AT&T güçlü ikinci çeyrek sonuçları ve 10 milyar dolarlık hisse geri alımıyla yükseldi

Google News Icon Takip Et

ABD’de altyapı avantajının yeni rakipler için neredeyse aşılmaz olduğu az sayıda sektör bulunuyor ve telekomünikasyon bunlardan biri olarak öne çıkıyor.

Ancak SpaceX’in Starlink hizmeti, alışılmış rakiplerden farklı bir konumda yer alıyor. AT&T (T) CEO’su John Stankey de bunun farkında.

Stankey, 22 Temmuz çarşamba günü CNBC’de yayımlanan Squawk Box programında AT&T’nin güçlü ikinci çeyrek sonuçlarını değerlendirdi ve uydu tabanlı rekabetle ilgili soruları yanıtladı.

AT&T, 24 Temmuz cuma gününü 24,13 dolar seviyesinde kapattı ve bilanço sonrası seansta %5,10 yükseldi. Şirket, ikinci çeyrekte 31,6 milyar dolar gelir açıkladı; bu rakam yıllık bazda %2,3 artış anlamına geliyor. Ayrıca 2026 yılına yönelik hızlandırılmış 10 milyar dolarlık hisse geri alım programı duyuruldu.

Stankey, Starlink ile ilgili olarak rakiplerin sektöre girmesini memnuniyetle karşıladıklarını ancak bu oyuncuların AT&T’nin onlarca yıldır ev sahipliği yaptığı bir alana çok geç dahil olduklarını vurguladı.

AT&T CEO’sunun Starlink yorumu: Altyapı avantajı

Stankey, uydu tabanlı rekabeti küçümsemedi. Aksine, bu tehdidi AT&T’nin şirket içinde nasıl değerlendirdiğini açıkça ortaya koydu.

Yeni rakiplerin sektöre gireceğini belirten Stankey, “Ancak gerçek şu ki, bu oyuncular sektör oturduktan çok sonra oyuna dahil oluyor” dedi.

Stankey, “Hastanelerde, üniversite kampüslerinde, stadyumlarda ve yüksek binalarda onlarca yıldır süren ciddi altyapı yatırımlarını yakalamak zorundalar” ifadelerini kullandı.

Bu noktada, kapalı alan kapsamasının uydu teknolojisinin karasal ağlarla aynı maliyet avantajıyla çözemediği bir sorun olduğuna dikkat çekildi. Yüksek katlı apartmanlar, hastane bodrumları ve stadyum koridorları gibi alanlar, Starlink’in 340 mil yukarıdan hizmet veremeyeceği altyapı örnekleri olarak öne çıkıyor.

AT&T, bugün entegre müşterilerinin oluşturduğu trafiğin %98’inden fazlasını karasal ağlar üzerinden yönetiyor. Uydu ise yalnızca müşterinin şebeke dışına çıktığı kısa sürelerde devreye giriyor. Stankey, AT&T’nin bu ihtiyacı hâlihazırda kurduğu iş ortaklıklarıyla gelecek yıl çözmeyi planladığını belirtti.

Ölçek karşılaştırması da Stankey’in özgüvenini destekliyor. AT&T, yalnızca ikinci çeyrekte 31,6 milyar dolar gelir elde etti. Reuters’ın aktardığına göre, Goldman Sachs’ın tahminine göre Starlink’in 2026 yılı toplam geliri yaklaşık 15,6 milyar dolar seviyesinde olacak.

AT&T, mobil ve genişbant tarafında ABD’de 100 milyondan fazla müşteriye sahip olduğunu belirtiyor. Idem Est Research & Advisory’ye göre Starlink’in ise haziran 2026 itibarıyla küresel çapta yaklaşık 12 milyon kullanıcısı bulunuyor.

Toptan satış stratejisi ve AT&T’nin Starlink ile ana ortaklık yapmama nedeni

Stankey, toptan ağ anlaşmaları konusunda net bir çizgi çekerek AT&T’nin Starlink ve genel uydu ekosistemine yaklaşımını ortaya koydu.

Şirket, kendi dağıtım ağı, markası ve ürünüyle ulaşamadığı pazar segmentleri için toptan anlaşmalar yapıyor. ABD’nin banliyö ve metropol pazarlarında ise AT&T bu müşterilere doğrudan ulaşabiliyor. Stankey, ABD’nin Avrupa pazarlarına kıyasla daha disiplinli olduğunu, bunun da “çok güçlü dağıtım ağı, tanınmış markalar ve yaygın altyapı” sayesinde mümkün olduğunu vurguladı.

AT&T, tek bir uydu operatörüyle ikili anlaşma yapmak yerine konsorsiyum yaklaşımını tercih ediyor. Stankey, AST SpaceMobile, Amazon Kuiper ve SpaceX gibi birden fazla alçak yörünge uydu ağıyla hacmi bir araya getirmenin, şebeke dışı trafiğin küçük bir kısmını ekonomik fiyatlarla kapsama imkânı sunduğunu ve tek bir sağlayıcıya bağımlılık yaratmadığını belirtti.

Bu yaklaşım, AST SpaceMobile ile ilgili gelişmeleri takip eden yatırımcılar için de önemli. AT&T’nin konsorsiyum modeli, ilişkinin tamamlayıcı ama münhasır olmadığını, dolayısıyla her iki taraf için de hem potansiyel kazancı hem de riski sınırladığını gösteriyor.

AT&T’nin ikinci çeyrek sonuçları ve hisse geri alım sinyali

Stankey’in Squawk Box’taki açıklamalarının temelinde, AT&T’nin bilanço açıklamasına göre güçlü bir finansal performans yer alıyor.

Şirketin geliri 31,6 milyar dolar ile yıllık bazda %2,3 büyüdü.

Düzeltilmiş FAVÖK 12,3 milyar dolara ulaşarak yıllık bazda %5,2 arttı.

Serbest nakit akışı 4,7 milyar dolar oldu; geçen yıl aynı dönemde bu rakam 4,4 milyar dolardı.

Gelişmiş Bağlantı hizmet gelirleri 23,5 milyar dolara yükselerek %5,1 büyüdü; bu segmentin faaliyet geliri ise %20,3 arttı.

Toplamda 646 binin üzerinde yeni internet abonesi kazanıldı; bunun 367 bini fiber, 279 bini ise sabit kablosuzdan geldi. Faturalı telefon abone kaybı oranı %0,86 olarak gerçekleşti.

10 milyar dolarlık hızlandırılmış hisse geri alım programı, haftanın son seansında hisseye %5,10’luk artış getiren temel unsur oldu. AT&T, yalnızca ikinci çeyrekte hissedarlara 4,1 milyar dolar iade etti; bunun 2,2 milyar doları doğrudan hisse geri alımlarından oluştu.

Aynı açıklamaya göre şirket, 2026 sonuna kadar toplam 40 milyon, 2030’a kadar ise 60 milyon fiber lokasyona ulaşmayı hedefliyor.

Tüketici tarafında ise AT&T’nin 16 ağustostan itibaren fiber ve bakır internet paketlerinde aylık 5 dolarlık fiyat artışına gideceği, bu artışın haziran 2024 ile temmuz 2025 arasında abone olan müşterileri kapsayacağı bildirildi.

Fiyat artışları ve abone büyümesi, ikinci çeyrek sonuçlarında marj genişlemesini destekleyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

AT&T hissesi yıl başından bu yana %0,64 yükselirken, son üç yılda %89,07 getiri sağladı. Hisse, 2026 boyunca yatırımcıların uydu rekabetini tartıştığı bir bantta hareket etti.

Stankey’in bu soruya doğrudan yanıt vermesi, hisse geri alımının hızlanması ve güçlü serbest nakit akışı, 24 Temmuz cuma günkü seansın seyrini belirledi.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: yahoo.com