Program ile birlikte tek haneli enflasyon hedefinin 2029 yılına ötelendiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, Türkiye’nin tarihsel enflasyon dinamikleri dikkate alındığında uzun vadeli tahminler yapmanın ve bu tahminleri tutturmanın analitik açıdan zor olduğunu ifade etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son enflasyon raporunun ardından tahminlerini Orta Vadeli Program (OVP) ile uyumlu hale getirerek yıl sonu beklentisini yüzde 28,4 olarak güncellediğini hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz, özellikle 2027 ve 2028 yılları için hedeflerin gerçekleşmesinde dışsal faktörlerin ve düşük öngörülen Brent petrol fiyatlarının kritik bir rol oynayacağını vurguladı.
Büyüme ve kamu harcamalarının seyri
OVP’de yer alan büyüme ve dezenflasyon hedefleri arasındaki dengeye değinen Prof. Dr. Yılmaz, önümüzdeki yıl için öngörülen yüzde 4’ün üzerindeki büyüme hedefi gerçekleştirilirken aynı anda enflasyonun 7 puanlık bir düşüşle yüzde 21 seviyesine çekilmesinin oldukça hassas bir patika gerektirdiğini söyledi.
Kamunun ekonomideki büyüklüğüne dair verileri de paylaşan Prof. Dr. Yılmaz, kamu harcamalarının milli gelir içindeki payının yüzde 23’lerden yüzde 24,5 seviyelerine yükseleceğini aktardı. Buna karşılık kamu yatırımlarının milli gelir içindeki payının yüzde 2,5 düzeyinde (minimum seviyede) kalmasının beklendiğini belirterek, programın politika önerilerinde kamu yatırım altyapısını güçlendirecek reform tanımlamalarına daha fazla yer verilmesi gerektiğini ifade etti.
Özelleştirme politikalarında hukuki çerçeve
Türkiye’deki özelleştirme uygulamalarının tarihsel gelişimine ve 1980 sonrası neoliberal politikalara değinen Prof. Dr. Yılmaz, kamu-özel işbirliği modelleri ve işletme devirlerinin uzun vadeli ekonomik etkilerinin rasyonel bir şekilde analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. Karayolları gibi köklü ve başarılı hizmet sunan kamu birimlerinin özel sektöre devredilmesinin hizmet maliyetleri üzerindeki etkilerine işaret eden Prof. Dr. Yılmaz, bu tür büyük ölçekli mülkiyet ve işletme devri kararlarının sadece ekonomi yönetimi boyutunun değil, aynı zamanda yasal düzenleme altyapısının ve hukuki çerçevesinin de kapsamlı bir şekilde revize edilmesi gerektiğini belirtti.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ekonomim.com