Goldman Sachs stratejistlerine göre, ABD hisse senedi piyasasında hâlâ yükseliş potansiyeli bulunuyor. Banka, S&P 500 endeksinin 2026 sonuna kadar 7.600 seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor. Bu beklenti, şirket kârlarının artmaya devam edeceği ve ekonominin ılımlı bir hızda büyüyeceği varsayımına dayanıyor.
Goldman Sachs, S&P 500’de hisse başına kârın 2026’da yaklaşık 309 dolara, 2027’de ise 342 dolara çıkmasını bekliyor. Bu da sırasıyla yıllık yaklaşık %12 ve %10’luk bir büyüme anlamına geliyor. Söz konusu artışlar, mevcut seviyelere göre yaklaşık %14’lük bir getiri potansiyeline işaret ediyor.
Bankanın son yayımladığı “U.S. Weekly Kickstart” portföy strateji raporunda, faiz oranlarının yüksek kalmasına ve finansal koşulların bir miktar sıkılaşmasına rağmen, şirket kârlılığının artmaya devam edeceği vurgulanıyor.
Teknoloji şirketleri, ABD hisse piyasasında kâr büyümesinin ana itici gücü olmaya devam ediyor. Goldman Sachs, bilgi teknolojileri sektörünün önümüzdeki yıllarda S&P 500 kârlarına en büyük katkıyı sağlayacağını öngörüyor. Sektörün hisse başına kârının 2025’te yaklaşık 70 dolardan, 2026’da 92 dolara ve 2027’de 109 dolara çıkması bekleniyor.
Finans, sağlık ve iletişim hizmetleri gibi diğer sektörlerin de anlamlı katkı sağlaması öngörülüyor; ancak bu alanlarda büyüme oranlarının daha ılımlı olacağı tahmin ediliyor. Genel olarak, S&P 500’de 2026’da %12, 2027’de ise %10 civarında kâr büyümesi bekleniyor.
Değerlemeler ise yüksek seyretse de aşırıya kaçmış durumda değil. S&P 500, şu anda ileriye dönük kârların yaklaşık 21 katı seviyesinde işlem görüyor ve bu oran, endeksin uzun vadeli ortalamasına yakın. Bazı sektörler, tarihsel değerleme aralıklarının üst sınırına yaklaşırken (örneğin sanayi, kamu hizmetleri ve temel tüketim), finans sektörü ise görece düşük çarpanlarla işlem görüyor. Bu farklılık, yatırımcıların büyüme beklentilerine göre sektörler arasında daha fazla geçiş yapabileceğine işaret ediyor.
ABD hisse piyasasında liderlik ise giderek daha az sayıda şirkette yoğunlaşıyor. En büyük 10 şirket, S&P 500’ün piyasa değerinin yaklaşık %39’unu ve toplam kârının %31’ini oluşturuyor. Bu yoğunlaşma, yapay zekâ, bulut bilişim ve dijital altyapı gibi yapısal trendlerden faydalanan teknoloji odaklı şirketlerin baskınlığını yansıtıyor. Aynı zamanda, endeksteki genel performansı daha az sayıda hissenin sürüklediği belirtiliyor.
Varlık sınıfları arasında ise enerji yatırımları bu yıl en güçlü getiriyi sağladı. Ham petrol yaklaşık %70 yükselirken, enerji hisseleri de neredeyse %30 değer kazandı. Altın ve temel tüketim hisseleri de güçlü performans gösterirken, teknoloji ve isteğe bağlı tüketim gibi büyüme odaklı sektörler risk ayarlı bazda geride kaldı.
Goldman Sachs ekonomistleri, ABD ekonomisinin önümüzdeki yıllarda ılımlı bir hızda büyümeye devam edeceğini öngörüyor. Gerçek GSYH büyümesinin 2026’da yaklaşık %2,3, 2027’de ise %2 civarında olması bekleniyor. Faiz oranlarının ise hafifçe gerilemesi ve 10 yıllık Hazine tahvil getirilerinin önümüzdeki yıl %4,1 seviyesine düşmesi öngörülüyor.
Tüm bu koşullar, enflasyon ve para politikasındaki değişimlere duyarlılık sürse de, hisse piyasasında yükselişin devam edebileceğine işaret ediyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha