Teknoloji hisselerinde bu hafta satış baskısı belirgin şekilde arttı. Çin merkezli Moonshot AI’ın 17 Temmuz’da tanıttığı Kimi K3 modeli, piyasalarda kısa sürede “DeepSeek 2.0” endişesi yarattı. Buna, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapısına yaptığı harcamaların sürdürülebilirliğine yönelik soru işaretleri de eklenince PHLX Yarı İletken Endeksi haftayı yaklaşık %10 düşüşle tamamladı. Bu, Nisan 2025’ten bu yana görülen en sert haftalık kayıp oldu.
Böyle dönemlerde yatırımcıların önündeki temel soru da değişiyor: Sert düşüşleri alım fırsatı olarak mı değerlendirmek gerekiyor, yoksa satışların gerçekten bozulan temelleri yansıtıp yansıtmadığını görmek için biraz daha beklemek mi?
Alphabet’in bilançosunun ardından hissesinin %7, Tesla’nın ise %14 gerilemesiyle Nasdaq, haftanın en zayıf majör endeksi oldu. Üstelik büyük teknoloji şirketlerinin sermaye harcamalarının faaliyet nakit akışına oranı 2023’teki %33 seviyesinden 2026’da %93’e kadar yükselmiş durumda. Başka bir ifadeyle şirketler, ürettikleri nakdin çok daha büyük bölümünü yeni yatırımlara ayırıyor. Bu yatırımlar beklenen getiriyi sağlayamazsa şirketlerin hata payı da oldukça daralabilir.
Bu nedenle yalnızca “çok düştü” düşüncesiyle alım yapmak yeterli olmayabilir. Asıl önemli olan, satış dalgasında fiyatı gerileyen şirketler arasında bilançosu güçlü, değerlemesi makul ve büyüme beklentileri korunmuş olanları ayırabilmek.
Bu amaçla kullandığımız ilk kriter, ileri F/K oranının 16’nın altında olması. Teknoloji şirketlerinin önemli bölümünün 25-30 civarında çarpanlarla işlem gördüğü düşünüldüğünde, 16 seviyesi oldukça sıkı bir eşik. Bu filtre, yalnızca son düşüşle ucuzlayan şirketleri değil, satışlar başlamadan önce de aşırı pahalı olmayan hisseleri öne çıkarıyor.
İkinci kriter, analist konsensüs derecelendirmesinin 1,5’in altında kalması. Bu seviye, analistlerin büyük çoğunluğunun hisse için güçlü alım görüşüne sahip olduğunu ve nötr ya da satış tavsiyelerinin oldukça sınırlı kaldığını gösteriyor. Teknoloji sektörünün genelinde satış baskısı yaşanırken analist desteğinin bu kadar güçlü şekilde korunması önemli bir ayrım yaratıyor.
Üçüncü kriter ise analistlerin ortalama hedef fiyatına göre yükseliş potansiyelinin %50’nin üzerinde olması. Bu kadar geniş bir farkın oluşması iki anlama gelebilir: Piyasa, satış sırasında temelleri güçlü şirketleri de gereğinden fazla cezalandırmış olabilir veya analistlerin hedef fiyatları henüz yeni piyasa koşullarına göre aşağı yönlü güncellenmemiş olabilir. Bu nedenle hedef fiyat potansiyelini tek başına değil, değerleme ve analist görüşleriyle birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Bu üç şartı aynı anda sağlayan şirket sayısı doğal olarak oldukça sınırlı. Çünkü hem düşük çarpanla işlem gören hem analistlerin güçlü şekilde desteklediği hem de yüksek hedef fiyat potansiyeli sunan bir teknoloji hissesi bulmak kolay değil. Ancak filtreyi değerli kılan nokta da tam olarak bu. Listeye giren şirketlerin yalnızca yapay zekâ değerlemelerine yönelik endişeler nedeniyle değil, sektördeki genel riskten kaçış nedeniyle gerilemiş olma ihtimali daha yüksek.
Kullandığımız filtreler:
İleri F/K < 16
Konsensüs derecelendirmesi < 1,5
Konsensüs hedef fiyat potansiyeli > %50

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için:
Midas Sorumluluk Beyanı