ABD ve Avrupa devlet tahvili getirileri, Avrupa işlemlerinin başında gerileyerek çok yıllık zirvelerden uzaklaştı. Bu düşüşte petrol fiyatlarındaki gerileme ve Fed yetkililerinden gelen, faiz artırımı için acil bir ihtiyaç olmadığına dair sinyaller etkili oldu.
New York Fed Başkanı John Williams, çarşamba günü CNBC’ye verdiği röportajda, “Şu anda para politikasının enflasyonu önümüzdeki bir-iki yıl içinde hedefe döndürmek için yeterli olup olmadığına veya daha fazla adım atılması gerekip gerekmediğine dair net bir işaret yok” dedi.
Williams’ın açıklamaları, tahvil getirilerindeki yükselişin yön değiştirmesine yol açtı ve bu eğilim gece boyunca ve Avrupa işlemlerinde devam etti.
Tradeweb verilerine göre, 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi, çarşamba günü kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviye olan yüzde 4,818’e yükseldikten sonra, son işlemlerde 2,8 baz puan düşüşle yüzde 4,765 seviyesine geriledi.
Avrupa’da ise 10 yıllık Alman Bund getirisi, çarşamba günü 15 yılın zirvesi olan yüzde 3,395’i gördükten sonra 1,5 baz puan düşüşle yüzde 3,363’e indi. İngiltere’de 10 yıllık devlet tahvili (gilt) getirisi ise çarşamba günkü 19 yılın zirvesi olan yüzde 5,294’ten 4,1 baz puan düşüşle yüzde 5,198’e geriledi.
LSEG verilerine göre, ABD para piyasalarında bu ay faiz artışı olasılığı yüzde 59’a geriledi; bu oran çarşamba günü neredeyse yüzde 70 seviyesindeydi. Çarşamba günü açıklanan zayıf ADP özel sektör istihdam verileri de faiz artışı beklentilerinin düşmesinde etkili oldu. Yatırımcılar, cuma günü açıklanacak olan kritik aylık tarım dışı istihdam verisini bekliyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüş de tahviller için destekleyici oldu. Brent tipi ham petrolün varil fiyatı yüzde 1,2 gerileyerek 94,52 dolara indi.
Buna karşın, tahvil piyasasındaki satış dalgasının tamamen sona ermediği belirtiliyor.
CIFC Asset Management genel müdürü Natalia Lojevsky, tahvil getirilerinin hâlâ yükselme potansiyeli olduğunu, bunun da çözülmemiş birçok sorun, çatışma ve herhangi bir yerde net bir çözüm takvimi olmamasından kaynaklandığını ifade etti.
Lojevsky, “Tahvil piyasalarını aynı anda etkileyen iki baskı var: Bütçe açıklarından kaynaklanan yapısal arz sorunu ve şirket ile devlet tahvillerinde yüksek ihraç oranları” dedi.
Bu kombinasyonun, son dönemdeki getirilerdeki hızlı ve agresif yükselişi açıkladığını belirtti.
Cuma günü açıklanacak ABD istihdam verileri, Fed’in 16 Eylül’deki toplantısında alacağı karara yönelik piyasa beklentileri açısından kritik olacak.
Russell Investments kıdemli yatırım stratejisti BeiChen Lin, bu hafta yayımlanacak tüm işgücü piyasası verilerini birlikte değerlendirdiklerinde, işgücü piyasasının “ne kaynar ne de donmuş, oda sıcaklığında” olmasını beklediklerini ve bunun Fed için olumlu bir gelişme olacağını söyledi.
Ancak, istihdam artışı piyasa beklentilerinin belirgin şekilde üzerinde gelirse, “enflasyonun istenen şekilde gerilememesi durumunda Fed’in faiz artışını daha fazla gündeme almasına yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu.
The Wall Street Journal’ın anketine katılan analistler, ağustos ayında 53 bin yeni istihdam yaratıldığını öngörüyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: marketscreener.com