Eli Lilly (LLY), AJX-101 Faz 1 çalışmasından elde edilen yeni verileri açıkladı. Şirketin araştırma aşamasındaki tip II JAK2 inhibitörü AJ1-11095’in, tip I JAK2 inhibitörüyle tedavi edilen ancak yanıt alamayan miyelofibrozis hastalarında umut verici bir güvenlik profili ve klinik etkinlik gösterdiği bildirildi. Bu yeni nesil tip II JAK2 inhibitörü, JAK2 kinazının tip II konformasyonuna seçici olarak bağlanacak şekilde tasarlandı. Böylece mevcut tedavilere kıyasla daha yüksek etkinlik ve tip I JAK2 inhibitörlerine direnç geliştiren hastalar için yeni bir tedavi seçeneği sunması hedefleniyor. Lilly, bu programı kısa süre önce Ajax Therapeutics’in satın alımının ardından portföyüne ekledi.
Söz konusu veriler, 2026 yılında Stockholm’de düzenlenecek Avrupa Hematoloji Derneği (EHA) Yıllık Toplantısı’nda sözlü sunum olarak paylaşılacak ve toplantının basın programında öne çıkarılacak.
AJX-101 çalışmasının baş araştırmacısı ve Mount Sinai Icahn Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. John Mascarenhas, mevcut tip I JAK2 inhibitörüyle tedavi edilen miyelofibrozis hastalarının çok sınırlı tedavi seçeneğine sahip olduğunu ve yeni tedavilere acil ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Mascarenhas, erken klinik bulguların JAK2’nin tip II konformasyonunun seçici hedeflenmesinin farklı bir yaklaşım sunabileceğini gösterdiğini, güvenlik profilinin yanı sıra dalakta anlamlı küçülme, semptomlarda iyileşme ve mutasyon yükünde azalma sağlandığını vurguladı.
AJX-101, miyelofibrozis hastalarında tip II seçici JAK2 inhibitörünün değerlendirildiği ilk klinik çalışma olma özelliği taşıyor. Doz artırımı aşamasında 23 hasta, 25, 50, 75, 100 ve 125 mg olmak üzere beş farklı dozda günde bir kez tedaviye alındı. Hastalar daha önce medyan iki farklı tedavi almış ve tamamı tip I JAK2 inhibitörü kullanmıştı. Çalışmaya tüm ana miyelofibrozis alt tipleri ve sürücü mutasyonlara sahip hastalar dahil edildi.
AJ1-11095, dalak hacminde azalma ve semptom iyileşmesi gibi standart etkinlik kriterlerinde yanıt gösterdi. Hastaların %70’inde dalak hacminde en az %35 azalma (SVR35) ve 12. haftada semptom yükünde en az %50 iyileşme (TSS50) gözlendi. Ayrıca, 23 hastanın 21’inde sürücü mutasyon varyant alel frekansında (VAF) azalma kaydedildi. Tedavinin 24. haftasına ulaşan 17 hastanın %59’unda %20 veya daha fazla, %35’inde ise %50 veya daha fazla VAF azalması görüldü. Bu azalmalar JAK2, MPL ve CALR tip 1 ve tip 2 mutasyonlarını da kapsıyor. Mevcut tip I JAK2 inhibitörlerinde bu tür VAF azalmaları nadiren görülüyor.
İlacın genel güvenlik profili yönetilebilir düzeydeydi. Doz kısıtlayıcı toksisiteye rastlanmadı ve doz artırımı aşamasına katılan hastaların %78’i çalışmaya devam ediyor. Tüm doz seviyelerinde en sık görülen yan etkiler anemi, tat bozukluğu, trombosit sayısında azalma ve alanin aminotransferaz artışı oldu.
Lilly Onkoloji Başkanı Jacob Van Naarden, erken faz sonuçlarında dalak, semptomlar ve VAF açısından elde edilen yanıt derinliğinin, bu hastalık grubunda bugüne kadar görülenden daha yüksek olduğunu belirtti. Van Naarden, bu verilerin seçici tip II JAK2 inhibitörünün miyelofibrozis hastaları için anlamlı bir tedavi seçeneği olabileceğini gösterdiğini ve Ajax’ın satın alımında bu potansiyelin etkili olduğunu ifade etti. Programın Lilly portföyüne resmen dahil edilmesiyle, klinik geliştirme sürecinin hızla ilerletileceği ve farklı hastalık gruplarında da etkinliğinin araştırılacağı aktarıldı.
AJ1-11095’in ikinci basamak miyelofibrozis hastalarında genişletilmiş bir kohortta değerlendirilmesine devam ediliyor. Ayrıca, yüksek riskli polisitemia vera hastaları ve henüz JAK2 inhibitörü almamış miyelofibrozis hastalarında da araştırılması planlanıyor. AJX-101 çalışmasına dair detaylara clinicaltrials.gov adresinden ulaşılabiliyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: stocktitan.net