ABD borsaları dün son dönemin en sert satışlarından birini yaşadı. Nasdaq Composite %5,52 gerileyerek 4 Nisan 2025’ten bu yana en büyük günlük kaybını kaydetti. S&P 500 %4,36 düşerken, teknoloji hisselerinin ağırlığının daha yüksek olduğu Nasdaq 100’de kayıp %6,36’ya ulaştı. Dolayısıyla yaşanan hareket, sıradan bir kâr satışının belirgin şekilde ötesindeydi.
Satışın merkezinde, ABD ara seçimlerinin ardından yapay zekâ yatırımlarının geleceğine yönelik artan kaygılar vardı. Demokratların Kongre’nin iki kanadında kontrolü elde etmesi, yatırımcıların veri merkezlerine ve yapay zekâ sektörüne yönelik düzenleme riskini yeniden değerlendirmesine yol açtı. Philadelphia Yarı İletken Endeksi’nin yaklaşık %12 düşerek tarihindeki ikinci en büyük günlük kaybını yaşaması, bu endişenin en sert şekilde çip üreticilerine yansıdığını gösterdi.
Bu kaygıyı somutlaştıran gelişmelerden biri, Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Yassamin Ansari’nin 4 Kasım tarihli paylaşımıydı. Ansari, ileri düzey yapay zekâ geliştirilmesine ara verilmesini, sektörün düzenlenmesini ve yapay süper zekânın yasaklanmasını savundu. Buradaki kritik ayrım, paylaşımın yürürlüğe girmiş bir karar veya Demokratların üzerinde uzlaştığı bir program olmaması. Ancak piyasa açısından böyle bir açıklama, gelecekteki yatırımların daha fazla siyasi engelle karşılaşabileceği endişesini güçlendirebiliyor. Beklenen büyümeye yüksek değer biçilen şirketlerde, bu büyümenin hızına ilişkin belirsizlik bile sert fiyat hareketleri yaratabiliyor.
Siyasi denetimin artacağı beklentisini güçlendiren bir diğer açıklama da Demokrat Senatör Ed Markey’den geldi. Markey, büyük teknoloji şirketlerinin yöneticilerinin kamuoyu önünde sorgulanmasına ilişkin bir paylaşımı alıntılayarak, “Basacağımız tüm celpler için yeni ormanlar dikmeleri gerekecek” dedi. Bu söylem, teknoloji şirketlerine yönelik belge ve ifade taleplerinin, Kongre oturumlarının ve soruşturmaların yoğunlaşabileceğine işaret ediyor. Açıklama doğrudan bir yapay zekâ yasağı içermese de sektörün önümüzdeki dönemde daha fazla siyasi denetimle karşılaşabileceği endişesini besliyor.
İkinci önemli gelişme Micron cephesindeydi. Bloomberg, şirketin Tayvan’da planladığı yaklaşık 4,5 milyar dolarlık fabrika yatırımını uzayan işçi-işveren anlaşmazlığı nedeniyle askıya aldığını bildirdi. Reuters’ın aktardığı bu haber, şirketin doğrudan açıkladığı bir yatırım iptali değildi. Buna rağmen, yapay zekâ altyapısında kritik rol oynayan bellek kapasitesinin genişlemesine ilişkin yeni bir soru işareti yarattı. Böylece aynı gün hem gelecekteki yatırımların siyasi koşulları hem de bu yatırımları mümkün kılacak üretim kapasitesi sorgulanmaya başladı.
6 Kasım sabahına girerken ise teknoloji vadelilerinde tepki alımları görülüyor. Erken saatlerdeki fiyatlamada Nasdaq 100 vadelileri yaklaşık %0,8 yükselirken, Dow vadelilerinin hafif negatif kalması, toparlanmanın henüz piyasaya eşit biçimde yayılmadığını gösteriyor. Bu hareketi tek bir olumlu habere bağlamak zor; ancak satışın ardından görünümü destekleyen birkaç önemli unsur var.
Bunlardan ilki, Micron’un mevcut üretimine ilişkin açıklaması. Şirket, Tayvan operasyonlarının normal şekilde sürdüğünü ve müşterilerine hizmette devamlılığı sağlayabileceğine güvendiğini belirtti. Bu açıklama yeni fabrika projesinin durumunu netleştirmiyor; fakat mevcut üretimin durması ile gelecekteki kapasite artışının gecikmesi arasındaki önemli farkı ortaya koyuyor. Ayrıca daha büyük çalışan grubunu temsil eden Taichung sendikasıyla anlaşmaya varılmış olması ve Taoyuan tarafında görüşmelerin sürmesi, sorunun çözümüne ilişkin kanalı açık tutuyor.
İkinci destek, Fed’in faiz artıracağına yönelik beklentinin zayıflaması. 5 Kasım gecesine ait FedWatch ekranında, 9 Aralık toplantısında faizin %4,00–4,25 bandında olması ihtimali bir önceki günkü %81,5’ten %66,3’e geriledi. Daha düşük olan %3,75–4,00 bandının olasılığı ise %18,5’ten %33,7’ye yükseldi. Yani piyasa, daha yüksek faiz senaryosuna verdiği ağırlığı bir günde 15,2 puan azaltmış durumda.
Bu değişim, özellikle gelecekte elde edeceği kârlar üzerinden değerlenen teknoloji şirketleri açısından destekleyici. Aynı zamanda yaoay zekadaki harcamalardan ötürü yaşanan likidite sıkışıklığı için oldukça iyi haber. Finansal koşulların daha da sıkılaşacağı endişesinin azalması, değerlemeler üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak burada fiyatlanan gelişme henüz bir faiz indirimi beklentisi veya Fed’in politika değiştirdiğine dair açıklama değil. Sert satışın ardından yatırımcıların ek sıkılaşma ihtimalini yeniden değerlendirmesi. Nitekim Reuters da bir sonraki faiz artışının tamamen fiyatlandığı tarihin mart ayına ötelendiğini aktarıyor.
Üçüncü ve yapay zekâ yatırımları açısından dikkat çekici destek ise Goldman Sachs’tan geliyor. Bankanın Avrupa hisse senedi işlemleri başkanı Rich Privorotsky’nin değerlendirmesine göre, şirketler ileride daha sıkı izin ve denetim koşullarıyla karşılaşabileceklerini düşünerek bazı sermaye yatırımlarını 2027’ye öne çekebilir. Mevcut koşullardan yararlanma isteği, kısa vadede yatırım takvimlerinin hızlanmasını sağlayabilir. Bu görüş seçim sonrasında, dünkü sert satıştan önce paylaşılmıştı; dolayısıyla bu sabah ortaya çıkan yeni bir haberden ziyade, mevcut tabloyu değerlendirirken dikkate alınması gereken olumlu bir senaryo.
Böyle bir senaryo gerçekleşirse çip, bellek, ağ ekipmanı ve veri merkezi altyapısı sağlayan şirketlerin siparişleri beklenenden erken gelebilir. Düzenlemelerin uzun vadede yaratabileceği risk sürerken, şirketlerin bu riske hazırlık amacıyla yatırımlarını hızlandırması yakın vadeli gelir görünümünü destekleyebilir. Bununla birlikte yatırımların öne çekilmesi, toplam harcamanın mutlaka artacağı anlamına gelmez; harcamanın zamanlaması da değişiyor olabilir.
Toparlanmanın ilk işareti teknoloji vadelilerindeki yükseliş. Daha güçlü bir teyit için bu alımların normal seansa taşınması, çip hisselerine yayılması ve gün sonuna kadar korunması gerekiyor. Bugünkü ABD istihdam verisinin faiz beklentileri üzerindeki etkisi de belirleyici olacak. Mevcut üretimin devam etmesi, faiz artışı beklentisinin gerilemesi ve yatırımların öne çekilebileceği senaryosu olumlu unsurlar; ancak sabahki tepkiyi kalıcı bir dönüş olarak değerlendirmek için henüz erken.
Bu noktada endeksin döndüğüne dair kısa vadeli günlük ortalamaları takip etmek doğru bir yöntem olabilir.