BlackRock, 2026 yılının uzun süredir tanımladığı yeni ekonomik düzeni net şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor. Yaz sonuna yaklaşırken şirket, yatırımcıların yılın geri kalanında göz önünde bulundurması gereken üç önemli dersi öne çıkarıyor: yüksek faiz oranlarının kalıcı olduğu, yapay zekâ temasında artık daha seçici olunması gerektiği ve jeopolitik risklerin hâlâ çözülmediği.
İlk ders, küresel faizlerdeki yeniden yapılanmanın devam ettiğini gösteriyor. Sermaye maliyeti artıyor ve BlackRock’a göre bu durum, portföylerin geçici bir unsur olarak değil, temel bir yapı taşı olarak ele alınmasını gerektiriyor.
İkinci ders, yapay zekâ modelleri arasındaki rekabetin ötesine bakmak gerektiği. Finansmanın daha pahalı hale gelmesiyle birlikte, şirket daha çok enerji, yarı iletken ve altyapı gibi kıt kaynaklara bağlı şirketlerde fırsat görüyor; yeni büyük model geliştirme yarışında değil.
Üçüncü ders ise, piyasaların bugüne kadar jeopolitik şokları sindirmiş olsa da, bu dayanıklılığın riskin ortadan kalktığı anlamına gelmediği. Parçalanma, bu yeni dönemin geçici bir başlık değil, yapısal bir özelliği olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak, yüksek faizler, yapay zekâ yatırımları ve jeopolitik parçalanma birbirini güçlendiriyor. BlackRock, risk iştahını koruyarak ABD hisselerinde yüksek portföy ağırlığına devam ediyor; sabit getirili varlıklarda ise dayanıklı gelir ve yapay zekâ büyümesinin ihtiyaç duyduğu kıt girdilere odaklanan şirketleri tercih ediyor.
Piyasayı izleyen fonlar: (DIA), (DDM), (UDOW), (DOG), (DXD), (SDOW), (SPY), (VOO), (IVV), (RSP), (SSO), (UPRO), (SH), (SDS), (SPXU), (FXAIX), (VFIAX), (VFFSX), (SWPPX), (QQQ), (QQQM), (SQQQ), (TQQQ), (QLD) ve (QID).
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha