Ethereum’da TVL, piyasa değerini aşarak ağ güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı

Google News Icon Takip Et

Ethereum blok zincirinde merkeziyetsiz uygulamalara (dApp) yatırılan varlıkların toplamını ifade eden toplam kilitli değer (TVL), son dönemde Ethereum’un tamamen seyreltilmiş piyasa değerini aşarak ağın güvenlik modeli ve uzun vadeli sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yarattı. Şu anda TVL 47,49 milyar dolara ulaşırken, ETH’nin tamamen seyreltilmiş piyasa değeri bunun altında kalıyor. Bu dengesizlik, ağı korumak için sunulan ekonomik teşviklerin kötü niyetli faaliyetleri engellemekte yeterli olup olmadığına dair endişeleri gündeme getiriyor.

Ethereum’un proof-of-stake (PoS) mutabakat mekanizmasında, ağ güvenliği ETH stake eden doğrulayıcılar tarafından sağlanıyor. Stake edilen ETH’nin değeri, doğrulayıcıların çıkarlarını ağın uzun vadeli sağlığıyla uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor. Ancak TVL, ETH’nin değerinden çok daha hızlı artarsa, ağın kontrolünü ele geçirmek için gerekli olan stake edilmiş ETH’yi toplamanın ekonomik maliyeti görece olarak azalabilir. Bu durum, kötü niyetli aktörlerin ağı manipüle etmek için büyük miktarda ETH biriktirmesini teşvik edebilir.

Kripto analisti Leo Lanza, PoS modelinin ETH’nin piyasa değeri ile ağ güvenliği arasında doğrudan bir bağ kurduğuna dikkat çekiyor. ETH’nin değeri TVL ile paralel gitmezse, potansiyel bir %51 saldırısının maliyeti düşebilir. Böylece, tek bir kişi ya da grubun stake edilen ETH’nin yarısından fazlasını kontrol etmesi daha mümkün hale gelebilir. Bu risk, Ethereum’un TVL’sinin DeFi protokolleri, NFT platformları ve diğer merkeziyetsiz hizmetler gibi çok çeşitli dApp’ler tarafından desteklenmesi nedeniyle daha da önem kazanıyor. Bu uygulamalar, güven ve işlevsellik için ağın güvenliğine bağımlı.

ABD Merkez Bankası’na bağlı Finansal Araştırmalar Ofisi (OFR) de PoS protokollerine ilişkin riskleri inceledi. OFR, düşük staking getirilerinin kripto varlıklarda “run” riskini artırabileceğini belirtiyor. Böyle bir durumda, yatırımcılar varlıklarını hızla satarak ağı istikrarsızlaştırabilir ve güvenliğini zayıflatabilir. Stake edilen varlıkların belirli bir süre çekilememesini sağlayan kilitlenme dönemleri bu riski azaltabilse de tamamen ortadan kaldırmıyor. Ayrıca, staking işlemlerinde kaldıraç kullanımı fiyat düşüşlerinin etkisini büyüterek sistemik riski artırabiliyor.

Ethereum’un 2022’de PoS’a geçişi, ölçeklenebilirliği artırmak, enerji tüketimini azaltmak ve güvenliği güçlendirmek amacıyla yapılmıştı. Ancak son dönemde TVL ile ETH’nin piyasa değeri arasındaki makasın açılması, ağın ekonomik modelinin uzun vadeli istikrar için yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Kripto piyasası geleneksel finansal sistemlerle daha fazla entegre olurken, PoS protokollerinin kırılganlıkları finansal istikrar açısından daha da önemli hale geliyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ainvest.com