Araştırma notu: BNP Paribas, SpaceX’in telekom operatörlerine tehdidinin sınırlı olduğunu savundu

Google News Icon Takip Et

BNP Paribas’ın 12 Haziran tarihli araştırma notuna göre, SpaceX’in (SPCX) uzun vadeli kablosuz iletişim hedefleri, yatırımcıların düşündüğünden daha karmaşık ve geleneksel mobil operatörler için o kadar da yıkıcı olmayabilir.

Şirketin telekom analisti Sam McHugh, doğrudan cep telefonuna uydu hizmetlerinin geliştirilmesinde yakından yer alan mobil teknoloji uzmanı John Dooley ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, SpaceX’in (SPCX) uydu bağlantısının ötesine geçerek gelecekteki uygulamalar için karasal kablosuz altyapı kurma olasılığı ele alındı.

Starlink Mobile’ın mevcut kablosuz operatörlere rakip olacağı yönündeki beklentiler artarken, Dooley, yalnızca uydu teknolojisinin geleneksel hücresel hizmetin tam bir alternatifi olamayacağını savundu.

Analize göre, SpaceX’in (SPCX) kablosuz sektörü hızla dönüştüreceği yönündeki endişeler abartılı olabilir. Şirket, uydu ağını güçlendirmek için zamanla karasal kablosuz varlıklar inşa edebilir; ancak BNP Paribas, ekonomik ve teknik gereklilikler ile uygulama takvimi nedeniyle Verizon (VZ), AT&T (T) ve T-Mobile’a (TMUS) doğrudan bir tehditin kısa vadede beklenmediğini belirtiyor. SpaceX’in planlarına ilişkin belirsizliğin ise en azından 2027’de planlanan Upper C-Band frekans ihalesine kadar telekom hisseleri üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi bekleniyor.

Görüşmenin öne çıkan noktalarından biri, uydu kapsamasının özellikle kapalı alanlarda doğal sınırlamalara sahip olmasıydı. Sinyallerin uzaydan gelmesi nedeniyle, iç mekânlarda geleneksel hücresel hizmete kıyasla daha zayıf bir çekim bekleniyor. Dooley, büyük bir uydu takımyıldızına sahip olsa bile, SpaceX’in (SPCX) ağ performansını artırmak için muhtemelen bir miktar karasal kablosuz altyapıya ihtiyaç duyacağını ifade etti.

Ancak böyle bir ağ, tüketici mobil hizmetlerinden farklı bir amaç için tasarlanabilir. Dooley’e göre, gelişmekte olan yapay zekâ ve otonom makine uygulamaları, geleneksel video akışı gibi tüketici uygulamalarına kıyasla çok daha fazla yukarı yönlü veri trafiği (cihazdan ağa gönderilen veri) üretiyor. Mevcut kablosuz ağlar ise ağırlıklı olarak indirme odaklı trafik için inşa edildiğinden, yapay zekâ bağlantılı cihazların yaygınlaşmasıyla kapasite sorunları ortaya çıkabilir.

Bu durum, SpaceX’in uydu varlıklarını kullanırken, yapay zekâ ve nesnelerin interneti uygulamalarını destekleyecek özel bir karasal ağ kurması için fırsat yaratabilir.

Yine de Dooley, SpaceX’in (SPCX) mevcut bir operatörün ağına mobil sanal ağ operatörü (MVNO) olarak erişim sağlamadan ya da yaklaşık 60.000 baz istasyonundan oluşan ulusal bir ağ kurup çok daha fazla frekans bandı edinmeden, geleneksel mobil aboneliklerin yerini alacak bir tüketici kablosuz hizmeti sunmasının zor olacağını düşünüyor.

Bu nedenle, tüketici bağlantısında geleneksel kablosuz operatörlerin hakimiyetinin yakın gelecekte devam etmesi bekleniyor.

BNP Paribas, SpaceX’in (SPCX) gelir yaratma fırsatlarını araştırmaya devam edeceğini ve MVNO düzenlemelerine ilgi gösterebileceğini belirtti. Ancak şirketin geliştireceği karasal altyapının, tüketici hizmetlerinden ziyade kurumsal, yapay zekâ veya makineden makineye uygulamalara yönelik olabileceği vurgulandı. Bu ayrım, özellikle ilk aşamalarda piyasada her zaman net olmayabilir.

Spektrum stratejisi de tartışıldı. BNP Paribas daha önce SpaceX’in (SPCX) devam eden AWS-3 ihalesinde teklif verebileceğini öne sürse de, Dooley bu frekanslara şirketin ciddi bir ilgi göstereceği konusunda şüpheli. Dooley, ülke çapında kapsama imkânı sunan Upper C-Band spektrumunun, SpaceX’in (SPCX) uzun vadeli planları için daha cazip olabileceğini düşünüyor.

BNP Paribas, uzman görüşlerinin Starlink Mobile’ın mevcut kablosuz operatörleri yerinden etmesiyle ilgili endişelerini azalttığını belirtti. Ancak bankaya göre konu oldukça karmaşık ve SpaceX’in (SPCX) kablosuz hedeflerine ilişkin yatırımcı belirsizliği kısa sürede ortadan kalkmayacak.

Sam McHugh, “SpaceX ve ABD’de olası bir karasal ağ inşası etrafındaki belirsizliğin, 2027’deki Upper C-Band ihalesinden önce tamamen ortadan kalkması beklenmiyor.” dedi.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha