Pozisyon kapatmak çoğu zaman bilinçli bir karardır. Kâr realizasyonu, dağılımı değiştirme isteği ya da piyasaya temkinli bakış. Bu kararın kendisi tartışmalı değil. Asıl mesele, sonrasında başlayan bekleme süresinin nasıl yönetildiği.
Çünkü nakit nötr bir konum değil, bir pozisyondur. TÜİK verilerine göre Ağustos 2026’da yıllık enflasyon %31,51 seviyesinde ölçüldü. Bu ortamda getiri üretmeden bekleyen bir tutar, nominal olarak aynı kalsa bile alım gücünü her ay biraz daha kaybeder. Finansta buna nakit sürüklemesi (cash drag) deniyor.
İkinci maliyet daha az görünür: piyasanın dışında kalmak. XU100, 2010 sonundaki 660 puandan 17 Eylül 2026 kapanışında 13.284 puana çıktı, yaklaşık 20 katına, yıllık bileşik %21,1. Bu 15,6 yılın en iyi 10 günü dışarıda bırakıldığında toplam çarpan 10,6’ya, yıllık getiri %16,3’e iniyor. Rakama dökersek, dönem başındaki 100.000 TL’lik bir endeks pozisyonu 2,01 milyon TL’ye ulaşırken, sadece o 10 günü kaçıran bir pozisyon 1,06 milyon TL’de kalıyor. 3.944 işlem gününün 10’u, sonucun yaklaşık yarısını açıklıyor.
Bu günleri önceden seçmek mümkün olsaydı sorun kalmazdı. Aynı dönemde en iyi 10 günün üçü, en kötü 10 günün iki hafta içinde gerçekleşti. Güçlü günler genelde kenara çekilme isteğinin en yüksek olduğu dönemlere denk geldi. Tozun durulmasını beklemek makul bir cümle, ama bu iki pencereyi birbirinden ayırmak pratikte mümkün değil.
Bunun karşısındaki cevap hemen tam pozisyona dönmek de değil. Kısmi pozisyon, aradaki üçüncü yol. Beklemedeki tutarın bir bölümüyle pozisyon açmak hem tamamen dışarıda kalmayı hem de tek bir güne bağımlı olmayı önler. Kalan bölüm için önceden belirlenmiş tarihler kullanılabilir.
Kademeli geri girişte belirlenmesi gereken üç şey var: kaç adımda girileceği, adımların tarihleri ve her adımın tutarı. Bu üçü önceden yazıldığında her adım ayrı bir karar olmaktan çıkar. Tarih yerine şu seviyeye gelirse koşulu kullanıldığında ise plan, hiç gelmeyebilecek bir seviyeye bağlanmış olur.
Nakdin kendisi için de bir vade tanımı gerekir. Yakın dönemde kullanılacak bir tutarın beklemesi anlaşılırdır ve o tutarın likit kalması gerekir. Ama yatırımda kalacak diye ayrılmış bir tutar için bekleme süresi, bir plandan çok bir erteleme haline gelebilir. İki tutarı birbirinden ayırmak, ikisi için de daha net karar verilmesini sağlar.
Satış bir son değil, bir ara durak. Sorulması gereken soru ne zaman geri girmeli değil, bu tutar hangi vade için ayrıldı ve hangi ritimle yerleşecek.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı