Wall Street, lululemon athletica’nın (LULU) son çeyrek sonuçlarının ardından şirketin karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekiyor. Şirket, yeni ürünlere olan talebin dalgalı seyretmesi, Kuzey Amerika ve Çin’de kötüleşen zincir mağaza satışları, eski CEO’nun kamuoyundaki eleştirileri ve geçici eş CEO’lar yönetiminde yaşanan liderlik boşluğu gibi sorunlarla mücadele ediyor.
Wells Fargo’dan Ike Boruchow, şirketin geçen hazirandan bu yana dördüncü kez yıllık beklentilerini aşağı çektiğini ve hisselerin tarihi dip seviyelere gerilediğini belirtti. Boruchow, “Model tamamen çözülmüş durumda; artık tartışılan konu bir toparlanmanın gerekip gerekmediği değil, tabanın ne kadar düşmesi gerektiği” dedi.
Oppenheimer’dan Brian Nagel ise şirketin gelir ve kârındaki zayıflığın esas olarak ürün yönetimi ve pazarlamadaki iç hatalardan kaynaklandığını düşünüyor. Analistlerle yapılan toplantıda geçici eş CEO Meghan Frank, yeni ürün lansmanlarına beklenenden düşük ilgi, rekabetçi pazarlar ve marka değerindeki aşınmaya dikkat çekti. Yönetimin, tam fiyatlı satış büyümesine dönerek lululemon’ın premium konumunu güçlendirmeye odaklandığını söyledi.
Citi Research analisti Paul Lejuez ise athleisure pazarının artık eskisi gibi olmadığını, rekabetin arttığını ve müşterilerin daha seçici hale geldiğini belirtiyor. Bu durumun, lululemon’ın tam fiyatlı ürünlerine olan talebi olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
Eski Nike yöneticisi Heidi O’Neill’ın şirketin başına geçmesiyle markanın yeniden güç kazanabileceği belirtilse de, hem hisse fiyatında hem de gelirde daha fazla düşüş olasılığı bulunuyor. Boruchow, “LULU için ileriye dönük yol haritası, incelediğimiz diğer tekstil şirketlerinin toparlanma süreçlerinden farklı değil; en az %10’luk bir gelir düşüşü ve büyümeye dönmeden önce 4 yılı aşkın bir çalışma gerektiriyor” değerlendirmesinde bulundu ve hisse için EŞİT PORTFÖY AĞIRLIĞI notunu korudu.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha