Franklin Templeton yöneticisi: Gelir odaklı yatırımcılar 2026’nın ikinci yarısında da yüksek getiri elde edecek

Google News Icon Takip Et

Franklin Templeton Fixed Income’in yatırım direktörü Sonal Desai’ye göre, gelir odaklı yatırımcılar, Fed’in para politikasına ilişkin belirsizliklere rağmen 2026’nın ikinci yarısında da yüksek getiri elde etmeye devam edecek.

Çarşamba günü yayımlanan Fed tutanaklarında, merkez bankası faiz oranlarını sabit tuttu ve hedefin üzerindeki enflasyon nedeniyle ilerleyen dönemde artışların gündeme gelebileceğine işaret etti. Aynı zamanda, yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi çarşamba günü %4,59 seviyesine çıktı ve getiriler yüksek seyrini korudu.

Desai, CNBC’ye verdiği röportajda, “Gelir odaklı yatırımcılar için, ister yüksek getirili ister yatırım yapılabilir seviyedeki tahvillere bakalım, toplam getiriler oldukça cazip” dedi. Kredi spreadlerinin hâlâ dar olduğunu, ancak ekonominin genel olarak iyi durumda olduğunu ve temellerin güçlü kaldığını belirtti.

Desai, resesyon olmadığı sürece temerrüt oranlarında büyük bir artış beklemenin zor olduğunu, çünkü spreadlerin esasen olası kayıpları telafi edecek şekilde fiyatlandığını ifade etti.

Franklin Templeton Institute’un hafta başında yayımladığı yıl ortası raporunda, sabit getirili varlıklar alanında önemli bir değişim yaşandığı, Fed’den beklenen faiz indirimlerinin yerini olası faiz artışlarına bıraktığı belirtildi. Bu nedenle, kısa vadeli tahvil getirilerinin uzun vadeli tahvillere göre daha hızlı yükseldiği “bear flattening” dönemine girildiği vurgulandı.

Gelir fırsatları

Bu ortamda Desai, yüksek getirili tahviller ve yapılandırılmış kredi ürünleri dahil olmak üzere çeşitli varlık sınıflarında fırsatlar gördüğünü söyledi. Odak noktasının sermaye kazancından ziyade gelir olması gerektiğini vurguladı.

Desai, “Yüksek getirili veya herhangi bir kredi sektöründe endeks almak yerine, aktif yönetilen ve detaylı analiz yapılan fonları tercih etmek gerekir” dedi. Franklin High Income Fund, şirketin yüksek getirili tahvil fonu olarak öne çıkıyor. Bireysel yatırımcılara açık olan A tipi payları Morningstar’dan dört yıldız aldı ve 2025 için en üst çeyrekte yer alıyor. Ancak yıl başından bu yana alt çeyrekte bulunuyor. Fonun 30 günlük SEC destekli getirisi %5,72, net gider oranı ise %0,84 seviyesinde.

Desai, yapılandırılmış kredilerde de (varlık teminatlı menkul kıymetler, ipotek teminatlı menkul kıymetler ve teminatlı kredi yükümlülükleri dahil) detaylı analiz ve aktif yönetimin önemine dikkat çekti. Yatırımcılar için bu, iyi yönetilen aktif fonlar bulmak anlamına geliyor.

Ayrıca, son dönemde baskı altında olan özel kredilerde de dikkatli seçimlerle fırsat bulunduğunu belirtti. “Hangi özel krediye yatırım yaptığınızı iyi seçmelisiniz ve artık yazılım gibi baskı altında olan sektörlere maruz kalıp kalmadığınız konusunda daha fazla şeffaflık var” dedi. “İyi yönetilen bir özel kredi fonu size gelir sağlayacaktır ve bu konuda şüphe yok.”

Desai, gelişmekte olan piyasaları da cazip bulduğunu söyledi. Yıl başında bu sektörü beğendiğini, ancak İran’la yaşanan savaş nedeniyle bir darbe aldığını belirtti. Ancak ateşkesin yeniden sağlanmasıyla bu piyasaların fayda göreceğini ifade etti.

Desai, gelişmiş ülkelerin aksine, gelişmekte olan piyasaların büyük ölçekli mali genişlemeleri ve aşırı gevşek para politikalarını uzun süre sürdüremediğini, bu nedenle daha temkinli maliye politikaları izlediklerini söyledi. Ayrıca, döviz kurlarındaki değer kaybı ve rezerv eksikliği nedeniyle tamamen gevşek para politikası uygulayamadıklarını, bu yüzden daha iyi ekonomik yönetim sergilediklerini vurguladı. Desai, tekil hisse yerine iyi yönetilen bir gelişmekte olan piyasalar fonunun daha fazla değer sunacağını belirtti.

Öte yandan, ABD dışındaki gelişmiş piyasalarda da vade (duration) açısından fırsatlar bulunduğunu ifade etti. Özellikle Avrupa’nın geniş kesimlerinde büyümenin ABD kadar güçlü olmayacağını, bu nedenle vade riskinin küresel fonlar üzerinden alınmasının daha mantıklı olabileceğini söyledi. Vade, tahvilin faiz oranı değişikliklerine duyarlılığını ölçer; uzun vadeli tahvillerin vadesi daha yüksektir.

Desai, varlık sınıfları arasında çeşitlilik sağlamak isteyen yatırımcıların çok sektörlü tahvil fonlarını değerlendirebileceğini belirtti. Likidite isteyenlerin ise kredi riskini ultra kısa vadeli tahvil fonlarıyla dengelemeleri, nakitte beklemek yerine bu fonlara yatırım yapmaları gerektiğini söyledi. “Yatırımcılar piyasaya dönmeli. En azından kısa vadeli veya ultra kısa vadeli fonlara küçük miktarlarla girerek getirilerini bir miktar artırabilirler” dedi.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cnbc.com