Eledon Pharmaceuticals, BESTOW Faz 2 uzun vadeli verilerini açıkladı

Google News Icon Takip Et

Eledon Pharmaceuticals (ELDN), böbrek nakli geçiren hastalarda tegoprubart tedavisinin değerlendirildiği Faz 2 BESTOW klinik programına ilişkin yeni uzun vadeli verileri açıkladı. Sonuçlar, Boston’da düzenlenen Amerikan Transplantasyon Kongresi’nde (ATC) sözlü ve poster sunumlarıyla paylaşıldı. Sunumlarda, Faz 2 BESTOW çalışmasının güncellenmiş sonuçları ve uzatma çalışmasından elde edilen uzun vadeli takip verileri öne çıktı.

Eledon CEO’su David-Alexandre C. Gros, 18. ayda istatistiksel olarak anlamlı böbrek fonksiyonu avantajı, tegoprubart ile tedavi edilen hastalarda altı aydan sonra gözlemlenen BPAR (biyopsiyle doğrulanmış akut reddetme) vakası olmaması, uzun vadede olumlu güvenlik ve tolere edilebilirlik ile hasta bildirimli sonuçlardaki iyileşmelerin, ilacın farklılaşan klinik profilini güçlendirdiğini belirtti. Şirket, bu veriler ışığında Faz 3 geliştirme aşamasına geçmeye hazırlanıyor.

Minnesota Üniversitesi’nden Prof. Dr. Andrew Adams ise, böbrek nakli hastalarında başarının yalnızca reddin önlenmesiyle değil, böbrek fonksiyonunun korunması ve yaşam kalitesinin uzun vadede sürdürülmesiyle ölçüldüğünü vurguladı. Adams, tegoprubart’ın, tacrolimus’a kıyasla böbrek fonksiyonunu koruması ve hasta bildirimli semptom yükünde iyileşme sağlamasının umut verici olduğunu ifade etti. Tacrolimus temelli immünsüpresyona etkili bir alternatif sunmanın, böbrek naklinde önemli bir karşılanmamış ihtiyaç olmaya devam ettiğini ekledi.

Etkililik Sonuçları

BESTOW çalışmasında 12 aylık tedaviyi tamamlayan hastaların %96’sı (49/51) tegoprubart, %86’sı (48/56) ise tacrolimus kolundan uzatma çalışmasına dahil oldu. Veri kesilme tarihinde ortalama takip süresi 21 ay olarak gerçekleşti; 89 hasta 18 ay, 20 hasta 24 ay takip edildi, en uzun takip edilen hasta ise yaklaşık 33 ay izlendi.

Böbrek greft fonksiyonu, tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR) ile değerlendirildi ve tedavinin ilk ayından sonra stabil seyretti. Tegoprubart ile tedavi edilen hastalarda eGFR, her zaman noktasında tacrolimus koluna göre daha yüksek kaldı. 18. ayda, tegoprubart grubunda ortalama eGFR, tacrolimus’a kıyasla yaklaşık 12 mL/dk/1,73 m² daha yüksekti (74’e karşı 61 mL/dk/1,73 m²; p<0,05).

Tegoprubart kolunda, tedavinin ilk altı ayından sonra BPAR olayı gözlenmedi. Tacrolimus kolunda ise toplam 11 BPAR vakasının 7’si (%64) altı aydan sonra gerçekleşti; bunların ikisi 12 aydan sonra ortaya çıktı (biri yeni aktif antikor aracılı reddetme, diğeri ise tekrarlayan T hücre aracılı reddetme ile birlikte aktif antikor aracılı reddetme).

Hasta bildirimli sonuçlarda, tegoprubart ile tedavi edilenlerde 52. haftada semptom yükü daha düşük izlendi. Modifiye Transplantasyon Semptom Sıklığı ve Rahatsızlık Ölçeği (MTSOSD-59R) ile KDQOL-36 Semptomlar ve Sorunlar alanında istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler kaydedildi (tedavi farkı: -12,2 ve 5,7; p<0,05).

Nakil sonrası reddetme yaşayan hastaların incelendiği ek analizde, tegoprubart tedavisine devam edenlerde ortalama eGFR, tacrolimus kullananlara göre daha yüksek seyretti; bu fark 12. ayda yaklaşık 15 mL/dk/1,73 m² iken, 21. ayda yaklaşık 25 mL/dk/1,73 m²’ye yükseldi.

Faz 1b çalışmasında 20 mg/kg dozunda tegoprubart alan hastaların uzun vadeli takibi de Faz 2 BESTOW sonuçlarıyla uyumlu oldu; altı aydan sonra BPAR vakası görülmedi. Faz 1b’de 16 hastanın uzun vadeli verisi mevcut; sekiz hasta 24 ay, en uzun takip edilen hasta ise yaklaşık 3,5 yıl boyunca izlendi.

Güvenlik Sonuçları

BESTOW uzatma çalışmasında, merkezi sinir sistemi ve böbrekle ilişkili yan etkiler tacrolimus kolunda daha sık görüldü. Baş ağrısı (%12’ye karşı %2), ekstremite ağrısı (%10’a karşı %0), düşme veya denge kaybı (%6’ya karşı %0) ve akut böbrek hasarı (%6’ya karşı %2) tacrolimus kolunda daha yüksek oranlarda raporlandı.

Uzun vadeli takipte ishal, tacrolimus kolunda %21, tegoprubart kolunda ise %10 oranında gözlendi. Bu oranlar, ilk yıl sonuçlarıyla da uyumlu; ilk yılda tacrolimus’ta %34, tegoprubart’ta %22 oranında ishal bildirilmişti.

BESTOW uzatma çalışmasında greft kaybı, ilerleyici multifokal lökoensefalopati (PML), nakil sonrası lenfoproliferatif hastalık (PTLD), BK veya CMV nefropatisi/hastalığı ve yeni kanser vakası bildirilmedi. Tegoprubart kolunda yeni proteinüri gözlenmedi. Tegoprubart kolunda bir ölüm gerçekleşti ancak bu olay çalışma ilacına bağlanmadı.

Sonraki Adımlar

FDA ile yapılan Faz 2 sonrası toplantının ardından Eledon, Faz 3 böbrek nakli programı için düzenleyici çerçeveyi oluşturdu ve 2026 sonunda tegoprubart’ın Faz 3 klinik geliştirme çalışmalarına başlamayı planlıyor. Faz 3’te birincil sonlanım noktası, 52. haftada BPAR, greft kaybı ve ölümün birleşik olarak değerlendirileceği ve tacrolimus’a karşı aşağı kalmama (non-inferiority) olacak. Çalışmada, Faz 2 BESTOW ve uzatma çalışmasından elde edilen böbrek fonksiyonu, reddetme sonuçları ve hasta bildirimli iyileşmeler gibi önemli bulgular da dikkate alınacak.

ATC Sözlü Sunum Detayları

Başlık: Faz 2 BESTOW Çalışması: Tegoprubart’ın Böbrek Nakli Reddi Önlemedeki Güvenliği ve Etkinliği

Sunum: Prof. Dr. Andrew Adams, Minnesota Üniversitesi, Cerrahi Bölümü, Organ Nakli Birimi Başkanı

Özet Yayın Numarası: 585

Oturum Başlığı: Yeni Keşifler Sözlü Özet Oturumu – Böbrek: Biyobelirteçler -3

Oturum Tarihi ve Saati: 22 Haziran 2026 Pazartesi, 11:15 – 12:15 ET

Oturum Salonu: 253BC (2. Kat)

Sunum Saati: 12:03 – 12:15 ET

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: stocktitan.net