Hürmüz’de petrol önce geçecek, gübre tedariki belirsizliğini koruyor

Google News Icon Takip Et

ABD ile İran arasında varılan geçici barış anlaşması, Hürmüz Boğazı’ndaki bazı kritik sorulara yanıt vermekte yetersiz kalıyor. Özellikle ham petrol dışındaki ürünlerin yeniden ne zaman taşınmaya başlayacağı belirsizliğini koruyor.

Hürmüz’den geçişte gübre bileşenleri, petrol ve petrol ürünlerine kıyasla daha düşük önceliğe sahip olabilir. Sadece birkaç sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatı hâlâ boğaz çevresinde bekliyor. Ancak Katar’daki gaz sahalarının savaş sırasında zarar görmesi nedeniyle bu pazarda yıl sonuna kadar aksaklıkların sürmesi bekleniyor. Konteyner taşımacılığı yapan şirketler ise bölgeye dönmek için acele etmiyor; daha fazla netlik beklediklerini belirtiyorlar.

ABD-İran anlaşmasının metni henüz yayımlanmadı ve birçok soru yanıtsız kaldı. Washington ve Tahran, anlaşmanın bazı detayları üzerinde hâlâ uzlaşmaya varamadı. Özellikle boğazdan geçişin ücretsiz olup olmayacağı tartışılıyor. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran’ın geçiş ücreti almayı planlamadığını ancak seyir hizmetleri, çevre koruma ve gemi sigortası için ücret talep edeceğini belirtti.

Rapidan Energy Group analisti Jenna Delaney, petrol tankerlerinin trafiğinin de hemen barış dönemi seviyelerine dönmeyeceğini ifade etti. Rapidan, önümüzdeki ay itibarıyla boğazdan geçişte askeri bir kısıtlama olmayacağını öngörüyor. Ancak Delaney, bu durumun gemi trafiğinin eski seviyelere döneceği anlamına gelmediğini vurguladı.

Morgan Stanley analistleri ise salı günü yayımladıkları notta, tanker akışının normale dönmesinin birkaç hafta sürebileceğini belirtti. Analistler, eylül ayına kadar Ortadoğu’daki ham petrol üretiminin yaklaşık yarısının yeniden devreye girmesini, aralık ayında ise bu oranın %80’e ulaşmasını bekliyor.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bazı ülkeler, üretimi savaş öncesi seviyelere çıkarmada daha başarılı olabilirken, altyapısı ciddi zarar gören Katar gibi ülkeler için bu süreç daha zorlu geçebilir.

Gübre, ‘birinci öncelik’ değil

Barış döneminde, dünya ham petrolü ve petrol ürünlerinin yaklaşık %20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçiyordu. Savaşın şubat sonunda başlamasından bu yana ise boğazda trafik durma noktasına geldi.

Gübre bileşenlerinde ise oranlar daha yüksek. Küresel üre arzının yaklaşık %40’ı ve fosfat üretiminde kullanılan kükürdün yaklaşık %50’si daha önce Hürmüz’den taşınıyordu.

Bloomberg Intelligence’tan gübre ve tarım piyasaları analisti Alexis Maxwell, boğazın yeniden açılmasıyla birlikte, arkada kalan ürünler için yoğun bir rekabet yaşanacağını ve gübre taşımacılığının kademeli olarak başlayacağını, ilk önceliğin ise petrol ve türevlerinde olacağını belirtti.

Maxwell, çiftçilerin gübre konusunda belirli zamanlamalara ihtiyaç duyduğunu da ekledi. Örneğin, haziran ayında ihraç edilen üre, Avrupa Birliği’nde kışlık buğday, Brezilya’da ise mısır ve kahve için kullanılıyor.

Kükürt ise gübre fiyatları açısından en kritik unsur olarak öne çıkıyor. Üre fiyatları gerilerken, kükürt fiyatları hâlâ rekor seviyelerde seyrediyor. Kükürt arzındaki sıkıntı ve yüksek fiyatlar, fosfatı dünya çiftçilerinin çoğu için ulaşılmaz kılıyor.

Maxwell, Basra Körfezi’nde çoğunluğu üre yüklü yaklaşık 40 kuru yük gemisinin hâlâ beklediğini söyledi. Bölgedeki gübre üreticilerinin operasyon oranları ve savaş sırasında zarar görüp görmedikleri ile üretime ne kadar hızlı dönebilecekleri ise belirsizliğini koruyor.

Maxwell, “Günler değil, haftalardan bahsediyoruz” dedi.

Kpler analisti Alexis Ellender ise şu aşamada piyasaların geçişlerin ‘ilk gelen ilk geçer’ esasına mı yoksa bir sıra sistemine mi tabi olacağını bilmediğini belirtti. Ayrıca, geçiş veya transit ücretlerinin talep edilip edilmeyeceği de net değil. Ellender, bu faktörlerin gübre ticaretinin hızını etkileyeceğini söyledi.

Taşımacılık şirketleri netlik bekliyor

Dünyanın en büyük taşımacılık şirketlerinden bazıları da bekle-gör yaklaşımı benimsiyor.

Danimarkalı Maersk (MAERSK.B), Ortadoğu’daki gelişmeleri yakından izlediklerini açıkladı. Alman Hapag-Lloyd (HLAG) ise mevcut bilgileri değerlendirdiklerini ve boğazdan geçiş için risk analizini yeniden yaptıklarını belirtti.

Her iki şirket de savaş ve Hürmüz çevresindeki belirsizlik nedeniyle Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz üzerinden yapılan taşımacılık rotalarını askıya aldı. Gemiler, Ümit Burnu üzerinden yönlendiriliyor.

Maersk, yorum talebine yanıt vermezken, Hapag-Lloyd sözcüsü şirketin inceleme için bir takvimi olmadığını ve bölgedeki dört gemisini ancak güvenli olduğu kesinleştiğinde geçişe hazırlayacaklarını söyledi.

Savaş sırasında İran tarafından vurulan gemiler arasında, Maersk’e kiralanan bir Hapag-Lloyd konteyner gemisi de bulunuyor. İngiliz Kraliyet Donanması’na bağlı UK Maritime Trade Operations, şubat sonundan bu yana Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde 58 olay raporu aldıklarını, bunların 31’inin saldırı olduğunu bildirdi.

Katar’ın LNG’si de belirsiz

ABD, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatçısı konumunda. Katar ve Avustralya ise ikinci sırada yer alıyor. Katar LNG’si ağırlıklı olarak Asya ülkelerine tedarik sağlıyor. Ancak çatışmanın başında, İran’ın altyapıya yönelik saldırıları nedeniyle Katar LNG üretimini durdurdu.

Rapidan’dan doğal gaz analisti Alex Munton’a göre, Basra Körfezi’nde hâlâ yüklü sadece iki LNG gemisi bekliyor. Savaş başladığında yüklenen gemilerin çoğu bölgeden ayrıldı.

Ancak Katar LNG altyapısındaki hasar nedeniyle, savaş öncesi operasyon seviyelerine dönülmesi aylar sürebilir.

Munton, Katar’ın temmuz ve ağustos aylarında operasyonlara kademeli olarak yeniden başlayacağını, eylül ve ekim aylarında üretimi artıracağını ve kasım ayında savaş öncesi LNG kapasitesinin yaklaşık %80’ine ulaşabileceğini öngörüyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: morningstar.com