BofA raporuna göre ağustos-ekim dönemi S&P 500 için zayıf, dolar ve altın öne çıkıyor
Bank of America Securities’in teknik analisti Paul Ciana’nın yayımladığı son sezonluk rapora göre, önümüzdeki üç ayda piyasada daha temkinli bir yaklaşım gerekebilir. Ciana, uzun yıllara dayanan piyasa verilerine dayanarak ağustos-ekim döneminin S&P 500 (SP500) endeksi için tarihsel olarak en zayıf üç aylık dönem olduğunu belirtiyor. Aynı dönemde ABD doları, altın ve tahvillerin ise genellikle daha iyi performans gösterdiği vurgulanıyor.
1928’den bu yana ağustos-ekim arası, S&P 500’ün ortalama getirisi açısından en zayıf dönem olarak öne çıkıyor. Bu süreçte endeks yalnızca zamanın %55’inde yükselirken, ortalama getiri neredeyse sıfırda kalarak %0,02 düşüş gösteriyor ve ortalama %7,35’lik bir düzeltme yaşanıyor. Bu tablo, Bank of America’nın mayıs sonundan bu yana sürdürdüğü savunmacı pozisyonunu destekliyor.
Ciana, sezonluk zayıflığın uzun vadede mutlaka düşüş anlamına gelmediğini de ekliyor. Tarihsel olarak yaz sonunda yaşanan geri çekilmeler, kasım-ocak döneminde S&P 500 için ortalama %3,54’lük güçlü bir yükselişin zeminini hazırlamış.
Doların güçlü seyri devam edebilir
Raporda, ağustos ayında ABD doları için de tarihsel olarak olumlu bir ortam oluştuğu belirtiliyor. Gelişmiş ülke para birimleri arasında dolar, özellikle İngiliz sterlini ve Avustralya doları karşısında ağustos ayında güçlü performans sergilemiş. 2000’den bu yana dolar, ağustos ayında sterlin karşısında zamanın %65’inde, Avustralya doları karşısında ise %69’unda değer kazanmış. ABD başkanlık döngüsünün ikinci yılında bu eğilim daha da güçleniyor.
Gelişmekte olan piyasalarda ise Güney Afrika randı, ağustos ayında en zayıf sezonluk eğilimi gösteren para birimi oldu. Dolar, rand karşısında ağustos ayında %73 oranında değer kazanırken, ortalama %2,19’luk bir artış kaydediyor. Bu nedenle USD/ZAR paritesi, Bank of America’nın sezonluk favori işlemleri arasında yer alıyor.
Tahvil getirilerindeki düşüş sezonluk eğilime uyuyor
Rapora göre, ağustos ayında devlet tahvili getirilerinde de düşüş eğilimi öne çıkıyor. ABD 30 yıllık hazine tahvili getirisi, özellikle başkanlık döngüsünün ikinci yılında, gözlemlerin yaklaşık dörtte üçünde ortalama 18 baz puan gerilemiş. Avustralya 10 yıllık tahvil getirileri ise ağustos ayında %73 oranında düşüş göstermiş. Düşen getiriler, yatırımcıların devlet tahvillerinin görece güvenliğine yöneldiği savunmacı bir yatırım ortamına işaret ediyor.
Altın, savunmacı varlık olarak öne çıkıyor
Makro varlıklar arasında altın, yaz sonu döneminde en net yarar sağlayanlardan biri olarak öne çıkıyor. 1992’den bu yana altın, ağustos-ekim döneminde zamanın %61’inde yükselmiş ve ortalama %2,52 getiri sağlamış. Altın, hisse senetleri zayıflarken ve tahvil getirileri düşerken güçlenerek, raporda hisse piyasası oynaklığına karşı önerilen sezonluk koruma araçlarından biri olarak gösteriliyor.
Dow Jones, diğer endekslere göre daha dirençli
Tüm hisse endeksleri sezonluk zayıflıktan aynı şekilde etkilenmiyor. Dow Jones Sanayi Endeksi (DJI), ağustos ayında en dirençli büyük endeks olarak öne çıkıyor; zamanın %62’sinde yükselmiş ve ortalama %0,86 getiri sağlamış. Buna karşılık, Hong Kong Hang Seng Endeksi (HSI) ise zamanın %57’sinde düşerek ortalama %1,3’lük bir kayıpla en zayıf performansı göstermiş. Tarihsel verilere göre, uluslararası hisse piyasaları ağustos ayında genellikle ABD hisselerinin gerisinde kalmış.
Enerji, savunmacı eğilime karşı istisna olabilir
Geniş çaplı riskten kaçış eğilimine rağmen enerji sektörü dikkat çekiyor. Bloomberg Enerji Endeksi, ağustos ayında ortalama %2,42 yükselmiş ve başkanlık döngüsünün ikinci yılında bu getiri daha da artmış. Ayrıca, ham petrol fiyatlarının ayın son üçte birlik bölümünde güçlenme eğiliminde olduğu belirtiliyor; bu da enerji yatırımlarına ek destek sağlayabilir.
Ciana, sezonluk eğilimlerin yatırım kararlarında tek başına belirleyici olmadığını vurgulasa da, tarihsel veriler ağustos ayında savunmacı pozisyonların, ABD doları ve altına ağırlık vermenin ve hisse senetlerinde temkinli olmanın genellikle avantaj sağladığını gösteriyor. Piyasanın kasım-ocak dönemindeki tarihsel olarak güçlü seyrine kadar bu yaklaşımın öne çıkabileceği belirtiliyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha