Hindistan’ın son yıllardaki en kapsamlı nükleer reformunu hayata geçiren yeni yasa sonrası hazırlanan taslak çerçeve, yabancı reaktörler için ek onay gereklilikleri getiriyor. Uzmanlara göre bu durum, şirketleri ithalat yerine yerli teknolojiye yönlendirebilir ve yeni sermaye ile uzmanlık akışını sınırlayabilir.
Geçen yıl kabul edilen yeni nükleer yasa ile Hindistan’ın sıkı şekilde kontrol edilen nükleer sektörü özel şirketlere açılmış ve yabancı teknoloji ile yatırımların önü açılmıştı.
Ülke, önümüzdeki yirmi yılda nükleer enerji kapasitesini yaklaşık on kat artırarak 100 gigavat seviyesine çıkarmak için sektörün ihtiyaç duyduğu yaklaşık 210 milyar dolarlık yatırıma güveniyor. Bu hedef, Hindistan’ın halen elektrik üretiminin büyük kısmını sağlayan kömüre bağımlılığını azaltma çabasının temel taşlarından biri olarak görülüyor.
Ülkenin tek nükleer santral işletmecisi ve teknoloji sahibi NPCIL, 2032’ye kadar 14 gigavatlık bir kapasite artış programını yürütüyor. Bu nedenle özel sermaye ve yeni reaktör teknolojileri, hükümetin 100 gigavatlık nükleer hedefini yakalaması için kritik önemde.
Tata Power, Adani Power ve Reliance Industries gibi Hintli holdinglerin yanı sıra Rusya’dan Rosatom, Fransa’dan EDF ve ABD merkezli GE Hitachi gibi yabancı şirketler de hükümetle görüşmeler gerçekleştirdi.
Ancak sektör kaynakları, istişare süreci devam ettiği için isimlerinin açıklanmasını istemeyerek, yatırım taahhüdü vermeden önce nihai kuralları görmek istediklerini belirtti.
Tata Power, Adani Power, Reliance Industries, Rosatom, EDF ve GE Hitachi’ye yöneltilen sorular yanıtsız kaldı. Şirketlerin, taslak kurallar ve düzenlemelerle ilgili görüşlerini hükümete iletmek için 4 eylüle kadar süresi bulunuyor.
Taslak çerçeveye göre, ithal reaktör kurmak isteyen şirketlerin, reaktörün menşe ülkesinden operasyonel ve lisans sertifikaları alması ve inşaata başlamadan önce Hindistan Atom Enerjisi Düzenleyicisi’nden ayrı bir tasarım onayı alması gerekecek.
PLR Chambers hukuk bürosunun yönetici ortağı Suhaan Mukerji, “Kurallar, yerli teknoloji ile dışarıdan gelen teknoloji arasında ayrım yaparsa ve yabancı teknoloji ancak faal bir santral varsa dikkate alınırsa, Hindistan’ı küresel nükleer rönesansın lideri yapabilecek yeni nükleer yasanın vaadinden geri adım atmış oluruz” dedi. Mukerji, taslak kuralların etkileri de dahil olmak üzere Hindistan’ın nükleer genişleme planlarında fırsatları değerlendiren yerli ve yabancı şirketlere danışmanlık yapıyor.
Mukerji özellikle küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisinin bu şartlarda “rafa kalkacağını” belirtti.
Hindistan, SMR’leri daha küçük boyutları ve düşük ilk yatırım maliyetleri nedeniyle umut vadeden bir teknoloji olarak görüyor. Ancak çoğu tasarım henüz küresel ölçekte ticari kullanıma yeni başlıyor ve bu da Hindistan’ın önerdiği kurallar kapsamında uygunluklarını sınırlayabilir.
Ülkenin Atom Enerjisi Dairesi, Reuters’ın sorularına yanıt vermedi.
Çerçevenin hazırlanmasında yer alan üst düzey bir hükümet yetkilisi, güvenliğin önceliklendirildiğini ve uluslararası nükleer düzenleyici uygulamalarla uyumlu olunduğunu söyledi.
Ancak sektör yöneticileri, Yeni Delhi’nin daha olgun nükleer piyasalara uygun bir yaklaşım benimsemesi halinde yeni teknolojilere erişimini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti.
Taslak belgede öngörülen süreçler, onay sürelerinin uzamasına da yol açabilir.
Mukerji, “Daha önce sektör tamamen devlet kontrolündeyken, saha onayları, kazı ve inşaat izinleri nihai tasarım onayı beklenirken eşzamanlı ilerleyebiliyordu” dedi.
Şimdi ise geliştiriciler başvuru yapabiliyor ancak başvurular, tasarım onayı alınana kadar işleme alınmıyor.
Mukerji, “Bu durum, hükümetin koyduğu hedefe ulaşmayı zorlaştıracak” dedi.
SKV hukuk bürosu ortağı ve Hintli enerji şirketlerine danışmanlık yapan Shri Venkatesh ise, tasarım onayları için bağlayıcı bir takvim olmamasının proje geliştirmede gecikmelere yol açabileceğini söyledi.
TİCARİ DETAYLAR EKSİK
Taslak nükleer kurallar, yatırımcıların bekleyebileceği getiriler, tarifelerin nasıl belirleneceği ve potansiyel işletmecilerin karşılaması gereken asgari mali ve teknik yeterlilikler gibi yatırım ile ilgili birçok soruyu yanıtsız bırakıyor.
Son sekiz ayda federal atom enerjisi dairesiyle en az bir düzine görüşme yapan Hintli ve yabancı şirketler, bu konuların yanı sıra yakıt tedariki, yakıt yeniden işleme ve güvenlik alanı gereklilikleriyle ilgili detayların netleşmesini talep etti. Konuya yakın dört şirket yöneticisi ve iki hükümet yetkilisi, bu bilgileri paylaştı.
İki hükümet yetkilisi, daha önce bakanlıklar arasında dolaşıma giren taslak kurallarda, yeterlilik ve tarife belirleme gibi konularda beş yılda bir gözden geçirme hükümleri de dahil olmak üzere daha ayrıntılı düzenlemeler bulunduğunu söyledi.
Kamuoyu görüşüne açılan versiyonda ise bu ayrıntıların çoğu yer almıyor. Bu durumun, yatırım kararlarının gecikmesine yol açabileceği ifade edildi.
Venkatesh, “Taslaklarda yer alan rakamlar ağırlıklı olarak operasyonel nitelikte; yani bir lisans sahibinin sistemde nasıl hareket edeceğini düzenliyor” dedi.
“Ancak bir projenin finansmana değer olup olmadığını belirleyecek rakamları bulmak daha zor. Bu sayıların bir kısmı ileride yayımlanacak bildirimlere bırakılmış durumda.”
Nükleer kurallar ve düzenlemelerin, kamuoyu istişaresinin ardından yaklaşık üç ay içinde nihai hâlini alması bekleniyor.
(1 ABD doları = 95,4125 Hindistan rupisi)
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: marketscreener.com