlanan notunda, Malakka Boğazı’nın “kolaylıkla” bir dar boğaz tanımına uyduğunu, ancak sıcak bir çatışma noktası olmadığını belirtti.
Marston, Malakka Boğazı Devriyesi (MSP) sayesinde su yolunun küresel ticarete açık kaldığını vurguladı. MSP, Endonezya, Malezya, Singapur ve Tayland tarafından ortaklaşa yönetiliyor.
Marston, bu düzenlemenin tüm taraflara ve küresel ekonomiye fayda sağladığını, bu kurum olmasaydı Malakka Boğazı’nın da Hürmüz Boğazı kadar keyfi kapatılma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.
Alternatif rotalar
Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) analistleri, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki adımlarının, bir deniz dar boğazını kontrol etmenin bir ülkenin gücünü ve caydırıcılığını “önemli ölçüde artırabileceğini” gösterdiğini belirtti.
CSIS analistleri, Güney Çin Denizi’nde risklerin “daha da yüksek” olduğunu, özellikle de dünyanın başlıca ekonomik merkezlerini birbirine bağlayan iki stratejik su yolunun — Malakka Boğazı ve Tayvan Boğazı — varlığı nedeniyle dikkat çekti.
CSIS’in 1 Temmuz’da yayımladığı analizde, “İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen trafiği kontrol etme ve ücretlendirme çabaları, devletlerin Malakka Boğazı’nda da benzer girişimlerde bulunabileceği yönündeki endişeleri yeniden alevlendirdi. Çin’in Tayvan’a karşı güç kullanma tehditleri de Tayvan Boğazı’nı dünyanın en kritik jeopolitik sıcak noktalarından biri haline getirdi” ifadelerine yer verildi.
Analistler, bu iki ana boğazdan herhangi birinin kesintiye uğraması halinde alternatif rotaların mevcut olduğunu, ancak bunun maliyetli olacağını da ekledi.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cnbc.com