Bitcoin’in son dönemdeki yükselişinde ana kurumsal likidite kaynağı, spot Bitcoin ETF’lerine yönelik devam eden alım dalgası olarak öne çıkıyor. ABD’de işlem gören spot Bitcoin ETF’leri, 23 Nisan’a kadar üst üste sekiz gün boyunca toplamda 2,1 milyar dolarlık giriş kaydetti. Bu, Ekim 2025’ten bu yana en uzun giriş serisi olarak dikkat çekiyor. Söz konusu alımlar, BTC fiyatının 68.000 dolardan 77.000 dolara %12 yükselmesine doğrudan katkı sağladı.
Son günlerde bu girişlerin ivmesi daha da arttı. Sadece son beş günde ETF’lere 1,2 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti. Bu, son üç ayın en güçlü haftalık toplamı oldu. Alımların hem istikrarlı hem de hızlandığı görülüyor. 23 Nisan’da BlackRock’ın IBIT ETF’i en büyük payı taşırken, aynı gün Fidelity’nin FBTC ETF’inden 16,93 milyon dolarlık çıkış yaşandı.
Piyasa analizlerinde öne çıkan görüş, ETF alımlarının ana katalizör olduğu yönünde. Ancak bu trendin sürdürülebilirliği, yeni bir yükseliş trendi başlatıp başlatamayacağına veya kısa vadeli yatırımcılar için çıkış likiditesi sağlayıp sağlamayacağına bağlı. Şu anda kritik seviyelerde doğrudan bir test yaşanıyor.
80.000 Dolar Eşiği
Bitcoin, zincir üstü verilerde önemli bir kavşağa yaklaşıyor. Fiyat, iki ana direnç seviyesine yaklaşmış durumda: 78.100 dolar seviyesindeki True Market Mean, aktif olarak işlem gören arzın ortalama maliyetini gösteriyor. 80.100 dolar seviyesindeki Short-Term Holder Cost Basis ise son 155 gün içinde alım yapan yatırımcıların ortalama giriş fiyatını temsil ediyor ve daha kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.
Bu mekanizma oldukça net işliyor. Fiyatın 80.100 doların üzerine çıkması, son dönemde alım yapan yatırımcıların %54’ünden fazlasını kâra geçirecek. Tarihsel olarak bu seviye, kısa vadeli yatırımcıların yükselişleri maliyetine satmak için kullandığı ve yerel zirvelerin oluştuğu bir eşik olarak öne çıkıyor. Şu anda kısa vadeli yatırımcıların saatlik gerçekleşen kârı 4,4 milyon dolara ulaşmış durumda. Bu seviye, yıl içinde her yerel zirve öncesinde görüldü. Bu da güçlü ETF alımlarının, kısa vadeli yatırımcılar için çıkış likiditesi işlevi gördüğüne işaret ediyor.
Piyasa genelindeki görünüm de tabloya ek bir boyut katıyor. Toplam kripto piyasa değeri, mart ayından bu yana ilk kez 3,1 trilyon doların üzerine çıktı ve katılımın yeniden arttığını gösteriyor. Ancak 80.000 dolar seviyesi, ETF alımlarının devamlılığı ile son aylarda alım yapan yatırımcıların kâr realizasyonu baskısı arasında doğrudan bir mücadeleye sahne oluyor. Yükselişin 80.100 doların üzerinde kalıcı olup olamayacağı, yeni bir trendin mi yoksa yeni bir yerel zirvenin mi oluşacağını belirleyecek.
Katalizörler ve Riskler
Kısa vadede en önemli katalizör, ETF’lere yönelik devam eden girişler. Sekiz gün üst üste toplam 2,1 milyar dolarlık giriş, Ekim 2025’ten bu yana en uzun seri olarak öne çıkıyor. Bu akışın devamı, 80.100 doların üzerinde bir kırılma için temel yakıt niteliğinde. Tersine bir hareket ise kurumsal güvenin zayıfladığına işaret eder ve sert bir geri çekilmeyi tetikleyebilir.
Tarihsel risk ise benzer bir döngünün tekrarlanması. Ekim 2025’teki dokuz günlük giriş serisi, 126.000 dolarda zirveyle sonuçlanmıştı. Mevcut tablo birebir aynı olmasa da yapısal benzerlik dikkat çekiyor. Piyasa, kısa vadeli yatırımcıların saatlik gerçekleşen kârının 4,4 milyon dolara ulaştığı bir seviyeyi yeniden test ediyor. Bu eşik, yıl içinde her yerel zirve öncesinde görüldü. Bu da ETF alımlarının, son alıcılar için tekrar çıkış likiditesi işlevi görebileceğini gösteriyor.
Son test, ETF girişleri ile türev piyasalardaki kaldıraç arasındaki etkileşime bağlı olacak. Spekülatif aşırılığın işareti olarak açık pozisyon ve fonlama oranları yakından izlenmeli. 80.000 dolara giden temiz yol, ETF alımlarının desteklediği ikinci bir kısa pozisyon sıkışmasından geçiyor. Ancak bu kırılmanın, 80.100 dolarda kısa vadeli yatırımcıların kâr realizasyonu baskısına karşı kalıcı olup olmayacağı belirleyici olacak.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ainvest.com