Boston Fed Başkanı Susan Collins, enflasyonun soğumaya devam etmemesi halinde Fed’in para politikasını yakın zamanda sıkılaştırmak zorunda kalabileceğini söyledi.
Collins, geçen ay Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) “hafif kısıtlayıcı” politika duruşunu sürdürme kararını desteklediğini belirtti. Collins, Boston Fed’in internet sitesinde yayımlanan bir makalede, bu yaklaşımın enflasyonu “makul bir süre içinde” yüzde 2 hedefine döndürmeye yardımcı olacağını ifade etti.
Ancak, Fed’in beklemede kalabilmesi için net bir dezenflasyon işareti gerektiğini vurgulayan Collins, bu yıl FOMC’de oy hakkı bulunmadığını da hatırlattı. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre, yıllık tüketici enflasyonu temmuz ayında son dört ayın en düşük seviyesine geriledi.
Collins, “Birçok olası senaryo göz önüne alındığında, politika adımlarının esnek olması gerekecek. Eğer enflasyonda kalıcı bir iyileşme görülmezse, fiyat istikrarını makul bir sürede sağlamak için politikanın yakında sıkılaştırılması gerektiğine inanıyorum” dedi.
FOMC’nin politika faizini üst üste beşinci kez sabit tutma kararı oy birliğiyle alınmadı. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, temmuz ayında 25 baz puanlık bir artıştan yana görüş bildirdi.
Geçen hafta yayımlanan toplantı tutanaklarında, Fed yetkililerinin enflasyonun düşmemesi halinde faiz artışına ihtiyaç olabileceğini kabul ettikleri görüldü.
CME FedWatch aracına göre, piyasalar şu anda Fed’in eylül ayında gösterge faiz oranını sabit tutma olasılığını yüzde 60 olarak fiyatlıyor; kalan ihtimal ise 25 baz puanlık bir artış yönünde.
Collins, New England genelinde paydaşlarla yaptığı görüşmelerde, özellikle yüksek enerji fiyatları nedeniyle enflasyon konusunda yaygın endişeler olduğunu aktardı.
Ayrıca, geçim sıkıntısı nedeniyle birden fazla işte çalışanların sayısının arttığını ve düşük gelirli hanelerde finansal stresin yükseldiğini de dile getirdi.
Collins, dengeli bir işgücü piyasası ve son dönemde uzun vadeli faiz oranlarındaki artış gibi unsurların enflasyonist baskıları hafifletmeye yardımcı olabileceğini belirtti.
Ancak, daha olumsuz senaryoların da mümkün olduğunu vurgulayan Collins, özellikle ek olumsuz arz şokları ve beklenenden güçlü ekonomik aktivitenin enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturduğunu söyledi.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: MT Newswires