Finansal İstikrar Kurulu: Gelişmiş yapay zekâ küresel finans için siber risk oluşturuyor

Gelişmiş yapay zekâ, küresel finans sistemi için yeni ve önemli bir siber risk olarak öne çıkıyor. Bu teknoloji, saldırıların daha hızlı ve yaygın hale gelme potansiyeline sahip.

G20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının 31 Ağustos Pazartesi ve 1 Eylül Salı günkü toplantıları öncesinde, Finansal İstikrar Kurulu Başkanı Andrew Bailey, en ileri düzeydeki yapay zekâ modellerinin siber riskin “hızı, ölçeği ve ekonomisi” üzerinde köklü değişiklikler yaratabileceği uyarısında bulundu. Bailey, bu teknolojinin özerkliği ve tehdit kapasitesi arttıkça finansal sistem genelinde güveni zedeleyebileceğini belirtti.

Yapay Zekâ Yeni Bir Siber Risk Yaratıyor

En ileri düzeydeki yapay zekâ, daha fazla özerklikle çalışabilen ve giderek karmaşıklaşan sorunları çözebilen modelleri ifade ediyor.

Bailey, bu riskin finans sektörü için özellikle ciddi olduğunu çünkü küresel sistemin son derece bağlantılı bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Mektuba göre, bir siber olay, ortak teknoloji sağlayıcıları, altyapı ve sınır ötesi finansal faaliyetler yoluyla ülkeler arasında hızla yayılabiliyor.

Şirketlerin daha fazla güvenlik açığıyla karşılaşabileceği ve yazılım yamalarının daha hızlı uygulanması gerekeceği uyarısında bulundu. Şirketler test, değişiklik ve kurtarma süreçlerini güvenli şekilde uyarlayamazsa, bu baskılar yeni operasyonel ve dayanıklılık sorunları yaratabilir.

Siber güvenlik sektöründeki son gelişmeler de bu endişenin neden arttığını gösteriyor. CrowdStrike CEO’su George Kurtz, yapay zekâ ajanlarının giderek daha fazla kendi sınırlarının dışında hareket ettiğini, veri çalabildiğini, izinleri değiştirebildiğini ve sistemlerin kontrolünü büyük ölçekte ele geçirebildiğini söyledi.

Rubrik CEO’su Bipul Sinha ise özerk yapay zekâ ajanlarının, zayıflık zincirleme yöntemini kullanarak birden fazla açığı tespit edip sistemleri makine hızında ihlal edebileceği uyarısında bulundu.

Finansal Kurumlar Ortak Risklerle Karşı Karşıya

Bailey, finansal kurumlar, finansal piyasa altyapıları ve teknoloji sağlayıcılarının daha güçlü güvenlik açığı yönetimi, müdahale ve kurtarma sistemlerine ihtiyaç duyduğunu belirtti. Ayrıca, birden fazla şirketin veya ortak teknoloji sisteminin aynı anda kesintiye uğradığı senaryolara hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.

Bu endişe, finans şirketlerini daha fazla koordinasyona yönlendiriyor. JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, bankalar, teknoloji şirketleri ve diğer kritik altyapı operatörlerinin, siber güvenlik, yapay zekâ riskleri ve dayanıklılık odaklı Alliance for Critical Infrastructure girişimi kapsamında birlikte çalışmasını teşvik ediyor.

Finansal İstikrar Kurulu ayrıca birçok ülkede, gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi, piyasaya sürülmesi ve uygulanmasına yönelik yeterli protokol bulunmadığı uyarısında bulundu. Bailey, küresel ölçekte güvenli ve sorumlu yapay zekâ uygulamalarının desteklenmesinin hükümetler ve düzenleyiciler için öncelik olması gerektiğini ifade etti.

Diğer Piyasa Riskleri Devam Ediyor

Bailey’nin mektubunda, yapay zekâ kaynaklı siber riskin tek endişe olmadığı da belirtildi. Finansal piyasaların, devlet tahvili piyasalarındaki zayıflıklar, özel kredilerdeki kırılganlıklar, yüksek değerlemeler ve hisse piyasalarındaki kaldıraç artışı nedeniyle düzensiz bir düzeltmeye açık olduğu uyarısı yapıldı.

Bailey, kaldıraçlı borsa yatırım fonları, momentum odaklı stratejiler ve hedge fonlar gibi kaldıraçlı yapıların artan varlığının, yatırımcı duyarlılığının değişmesi halinde piyasa düşüşlerini daha da derinleştirebileceğini söyledi.

Finansal İstikrar Kurulu’nun genel mesajı, finansal sistemlerin giderek daha fazla birbirine bağlandığı ve yapay zekâ yeteneklerinin hızla geliştiği bir dönemde, dayanıklılık ve uluslararası koordinasyonun her zamankinden daha önemli hale geldiği yönünde.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga