DHL Group, Yeni Enerji lojistik gelirini 2030’a kadar 3 milyar euroya çıkarmayı hedefliyor

Google News Icon Takip Et

Fosil yakıt tedarikinde yaşanan aksaklıkların gölgesinde DHL Group, Yeni Enerji sektöründeki yetkinliklerini ve varlığını daha da güçlendirmeyi planladığını açıkladı. Şirket, bu alandaki güçlü müşteri talebine dayanarak, Yeni Enerji lojistiğinden elde ettiği geliri 2025’te yaklaşık 600 milyon eurodan 2030’a kadar 3 milyar euroya çıkarmayı hedefliyor. Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve enerji bağımsızlığı için yerli yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasına odaklanılırken, DHL Group da farklı segmentlerde yeni çözümlerle bu girişimleri desteklemeye hazırlanıyor.

DHL Group, 2024 sonbaharında duyurduğu Strateji 2030 kapsamında Yeni Enerji’yi büyüme alanı olarak belirledikten sonra küresel ölçekte önemli yatırımlar yaptı. Fosil yakıt tedarikindeki kesintiler, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir enerji sistemlerinin önemini daha da artırdı. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte üçü, ithal fosil yakıtlara bağımlı ülkelerde yaşıyor ve bu da onları jeopolitik risklere açık hâle getiriyor. DHL Group, alternatif yakıtlar, batarya enerji depolama sistemleri, elektrikli araçlar ve bataryaları, hidrojen, şebeke altyapısı, güneş ve rüzgâr gibi sekiz ana segmenti kapsayan uçtan uca lojistik çözümleri geliştirdi.

DHL Group CEO’su Tobias Meyer, enerji dönüşümünün tek bir teknoloji veya tedarik zinciriyle gerçekleşmediğini, farklı varlıkların ülkelerin dönüşümüne katkı sağladığını belirtti. Meyer, DHL’in, parça ve bileşenlerden satış sonrası desteğe kadar yeni tedarik zincirlerini küresel ölçekte uçtan uca kurma kapasitesine sahip olduğunu vurguladı. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, yeni enerji kaynakları rekor hızda büyüyor ve diğer tüm enerji kaynaklarını geride bırakıyor. Meyer, DHL’in erişim, güvenilirlik ve sektör uzmanlığının, şirketlerin ve ülkelerin enerji dönüşümünü kolaylaştırmak ve dayanıklılığı artırmak için önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti.

Rüzgâr türbinlerinin sürekliliği

DHL Industrial Projects CEO’su ve DHL Group Yeni Enerji Büyümeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Martyn Lawns, büyük ve karmaşık makinelerin taşınması ile Yeni Enerji lojistiğinin özel gereksinimlerine yabancı olmadıklarını söyledi. Lawns, tedarik zincirinin her adımında uzmanlığa sahip olduklarını, bu sayede uçtan uca veya modüler lojistik çözümleri sunabildiklerini belirtti. 750’den fazla endüstriyel proje uzmanı, küresel depo ağı, çok modlu taşımacılık çözümleri ve özel bir Express uçak filosuyla müşterilerinin tedarik zincirlerini büyütmelerine ve yeni pazarlara erişmelerine destek olmaya hazır olduklarını ekledi.

Rüzgâr enerjisi sektörü, küresel kurulu kapasitenin yaklaşık 1,3 teravat seviyesine ulaşmasıyla yeni bir döneme giriyor. Sektör artık sadece rüzgâr çiftlikleri inşa etmekle kalmıyor, aynı zamanda bunları büyük ölçekte işletiyor. Bu da DHL’in bakım, onarım ve revizyon (MRO) hizmetlerinde uzmanlığını kullanarak sektöre daha fazla destek olmasını sağlıyor.

Birçok rüzgâr çiftliğinin uzak bölgelerde yer alması nedeniyle, müşteriler yedek parçaların bu sahalara hızlı ve verimli şekilde ulaştırılmasını talep ediyor. Bu ihtiyaca yanıt olarak DHL, Express ağı üzerinden özelleştirilmiş teslimat seçenekleri sunan yeni Time Definite Plus hizmetini başlatıyor.

Time Definite Plus, DHL Express’in mevcut ağı üzerinden ölçeklenebilirlik ve verimlilik sağlarken, zamanlı teslimat, özel teslimat gereksinimleri, Swap & Return çözümleri ve zorlu lokasyonlara teslimat gibi kişiye özel hizmetler de sunacak. Bu yeni hizmet, Avrupa genelinde 22 ülke ve bölgede devreye alınacak ve küresel çapta yaygınlaştırılması planlanıyor.

DHL’in ön stoklama noktalarından oluşan ağı da MRO ihtiyaçları için bölgesel ve yerel depo ile taşıma desteği sağlayacak. Şirketin 1.100’den fazla ön stoklama noktası, dünya genelindeki rüzgâr çiftliklerinin %88’ine 4 saat içinde yedek parça ulaştırabiliyor. Bu sayede, küresel yedek parça ve bakım hizmetleriyle kesinti süreleri en aza indirilebiliyor ve enerji güvenliği için sağlam bir altyapı oluşturuluyor.

Yeni Time Definite Plus hizmeti ve mevcut lojistik yetkinlikleriyle DHL, müşterilerine bakım ihtiyaçlarına göre farklı hizmet seviyeleri sunacak; kritik büyük bileşenlerin ekspres teslimatından, daha düşük maliyetli küçük parçaların standart teslimatına kadar çeşitli seçenekler mevcut olacak.

Elektrifikasyon yolculuğunu desteklemek

DHL Group, elektrikli araçlar (EV) ve EV batarya ekosistemine de yatırım yapmaya devam ediyor. Şirket, Avrupa için yeni tesisler duyurdu. Kısa süre önce Hollanda’nın Holtum kentinde yeni bir Avrupa Batarya Lojistik Merkezi’nin temelini attı ve Avrupa’daki batarya ve enerji depolama lojistiği kapasitesini genişletti. Holtum’daki tesiste işlenen bataryalar, elektrikli araçların yanı sıra ev tipi depolama ve güneş enerjisi uygulamaları dâhil olmak üzere hızla büyüyen batarya enerji depolama sistemleri (BESS) segmentinde kullanılacak.

Yeni tesis, yüksek voltajlı bataryalar için 17.000 metrekarelik özel depolama ve hizmet alanı sunacak ve DHL Supply Chain’in hemen yanındaki mevcut Holtum otomotiv operasyonuyla entegre çalışacak. Böylece iki tesis, Avrupa genelinde elektrikli mobilite ve enerji sistemleri için uçtan uca çözümler sunan entegre bir kampüs oluşturacak. Yeni merkezin 2027 başında faaliyete geçmesi planlanıyor.

Şirket ayrıca Fransa’nın Meung-sur-Loire kentinde bir EV ve Batarya Mükemmeliyet Merkezi (COE) açtı ve ülke genelinde yeni lokasyonlarla varlığını genişletiyor. Bu merkez, EV parça ve bataryalarının mevzuata uygun depolanması ve dağıtımı için tek noktadan çözüm sunuyor; üretime giriş akışlarını ve entegre satış sonrası hizmetleri destekliyor. Ayrıca, özel iş ortaklarıyla birlikte bir geri dönüşüm çözümü de bu merkezden devreye alınacak.

DHL’in dünya genelinde 20’den fazla EV COE’si bulunuyor; yıl içinde Hindistan ve Peru’da da yeni merkezler açılması planlanıyor.

Batarya taşımak isteyen müşteriler için DHL’in Thermoliner çözümü de yeni bir seçenek sunuyor. Thermoliner, DHL tarafından geliştirilen, kargo yükünü aşırı sıcaklık ve nemden koruyan yenilikçi ve patentli bir bütünleşik yalıtım sistemi. Ayrıca termal şoklara, konteyner içi yoğuşmaya ve çapraz bulaşmaya karşı da koruma sağlıyor.

DHL Global Forwarding CEO’su Oscar de Bok, Yeni Enerji’ye geçişin yalnızca sürdürülebilir değil, aynı zamanda dayanıklı ve güvenli sistemler inşa etmek anlamına geldiğini belirtti. Bunun, hızla uyum sağlayabilen, güvenilir şekilde çalışabilen ve çoklu teknoloji ile pazarlarda büyümeyi destekleyen tedarik zincirleri gerektirdiğini vurguladı. De Bok, DHL’in altyapı geliştirmeden üretime, taşımadan sahaya teslimata ve satış sonrası, bakım, devreden çıkarma ve döngüselliğe kadar değer zincirinin her adımında entegre çözümler sunma kapasitesine sahip olduğunu, bu nedenle Yeni Enerji Lojistiği’nin grup için önemli bir büyüme fırsatı oluşturduğunu ifade etti.

Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, 2025 ile 2030 arasında yenilenebilir enerji kapasitesinin yaklaşık 4.600 GW artması bekleniyor; bu, önceki beş yılın iki katı anlamına geliyor. Özellikle güneş enerjisinde büyüme, küresel yenilenebilir elektrik kapasitesi artışının neredeyse %80’ini oluşturacak.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: marketscreener.com