Geçen hafta Jackson Hole, Wyoming’den konuşan Fed Başkanı Kevin Warsh’ın açıklamalarının ardından piyasalar, merkez bankasının eylülde faiz artıracağına büyük ölçüde ikna olmuştu. Ancak Warsh’ın etkili çalışma arkadaşlarından birinin perşembe günü yaptığı açıklamalar, Fed’in planlarına dair yeni soru işaretleri yarattı.
Perşembe sabahı bir konuşma yapan Fed Guvernörü Christopher Waller, faizlerin sabit tutulması yönünde güçlü bir gerekçe sundu.
Waller, enflasyonun nihayet aşağı yönlü bir eğilim göstermeye başladığını belirterek, eylülde faiz artışını desteklemeye sıcak bakmadığını söyledi.
Waller, bu yumuşama eğiliminin gelecek hafta açıklanacak enflasyon verilerinde de devam etmesi halinde, faiz artışına gerek kalmayacağını ifade etti. Konuşmasında, faiz politikasında değişiklik yapılması için çıtanın yüksek olduğunu vurguladı.
Türev piyasalarında işlem yapan yatırımcılar, Warsh’ın konuşmasının ardından faiz artışı olasılığını yüzde 65’ten yüzde 50’nin biraz altına çekerek hızlı bir tepki verdi. Yatırımcılar, Waller’ın açıklamalarını olumlu karşıladı ve hisse senetlerinde yükseliş görüldü.
Faiz artışları ekonomiyi yavaşlatabilir ve borsalarda düşüşe yol açabilir.
Waller, yaz aylarında enflasyonun gerilemesinden memnuniyet duyduğunu belirtirken, Warsh ise Jackson Hole’daki konuşmasında son enflasyon verilerinin “temel eğilimlerde anlamlı bir iyileşme olduğuna beni ikna etmediğini” söyledi.
Warsh ayrıca, enflasyondaki yumuşama hızını yakından izleyeceğini belirtti.
New Century Advisors başekonomisti Claudia Sahm, “Waller ile Warsh arasındaki enflasyon verisi yorumları arasında büyük bir fark var. Aynı fikirde değiller.” dedi. Sahm, piyasadaki yüzde 50 olasılık görüşünün, büyük konularda net görüş ayrılıkları olduğu için muhtemelen doğru olduğunu ifade etti.
Deutsche Bank başekonomisti Matthew Luzzetti ise Warsh’ın, önümüzdeki iki haftadaki verilere bakmaksızın eylül ayında faiz artışı için güçlü bir gerekçe sunduğunu düşündüğünü söyledi. Ancak Waller’ın açıklamalarının, önümüzdeki iki haftadaki verilerin birçok yetkilinin oyunu belirleyeceğini gösterdiğini ekledi.
Hükümet, cuma günü ağustos ayı istihdam raporunu açıklayacak. Tüketici ve toptan enflasyonla ilgili ayrı raporlar ise gelecek hafta yayımlanacak. Ekonomistler, bu raporları Fed’in en çok takip ettiği enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları endeksini hesaplamak için kullanabiliyor.
Fed yetkilileri, 15-16 Eylül’deki toplantı öncesinde haftanın sonunda ekonomi ve faiz görünümüne dair kamuya açık açıklamalarını sonlandıracak.
Temmuz ayındaki toplantıda, dokuz üst düzey Fed yetkilisi faizlerin sabit tutulmasından yana oy kullanırken, üçü faiz artışını desteklemişti. Son altı haftada ise diğer bazı Fed yetkilileri, eylülde faiz artışına açık olduklarını belirtti.
Luzzetti, “Şu anda neredeyse tüm yetkililer, eylül toplantısında faiz artırmaya açık olabileceklerini söylüyor. Ancak bazı yetkililer, önümüzdeki iki haftada verilerin ne göstermesi gerektiği konusunda diğerlerine göre daha yüksek bir çıtaya sahip.” dedi.
“Önümüzdeki iki haftada açıklanacak istihdam raporu ve TÜFE verilerine bağlı olarak, eylülde hangi politika kararının uygun olacağı konusunda daha geniş ve aktif bir tartışma yaşanması muhtemel.” diye ekledi.
Deutsche Bank, Fed’in eylülde faiz artıracağı tahmininde bulunuyor.
Ekonomistler, yatırımcıların artık Fed toplantılarına sonuçtan emin olmadan girmeye alışması gerektiğini belirtiyor.
Fed Başkanı Jerome Powell döneminde, üst düzey Fed yetkilileri genellikle toplantıdan önce kararlarını piyasaya önceden duyuruyordu.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: morningstar.com