Barbell stratejisinde orta segment dışlanıyor: Fon akışı büyük hisselere ve Hazine’ye yöneldi
Son dönemdeki fon akışı verileri, State Street SPDR S&P 500 ETF (SPY) ve Invesco QQQ Trust (QQQ) gibi piyasa değeri yüksek hisse senetlerine yoğun ilgi olduğunu gösteriyor. Buna karşılık, iShares 0-3 Month Treasury Bond ETF (SGOV) ve iShares 1-3 Year Treasury Bond ETF (SHY) gibi nakde yakın Hazine tahvili ETF’leri, uzun vadeli risk almak istemeyen ve getiri arayan yatırımcılardan talep görmeye devam ediyor.
Nassim Nicholas Taleb’in popülerleştirdiği bu “barbell” yaklaşımı, riskin iki ucunda maksimum pozisyon alırken ortadaki riskleri en aza indiriyor. Ancak bu kadar uç bir strateji yaygınlaştığında, piyasada yapısal bir boşluk oluşuyor.
Sermaye yüksek riskli teknoloji hisseleri ile kısa vadeli sabit getirili ürünlere yönelirken, orta riskli ana segmentler geri planda kalıyor.
Orta Ölçekli ve Döngüsel Hisseler Göz Ardı Ediliyor
Bu ayrışma artık gözle görülür hale geldi. Reuters’ın LSEG Liper verilerine dayandırdığı habere göre, geçen hafta ABD büyük ölçekli hisse fonlarına yaklaşık 9,58 milyar dolar giriş oldu. Orta ölçekli fonlardan yaklaşık 809 milyon dolar, küçük ölçekli fonlardan ise 70 milyon dolar çıkış yaşandı.
Bu tablo, riskin bir ucunda artış ve diğer ucunda güvenlik sağlamak yerine, ortadaki çeşitliliğin azaldığını gösteriyor. Son 12 ayda, eşit ağırlıklı ve değer odaklı yatırımlar geride kalırken, yatırımcılar yapay zekâ opsiyonları ve kâr görünürlüğü için prim ödemeye razı oldu.
Yapay Zekâda Yoğunlaşma ve Makroekonomik Baskılar
İlk baskı noktası, özellikle Nvidia (NVDA) etrafında yoğunlaşan bilanço riskinde ortaya çıkıyor. Nvidia, yapay zekâ harcamalarının döngüsünde bir gösterge haline geldi. Yarın açıklanacak bilanço öncesinde, The Futurum Group CEO’su Daniel Newman, şirketin “altyapı talebinin zirveye ulaşıp ulaşmadığının en net testi” olduğunu belirtti. Newman, “Başlık rakamlarının ötesinde en çok dikkat ettiğim konu, Hyperscale ile ACIE (AI Cloud, Industrial and Enterprise) ayrımı,” dedi.
Piyasanın sürekli yükseliş fiyatladığı bir ortamda, gelir artışında ya da kâr marjlarında yaşanacak küçük bir yavaşlama bile yatırımcıları büyüme tarafındaki riskleri azaltmaya zorlayabilir.
İkinci baskı noktası ise defansif tarafta. Kısa vadeli Hazine tahvilleri, yüksek likidite sunarak güvenli liman işlevi gördü. Ancak ön uçtaki dinamikler değişirken ve uzun vadeli getiriler dalgalı kalırken, yeniden yatırım riski artıyor.
JPMorgan Asset Management’tan Kelsey Berro, Hazine tahvili müdahalesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, düşük getirilerin “temellerle desteklenmediği sürece sürdürülemeyeceğini” vurguladı.
Bu arada Mohamed El-Erian, genel makroekonomik tabloyu “yapay zekâ ile gelen vaat ve kârlar ile tüm bunların finansman maliyeti arasında bir yarış” olarak tanımlıyor.
Orta Segmentte Ani Bir Dönüş Mümkün
Barbell stratejisinin iki ucundan biri zayıflarsa, sermaye başka bir yere kaymak zorunda kalacak. En olası adres ise fon akışından mahrum kalan piyasa segmentleri: orta ölçekli şirketler, döngüsel hisseler ve geleneksel değer yatırımları. Bu, günümüzün konsensüs işlemlerindeki gözden kaçan asimetriyi oluşturuyor.
Risk ve güvenliğin iki uçta yoğunlaşması, yatırımcıların “boş bir orta” yarattığı anlamına geliyor. Beklentiler üstte kırılır ya da alt segmentteki getiri tezi zayıflarsa, bu dönüş ani ve sert olabilir.
Bu tür bir senaryoda izlenmesi gereken ETF’ler arasında, piyasa genelinde çeşitlilik sunan Invesco S&P 500 Equal Weight ETF (RSP), iShares Core S&P Mid-Cap ETF (IJH) ve sanayi sektörüne odaklanan Industrial Select Sector SPDR (XLI) öne çıkıyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga