Levi & Korsinsky, LLP, Cogent Communications Holdings (CCOI) yatırımcılarını, 29 Şubat 2024 ile 1 Mayıs 2026 tarihleri arasında menkul kıymet satın alan hissedarlar adına toplu dava açıldığı konusunda bilgilendirdi.
Şirket hisselerinin, kasım 2024’te 86 doların üzerindeyken, dava konusu dönemin ardından 17 doların altına gerilediği ve bunun %80’in üzerinde, hisse başına yaklaşık 69 dolarlık bir düşüşe işaret ettiği belirtiliyor. Yatırımcıların baş davacı olarak atanmak için başvuru yapabileceği son tarih ise 21 Eylül 2026 olarak açıklandı.
Dava dilekçesinde, Cogent’in rehin verilen hisselere ilişkin düzenleyici açıklamalarının yeterli olmadığı iddia ediliyor. Şirketin SEC belgelerinde, önemli miktarda hissenin rehin verilmesinin, bir kredi kuruluşunun temerrüt halinde büyük bir hisse bloğunu piyasayı bozacak şekilde satması durumunda risk oluşturduğu ifade edilmişti.
Ancak şirketin, Denetim Komitesi incelemesinin ardından, CEO’nun Cogent hisselerini zorunlu olarak satmak zorunda kalacağına dair önemli bir risk bulunmadığını yatırımcılara bildirdiği de belirtiliyor. Dava, yatırımcıların rehinli hisseler, zayıflayan kişisel teminatlar ve CCOI fiyatlarındaki düşüşün birlikte piyasada baskı oluşturabileceği yönündeki iddia edilen riskler hakkında tam olarak bilgilendirilmediğini öne sürüyor.
Şirketin 2023 yılına ait 10-K formu ve sonraki çeyrek raporlarında temettü kapasitesi, likidite ve iş planı uygulamasına değinilirken, wavelength backlog’un olduğundan fazla gösterildiği iddia ediliyor. Ayrıca, rehinli hisselere ilişkin açıklamaların, zorunlu satış riskinin büyüklüğünü yeterince yansıtmadığı ileri sürülüyor.
Ağustos 2025’te, JPMorgan Chase ve Royal Bank of Canada’daki kredi kuruluşlarının, sanık Schaeffer’ın teminat tamamlama çağrısını karşılayamaması üzerine rehinli yaklaşık 82,5 milyon dolarlık Cogent hissesine el koyup sattığı bildirildi. Dava, bu olayın şirketin belgelerinde genel ifadelerle belirtilen piyasa bozucu riskin somut bir örneği olduğunu savunuyor.
Dava kapsamında, yatırımcılara zorunlu satış riski olmadığı yönünde de bilgi verildiği iddia ediliyor. İç denetim sonrası rehinli hisse sınırlarının aşıldığı, şirketin belgelerinde ise hisse fiyatı riski, teminat kredileri ve piyasa bozulması arasındaki bağlantının yeterince kurulmadığı öne sürülüyor. Söz konusu açıklama eksikliğinin, daha sonra gerçekleşen 82,5 milyon dolarlık hisse satışıyla ilişkili olduğu iddia ediliyor. Davacılar, temettü sürdürülebilirliğine ilişkin açıklamaların, sonrasında yapılan %98’lik temettü kesintisiyle daha da önemli hale geldiğini belirtiyor.
Genel risk faktörü ifadelerinin, şirketin operasyonlarını veya yatırımcı risk profilini zaten etkilediği iddia edilen belirli ve bilinen sorunların açıklanmasının yerine geçemeyeceği vurgulanıyor. Şikayet, Cogent’in SEC belgelerinin yatırımcılara rehinli hisse riskleri konusunda yeterli bilgi verip vermediğine odaklanıyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: businesswire.com