ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela ile yaptığı ve “tarihin en büyük petrol anlaşması” olarak nitelendirdiği anlaşmanın ayrıntıları netleşirken, anlaşmanın merkezindeki isim de öne çıktı: Venezuelalı iş insanı Alejandro Betancourt.
Axios’un aktardığına göre, North American Blue Energy Partners’ın (NABEP) sahibi ve yöneticisi olan 46 yaşındaki Betancourt, ABD’nin Venezuela’nın geniş petrol rezervlerine erişimini artıran anlaşmanın hazırlanmasında kilit rol oynadı. Bir ABD’li yetkili, Betancourt’un rolüyle ilgili olarak “Betancourt olmasaydı, enerji güvenliği anlaşması da olmazdı” değerlendirmesinde bulundu.
Beyaz Saray’ın açıkladığı şartlara göre ABD, NABEP ile ortak girişim şeklinde özel bir şirket kuracak. Pentagon, bu şirkette yüzde 35 sahiplik payına sahip olacak.
Anlaşmanın günler boyunca kamuoyuyla paylaşılmayan bu ortaklık detayı, ABD’nin Venezuela petrol sektöründeki rolünün kapsamını da ortaya koydu.
17 sahada 100 yıllık hak
NBC News’un aktardığına göre, anlaşma kapsamında Venezuela’nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez, NABEP’e toplam 65 milyar varil kanıtlanmış rezerve sahip 17 petrol sahası üzerinde 100 yıllık hak tanıdı.
Beyaz Saray’a göre bu sahaların çoğu daha önce Rus veya Çinli şirketlere aitti. Chevron’un ardından Venezuela’nın en büyük ikinci petrol ve gaz şirketi konumundaki NABEP, bu sahalara erişim elde ederken ABD ordusunun dolaylı desteğinden de yararlanacak.
NABEP ayrıca Venezuela’da 100 milyar dolarlık yeni petrol altyapısı kurmayı kabul etti.
Anlaşmaya göre Venezuela, üretim alanına bağlı olarak petrol üretiminin yüzde 16 ila yüzde 40’ını alacak ve gelir vergisi elde edecek. ABD ise şirkete herhangi bir para yatırmadan yüzde 35 hisse sahibi olacak.
ABD ayrıca vergi sonrası petrol üretiminin yüzde 20’sini üretim maliyeti üzerinden satın alacak. Bu fiyatın varil başına yaklaşık 30 dolar olduğu, ham petrol fiyatının ise pazartesi günü 90 dolar seviyesinde bulunduğu belirtildi.
NABEP, anlaşmaya ilişkin açıklamasında Venezuela’nın doğal kaynakları, iş gücü ve kullanılmamış ekonomik potansiyeline dikkat çekti. Şirket, Betancourt’un 15 yılı aşkın süredir Venezuela petrol sektöründe faaliyet gösterdiğini, 5 binden fazla çalışanı ve 10 binden fazla taşeronu bulunduğunu açıkladı.
Betancourt’un Maduro sonrası süreçteki rolü
Anlaşmanın merkezindeki Betancourt’un ABD yönetimiyle ilişkileri Trump’ın ilk başkanlık dönemine kadar uzanıyor.
Betancourt, Trump’ın ilk döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Batı Yarımküre işlerinden sorumlu direktör olarak görev yapan Mauricio Claver-Carone ile temas kurdu. İkili daha sonra Maduro sonrası Venezuela’da petrol akışının ve ekonominin nasıl sürdürülebileceğine ilişkin görüşmeler yaptı.
Trump’ın geçen yıl Maduro’dan Venezuela’yı terk etmesini istemesinin ardından Betancourt’un, Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez ile Maduro’nun yerine hükümeti yönetip yönetmeyeceği konusunda görüşmeler yürüttüğü aktarıldı.
Bir ABD’li yetkiliye göre Betancourt, Rodríguez’den doğrudan bir talepte bulunmak yerine onun görüşlerini anlamaya çalıştı.
ABD ordusunun 3 Ocak’ta Maduro’yu ele geçirmesinin ardından da temaslar devam etti. Claver-Carone Betancourt ile telefon görüşmeleri yaparken Betancourt da Rodríguez ile iletişimini sürdürdü.
Betancourt’un bir müttefikine göre Rodríguez, Maduro’nun öldürüldüğünü düşündüğü dönemde öfkeli ve korkmuştu. Betancourt’un ise Rodríguez’i sakinleştirmek için devreye girdiği ve onu ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Venezuela’da yönetimi devralma konusunda görüşmeye ikna ettiği belirtildi.
Maduro ile geçmişi de bulunuyor
Betancourt’un Venezuela siyasetindeki bağlantıları daha da eskiye gidiyor.
Trump, 2019’da Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Juan Guaido’yu ülkenin meşru lideri olarak tanıyan ilk dünya lideri olmuştu. Muhalif bir Venezuelalı siyasi figür ile Guaido’nun kardeşi Gustavo Guaido’ya göre Betancourt, Maduro’ya karşı muhalefeti Venezuela’daki siyasi figürler ve üst düzey askeri yetkililerle bir araya getirdi.
Bu görüşmelerin amacı, Guaido hükümetine şiddet içermeyen ve demokratik bir geçiş için ülke içinde destek oluşturmaktı.
Betancourt ayrıca Guaido hükümeti adına Rusya’nın Maduro’ya desteğini kesmesini isteyen bir mektubu Moskova’ya götürdü.
Ancak Maduro iktidarda kalmayı sürdürdü. Betancourt Venezuela’dan ayrılırken Maduro’nun onun tutuklanmasını emrettiği, Betancourt’un varlıkları ile petrol şirketine el koyduğu aktarıldı.
Betancourt’un eski şirketinin faaliyet gösterdiği sahalarda petrol üretiminin daha sonra önemli ölçüde gerilediği ve bunun Venezuela’nın kırılgan ekonomisini etkilediği belirtildi.
Rodríguez ise 2023’te Maduro’yu, Venezuela petrol sektöründe dönüşüm uzmanı olarak tanınan Betancourt’u ülkeye geri getirmeye çağırdı.
1,2 milyar dolarlık soruşturmada adı geçti
Betancourt’un ABD ile ilişkileri sürerken adı 2019’da 1,2 milyar dolarlık uluslararası kara para aklama soruşturmasında da gündeme geldi. Soruşturma, kuzeni ve Miami’deki diğer Venezuelalıların federal mahkemede yargılanmasına yol açtı.
Betancourt hiçbir zaman suçlanmadı.
Washington Post’un aktardığına göre Betancourt’un avukatlarından Rudy Giuliani, müvekkilinin suçtan haberdar olmadığını savunmak amacıyla Adalet Bakanlığı’nın üst düzey yetkilileriyle görüştü.
Altı yıl sonra İsviçre makamları 2016 tarihli ABD kara para aklama davasını ele aldı. İspanyol yetkililer Betancourt’un Madrid’deki ofisi ile İspanya’daki El Alamín şatosunda arama yaptı.
ABD’li yetkililerin, aralarında dönemin Başsavcısı Pam Bondi’nin de bulunduğu telefon görüşmelerinde İsviçre makamlarına soruşturmayı ertelemelerini önerdiği aktarıldı. Gerekçe olarak Betancourt’un dış politikadaki rolü gösterildi.
İsviçre’nin iade talebi nedeniyle Betancourt’un İngiltere’deki evinden ayrılamaması, Venezuela petrol anlaşmasına ilişkin Washington ve Caracas’taki görüşmelere katılımını da sınırladı.
İsviçreli yetkililerin İngiliz mahkemesine davaya devam etmeye hazır olmadıklarını bildirmesinin ardından Betancourt’un haziran ayında seyahat etmesine izin verildi.
Anlaşmaya yönelik eleştiriler
Betancourt, Rodríguez, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon’un Stratejik Sermaye Ofisi yetkilileri ağustos ortasında petrol anlaşmasının şartları üzerinde uzlaştı.
Anlaşma enerji uzmanlarının da eleştirilerine konu oldu. Uzmanlar, anlaşmanın potansiyel olarak uygulanamaz olduğunu ve kısa vadede doğal gaz fiyatlarını düşürmesinin olası olmadığını belirtti.
Betancourt’un avukatı Jon Sale ise müvekkilinin haksız şekilde karalandığını savundu. Sale, Betancourt’un İsviçre ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından eski olaylara dayanılarak uzun süredir soruşturulduğunu ancak hiçbir zaman suçtan mahkum edilmediğini ve herhangi bir suç faaliyetiyle itham edilmediğini söyledi.
Sale, Betancourt’un anlaşmadaki konumuna ilişkin olarak “Tarihin bu anı için eşsiz bir konumda bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cnbce.com