Küresel kripto para borsası OKX, Güney Kore’nin ikinci en büyük aracı kurumu olan Korea Investment & Securities ile birlikte, Güney Kore merkezli kripto borsası Coinone’un yaklaşık %20’lik hissesini satın almak için görüşmeler yürütüyor. Taraflardan hiçbiri bu görüşmeleri doğrulamadı ve anlaşma henüz sonuçlanmadı. Ancak müzakerelerin şekli, Güney Kore’nin kripto piyasasını nasıl yeniden yapılandırdığına dair önemli ipuçları veriyor.
Buradaki esas konu, anlaşmanın kendisinden ziyade, bu sürecin Güney Kore’de dijital varlıklar ile bireysel yatırımcılar arasındaki aracıların kim olacağına dair sessizce yürütülen yeniden tasarımı ortaya koyması. Üstelik bu değişim, bireysel yatırımcıların piyasadan hızla çekildiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Sahiplik Sınırı: Asıl Hikaye
Güney Kore Finansal Hizmetler Komisyonu, yerel kripto borsalarında büyük hissedarlar için %15-%20 arasında bir sahiplik sınırı getirmeyi hedefliyor. Bu kural, kapsamlı bir çerçeve yasası olan Dijital Varlık Temel Yasası’na dahil edilecek. Söz konusu yasa tekrar ertelense de, piyasadaki yeniden yapılanmayı şimdiden şekillendiriyor.
Şu anda Coinone’un kurucusu ve CEO’su Cha Myung-hoon, şirketin yaklaşık %53,4’lük hissesini kontrol ediyor. Önerilen sınır, CEO’nun çoğunluk hissesini elden çıkarmasını gerektirecek. Coinone, başkanın elindeki hisselerin satışı için Ocak ayında yurt dışı borsalarla görüşmelere başlamıştı. OKX ve Korea Investment’ın her birinin yaklaşık %20’lik pay alması, düzenleyicinin getirmek istediği üst sınırla neredeyse birebir örtüşüyor.
Bu durum tesadüf değil. Söz konusu sınır, borsa sahipliğinde zorunlu bir yeniden dağılım yaratıyor ve yabancı oyuncular, açığa çıkan hisseleri almak için pozisyon alıyor. Bu, organik bir yabancı genişlemeden ziyade, düzenleyici odaklı bir piyasa yeniden yapılanması olarak öne çıkıyor.
Neden Sadece OKX Değil, Korea Investment da Var?
Yapının diğer yarısı, siyasi ve ekonomik dinamikleri ortaya koyuyor. Korea Investment & Securities, sıradan bir yerli ortak değil; ülkenin en büyük geleneksel aracı kurumlarından biri. Bu ortaklığın önemi, Güney Kore kripto piyasasının diğer ülkelere kıyasla farklı işlemesinden kaynaklanıyor.
Güney Kore’de yalnızca beş lisanslı sanal varlık hizmet sağlayıcısı bulunuyor: Upbit, Bithumb, Coinone, Korbit ve GOPAX. Kore wonu ile kripto alım-satımı yapmak için, ülkenin gerçek isim doğrulama sistemine bağlı bir banka ortaklığı gerekiyor. Yabancı borsalar doğrudan kaydolup işlem başlatamıyor; doğru bankacılık bağlantılarına ve düzenleyici statüye sahip yerel bir yapı şart.
Bu nedenle Binance, GOPAX’ı satın almadan önce iki yıl boyunca onay sürecinde bekledi. Düzenleyici inceleme, bir formalite değil. Coinone’daki yapı da bu yüzden küresel bir borsayı yerli bir finans kuruluşuyla eşleştiriyor: OKX, düzenleyiciyle uyumlu yerel bir finans kurumu üzerinden pazara erişim sağlıyor.
Bu eğilim daha geniş çapta görülüyor. Kısa süre önce, Güney Kore’nin en büyük aracı kurumu Mirae Asset, ülkenin en eski borsası Korbit’in %92’sini yaklaşık 93 milyon dolara satın almak için anlaşmaya vardı. En büyük iki Koreli aracı kurum, kriptoya yan yatırım olarak değil, doğrudan yapısal satın almalarla giriyor.
Zamanlama Sorunu
Tüm bu konsolidasyon, Kore’nin bireysel kripto piyasası hızla daralırken gerçekleşiyor. Yatırımcıların kripto varlıkları, 2025 sonundaki zirveden bu yana 60 trilyon wonun üzerinde azaldı; bu da yaklaşık 43 milyar dolarlık bir çıkış anlamına geliyor. Kore borsalarındaki ortalama günlük işlem hacmi, zirveye göre yaklaşık %85 geriledi. Yatırımcılar, güçlü performans gösteren yerel hisse senedi piyasasına yöneliyor. Bir borsa yetkilisi, yerel medyaya piyasada bireysel yatırımcıların “kitlesel çıkışı” yaşandığını belirtti.
Bu durumda, küresel borsalar ve yerli aracı kurumlar, işlem hacmi hızla düşerken neden milyarlarca dolarlık Kore borsası hissesi alıyor?
Yanıt, zamanlama farkında yatıyor. Piyasa daralması gerçek, ancak muhtemelen döngüsel; 2025 sonundaki zirve, yoğun bireysel ilgiyle oluşmuştu ve bu ilgi doğal olarak azaldı. Ancak sahiplik sınırı, Dijital Varlık Temel Yasası ve borsa yapısındaki yapısal değişiklikler döngüsel değil, kalıcı.
OKX ve Korea Investment, bir piyasa rallisine değil, piyasa yapısındaki değişime yatırım yapıyor. Eğer sahiplik sınırı yasalaşır ve borsa kontrolü yeniden şekillenir ise, masada yer alanlar, dünyanın en yüksek kripto benimseme oranlarından birine sahip olan bu pazara uzun vadeli erişim elde edecek. Mevcut düşüş ise giriş maliyetini aşağı çekiyor.
Kore’nin Açtığı ve Kapattığı Alanlar
Tabloyu daha karmaşık hale getiren bir diğer unsur ise, sahiplik kuralları nitelikli yabancı katılımcılara kapı aralarken, Kore’nin aynı anda sınır ötesi kripto akışlarını sıkılaştırması. Mayıs ayı başında Ulusal Meclis, kripto varlıkların yurt dışına transferini yapan şirketlerin hükümete kayıt olmasını zorunlu kılan Döviz İşlemleri Yasası’nda değişiklikleri onayladı. Bu düzenleme, sermayenin offshore kanallardan çıkışını engellemeyi hedefliyor.
Bu iki düzenleyici adım birlikte okunduğunda, Kore’nin kripto işlemlerinin ülke içinde, kendi denetimi altında, regüle borsalar ve kayıtlı bankacılık altyapısı üzerinden gerçekleşmesini istediği görülüyor. Kore, yerli yatırımcılar ile yurtdışı borsalar arasında sermaye akışının serbest olmasını istemiyor. Coinone anlaşması da bu çerçevede şekilleniyor: Yabancı uzmanlığı içeri al, ancak işlemleri ülke içinde tut.
Bu yaklaşım, çoğu ülkenin kriptoya açıklık politikasından farklı. ABD, ürünleri regüle edip piyasayı nitelikli katılımcılara açık bırakıyor. Kore ise borsa sahipliğini yeniden şekillendiriyor, işlemlerin nerede sonuçlanacağını kontrol ediyor ve sermaye hareketini sınırlandırıyor. Bu, borsa sahipliğini sadece ticari bir karar değil, politika aracı olarak gören daha müdahaleci bir model.
Takip Edilecek Gelişmeler
Henüz hiçbir şey kesinleşmiş değil. Dijital Varlık Temel Yasası, Mayıs ayında bir kez daha ertelendi ve sahiplik sınırı halen bir teklif aşamasında. Coinone, OKX ve Korea Investment, hisse görüşmelerini doğrulamadı. Binance’ın GOPAX anlaşması, duyurudan onaya kadar iki yıl sürdü.
Ancak yapısal yön netleşiyor. Eğer sahiplik sınırı yasalaşırsa ve Finansal Hizmetler Komisyonu bu konuda önceliğini açıkça ortaya koyduysa, Koreli borsalar kontrolü yeniden dağıtmak zorunda kalacak. Doğru yerel ortaklara sahip yabancı borsalar alıcı olacak. Geleneksel aracı kurumlar ise şimdiden bu ortaklar arasında yer almak için pozisyon alıyor. Piyasa daralması ise, düşük değerlemeler nedeniyle konsolidasyonu hızlandırabilir.
Daha temel soru ise, Kore’nin modelinin diğer regüle piyasalara kripto altyapılarını nasıl yeniden tasarlayabilecekleri konusunda ne öğreteceği. Bir ülke, borsa sahipliğini yasayla yeniden şekillendirebiliyor, yabancı uzmanlığı yerli finans kurumlarıyla eşleştirip işlemleri ulusal kontrol altında tutabiliyorsa, bu modelin sadece Kore’ye özgü kalmayabileceği öngörülüyor. Avrupa ve Japonya’nın bu yaklaşımdan örnek alıp almayacağı yakından izleniyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ainvest.com